"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hamaset değil, sağduyu zamanı

10 Ekim 2019, Perşembe 00:01
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Burak Bilgehan Özpek, Suriye meselesinin hamasette boğulmaması, akl-ı selim bir eksende ilerlemesi gerektiğini söyledi.

Sonuçlar iyi düşünülsün

DOÇ. DR. Burak Bilgehan Özpek: “Hamaset dolu yazılar, beyanatlar okuyoruz. Sosyal medya birbirini vatan haini ilan edenlerle dolu. Oysa akl-ı selime ihtiyacımız var. Bu akl-ı selim, tartışmanın duygusallık ve hamasetten arınmış bir eksende ilerlemesiyle mümkün olabilir. Sonuçlar çok iyi düşünülmeli.”

Maliyeti halk ödeyecek

“KARAR süreçlerini şeffaflaştırmalıyız. Bu yapılmadıkça, bırakın potansiyel kayıpları, kazanılan zaferlerin bile bir maliyeti olduğunu, bu maliyeti de eninde sonunda bu ülkenin vatandaşlarının ödeyeceğini idrak etmeden maceradan maceraya atılmaya devam eden bir hariciye pratiğiyle yaşamaya devam edeceğiz.”

***

Hamaset değil, sağduyu zamanı

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Burak Bilgehan Özpek, Suriye meselesinin hamasette boğulmaması, akl-ı selim bir eksende ilerlemesi gerektiğini söyledi.

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyesi Doç Dr. Burak Bilgehan Özpek, “Aklı Başında İnsanlar ve Suriye Meselesi” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Özpek yazısında Suriye meselesi için sağduyu çağrısında bulunarak, “Hamaset dolu yazılar, beyanatlar okuyoruz. Sosyal medya birbirini vatan haini ilân eden insanlarla dolu. Milliyetçilik ve militarizm yeniden kanatlanmak üzere. En ihtiyacımız olmayan şey de bu. Bir savaşın eşiğindeyiz ve aklıselim ile davranan insanlara ihtiyacımız var. Bu aklıselim, mevcut tartışmanın ancak duygusallıktan ve hamasetten arınmış teknik bir eksende ilerlemesiyle mümkün olabilir. Trump’ın Türkiye’ye ihtiyaç duyduğundan fazlasını vermiş olması üzerinde durup düşünülmesi gereken bir konu. ABD’nin bölgeden topyekûn çekilmesi durumunda, Suriyeli Kürtlerin Şam ve Moskova ile anlaşmaya varabileceği ve Türkiye’nin işgalci durumuna düşebileceği hesaplanmak zorunda. Bu olmazsa Kürtlerin Türkiye ile yoğun bir savaşa tutuşabileceği ve ellerindeki IŞİD’li esirleri serbest bırakabilecekleri, Suriye’nin tekrar kan gölüne dönebileceği ihmal edilmemeli. Bu durumun Türkiye’nin ekonomik durumunu, sosyal uyumunu ve siyasi atmosferini oldukça olumsuz etkileyebileceği mutlaka hesap edilmeli” dedi. 

Karar verme süreçleri şeffaflaşmalı

Karar verme süreçlerinin şeffaflaşması gerektiğinin altını çizen Özpek şu ifadeleri kullandı:“ Hamaset bu sorunların hiçbir tanesine cevap vermiyor, şimdiye kadar vermediği gibi. Bunun için, seneler içinde kartopu gibi yuvarlana yuvarlana büyüyen krize bir son vermek için, askeri bir operasyondan çok aklıselim içinde bütün siyasî ve toplumsal aktörlerin katılımıyla açık ve teknik bir kamusal tartışmaya geri dönmek, karar verme süreçlerini şeffaflaştırmak zorundayız. Bu yapılmadıkça, bırakın potansiyel kayıpları, kazanılan zaferlerin bile bir maliyeti olduğunu, bu maliyeti de eninde sonunda bu ülkenin vatandaşlarının ödeyeceğini idrak etmeden maceradan maceraya atılmaya devam eden bir hariciye pratiğiyle yaşamaya devam edeceğiz.”

İstanbul – Yeni Asya

***

ÇIKMAZ SOKAĞA SÜRÜKLENDİK

Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, ABD’nin Suriye’nin kuzeyindeki kamp ve cezaevlerinde bulunan “IŞİD’lilerden artık Türkiye’nin sorumlu olacağı”na yönelik kararını değerlendirirken, “Biz IŞİD’li teröristlerin bekçisi olamayız” dedi. Cumhuriyet’in haberine göre Öneş, iktidarın Suriye politikasını şöyle eleştirdi: “Geldiğimiz nokta, bölgedeki emperyalist amaçları için karşılıklı çıkar çatışması içinde olan Rusya ve ABD’nin oluşturduğu çıkmaz bir sokak. Bu son nokta, tabii ki bize Ortadoğu bataklığının şartlarını daha açık şekilde gösterdi. Suriye’ye girme meselesi bu çerçevede düşünüldüğü zaman Türkiye için yeni açmazlar da karşımıza çıkaracaktır. Suriye rejimi ile anlaşmadan Suriye’ye girmek demek, ABD ile böylesine çatışma görüntüsü vermemize rağmen ABD’nin stratejik hedefleriyle uyumlu olmaktır. Bu, Suriye’yi bölen, parçalayan bir durum ortaya çıkarabilir. Bu bataklığa girdiğimiz takdirde terör örgütleri ile olağan olmayan şartlarda askerimizin karşılaşması ve daha fazla kayıplar vermemiz durumu ortaya çıkar. Suriye sorununu çözemeyeceğimiz gibi hem mahallî halklar ve ülkeler ile çatışma ve ABD-Rusya çıkar çatışması içerisinde sıkışmış bir Türkiye konumunu ortaya çıkarırız.”

 

***

Trump’a güvenilmez

Amerika Başkanı Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yaptığı telefon görüşmesi sonrası Suriye’den asker çekme kararını ABD içinden gelen tepkiler sonrası Türkiye’ye yönelik tehditkâr açıklamaları ve Salı sabahı da hem Türkiye hem de Kürt gruplara övgüler içeren mesajları takip etti. Washington’un önde gelen düşünce kuruluşlarından Brookings Enstitüsü Türkiye Uzmanı Prof. Dr. Kemal Kirişci, Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceğiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. VOA Türkçe’nin haberine göre, Türkiye’ye yönelik Trump’ın değişik konularda fikrini küçük bir zaman aralığı içinde değiştirebildiğini belirten Kirişci, Suriye’nin kuzeydoğusundaki politikayla ilgili benzer bir kararı yine geçen yıl ani bir telefon görüşmesi sonrası aldığını hatırlattı. Başkan Donald Trump’ın Türkiye’nin ABD’nin büyük bir ticaret ortağı olduğuna atıfta bulunması ve ‘Türkler F-35 savaş uçaklarımızın çelik iskeletini üretti’ şeklindeki övgü dolu sözlerine ilişkin bir soruyu da cevaplayan Kirisçi, Trump’ın bu açıklamalarına güvenmemesi gerektiğini şu sözlerle dile getirdi: “Bence güvenmemeli. Çünkü Amerika demek bir tek Trump demek değil ki. Dış politikayı etkileyen aktörler ve faktörler var. 

En önemlisi Kongre. Kongre’nin de bu konuda aldığı kararlar var. Pentagon’un da. Hem F-35 hem de Suriye’nin kuzeydoğusundaki gelişmeler konusunda.”

***

ABD: YPG’yi bırak, IŞİD’le savaş

21. Yüzyıl Enstitüsü Başkanı Cahit Armağan Dilek Trump’ın uzun süredir işbirliği yaptığı YPG’yi kollamak için Türkiye’ye IŞİD’le mücadele sorumluluğu yüklediğini dile getirdi. VOA Türkçe’nin haberine göre, Dilek, ‘‘Amerika ve Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyini Fırat’ın doğusuna yönelik operasyon ve güvenli bölge oluşturma fikirleri tamamen farklı. ABD’nin desteklediği SDG güdümünde bir özerk bölge hedefi var. Türkiye ise SDG’yi terörist örgüt olarak kabul edip bunu tamamen bertaraf edip, orada kendi kontrolünde kendisine hasım olmayan bir grubunun bir bölgesinin oluşmasını hedefliyor. Türkiye’nin IŞİD’den sorumlu tutulması Türkiye’nin oradaki hedefinin değiştirilmesi anlamına geliyor. Yani Türkiye’ye deniyor ki, ‘Asıl tehdit IŞİD’dir. Senin bize bugüne kadar söylediğin PYD/YPG aslında tehdit değildir. O IŞİD’e karşı savaşmıştır. Batının kahramanıdır. Ve dolayısıyla sen onlarla iyi geçirmeye çalış. Sen asıl düşman IŞİD ile savaş.’ Bu Türkiye’nin tamamen terörle mücadele hedefini de değiştirmeye yönelik, Türkiye’nin önündeki mücadele edeceği aktörü değiştirmeye yönelik bir argümandır. Hem Beyaz Saray’dan gelen hem Pentagon’dan gelen, hem de Amerikan Dışişleri’nden gelen açıklamalar tamamen bu yöndedir’’ dedi.

***

'Barış Pınarı Harekatı' ile ilgili bir açıklama da BM'den

Avrupa Birliği'nden 'Barış Pınarı Harekatı' açıklaması

MSB: Fırat'ın doğusunda kara harekatı da başladı

'Allah, Mehmetçiğimizin ayağına taş değdirmesin'

Barış Pınarı Harekatı Koordinasyon Toplantısı yapıldı

Fırat'ın doğusunda 30 kilometre derinliğe girdiler

Kılıçdaroğlu, Akşener ve Karamollaoğlu'ndan Barış Pınarı'na ilişkin açıklama

NATO'dan Barış Pınarı Harekatı değerlendirmesi

Milli Savunma Bakanlığı NATO'yu bilgilendirdi

Tel Abyad'daki terör noktaları ateş altına alınıyor

Yurt genelindeki bütün camilerde Fetih Suresi okunacak

Çavuşoğlu: Harekatımız uluslararası hukuk kararları gereğince icra ediliyor

Barış Pınarı Harekatı başladı

***

 

Okunma Sayısı: 1563
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı