Maddî manevî çeşitli hastalıkların kıskacındaki asrımız insanı vicdanen bir çıkış yolu aramakta.
Sokakta, çevremizde, yakınlarımızda müşahede edebileceğimiz bu arayış sebebiyle yeni metotlar, kişisel gelişim planları, farklı yollar çıkmaya devam ediyor. Ancak materyalist yaklaşımların güdümündeki asrımız, maneviyata yönelimi dahi belli bir rasyonellikte ele aldığından, bazen bu manevî yönelimlerden de beklenen meyveler elde edilemiyor.
Samimiyetle, acizliğin, fakirliğin bilinmesiyle, iltica etmekle ve sığınmakla, her şeyin dizgini elinde ve her şeyin tasarrufu kudretinde olan Rabbimize iman ve tevekkül etmekle çıkış yolunun bulunabileceği çoğu zaman nazarlardan kaçırılıyor. Ruhun ve kalbin gıdasızlığı sebebiyle de manevî hastalıklar maalesef tezayüd ediyor. Bu manevî hastalıklara eserleriyle Kur’ân’dan çözümler sunan asrımız âlimi Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri ise nazarlardan kaçırılmamalı.
Üstadımızın eserleriyle neşrettiği hakikatler milyonlarca insanın maddî manevî yaralarına şifaya vesile olmuş ve olmaktadır. Bunun şahitleri ve örnekleri binlerce, milyonlarcadır. Risale-i Nurlardan samimî istifade eden her fert bunu rahatlıkla belirtebilir. Bu örneklerden birisini geçtiğimiz günlerde tekrar müşahede ettik. Hapishanede bulunmuş olan bir mahpus aynen şu ifadeleri belirtiyor “…Önceden çoğu arkadaşımız koğuşumuzda psikiyatrik ilaçlar alıyordu. Sonra elimizde bulunan Şualar kitabının 13. Ve 14. Şualar kısmını okuyunca birçok arkadaş ilacı bıraktı. Gerçekten Risaleler mahpustakiler için ilaçmış. Başka ilaca gerek yok…”
İhtiyacını hissedenler ve istifade edenler için Risale-i Nurlar Kur’ân’dan gelen şifalar olamaya devam ediyor... Pek çok örnek gibi bu örnek de Üstadımızın şu sözlerini tasdik etmekte:
“Kur’ân-ı Hakîm’in tiryakî ilâçlarından, Risalei’n-Nur eczalarının kavanozlarından alarak belki bin manevî dertlerime bin kudsî şifayı buldum ve Resaili’n-Nur Şakirtleri dahi buldular.”, “[…] İşte her derde şifa olan Kur’ân’ın ilâçlarının bu zamanda bir kısım kavanozları hükmünde bulunan Resaili’n-Nur…” (1)
Cenab-ı Hak o kavanozlardan Kur’ânî ilaçları alabilmeyi nasip etsin. Âmîn.
Dipnot:
1- Şualar, s. 730.