"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sevgi evi

Misbah ERATİLLA
11 Temmuz 2026, Cumartesi
Okulların kapanmasına bir hafta kalmıştı.

Okul müdürü, Cuma günü yapılan bayrak töreninde öğrencilerine seslendi: “Sevgili gençler, karne törenimiz konferans salonunda yapılacaktır. Her öğrencimiz karnesini anne ve babasıyla birlikte alacak. Amacımız, bu güzel anı ailelerinizle paylaşmanızdır.” Bu sözler birçok öğrenciyi heyecanlandırırken, dokuzuncu sınıf öğrencisi Hasan’ın yüreğine derin bir hüzün bıraktı.

Karne günü salon, aileleriyle gelen öğrencilerin neşesiyle doldu. Müdür, ailenin önemini anlatan kısa konuşmasının ardından öğrencileri tek tek sahneye davet etti. Her öğrenci anne ve babasıyla birlikte karnesini alıyor, sevinçle sarılıyor ve fotoğraf çektiriyordu. Hasan ise sessizce sırasını bekliyordu.

Hasan, yıllar önce anne ve babasını bir trafik kazasında kaybetmişti. Yakını olmadığı için önce yetiştirme yurduna, daha sonra Sevgievi’ne yerleştirilmişti. Kendini bildi bileli gerçek bir aile sıcaklığını yaşamamıştı. Salondaki sevgi dolu görüntüler, içindeki yalnızlık duygusunu daha da büyütüyordu. “Tek başıma sahneye nasıl çıkacağım?” diye düşünüyordu. Bir ara salondan kaçmayı bile istedi. İçinden sessizce, “Allah’ım, hep kimsesiz mi kalacağım?” dedi.

Bir süre sonra adı anons edildi. Hasan, başını öne eğerek ağır adımlarla sahneye yürüdü. Kimsenin yüzüne bakamıyordu. Tam karnesini almak üzereyken arkasından ayak sesleri duydu. Başını kaldırdığında bütün öğretmenlerinin sahneye çıktığını gördü. Her biri onun etrafında sevgiyle durmuş, görünmez bir aile çemberi oluşturmuştu.

O anda salonda güçlü bir alkış yükseldi. Okul müdürü mikrofonu eline aldı ve duygulu bir sesle konuştu: “Bugün birçok öğrencimiz ailesiyle birlikte karne aldı. Hasan’ın ailesi ise biziz. Onun ailesi, bu okulun bütün öğretmenleridir. Hiçbir çocuğun kendisini yalnız hissetmesini istemeyiz.”

Bu sözler Hasan’ın yüreğindeki yükü hafifletti. Gözlerinden süzülen yaşlar artık acının değil, mutluluğun gözyaşlarıydı. Müdür karnesini uzatırken salon uzun süre alkışladı. Ardından bütün öğretmenleri sırayla Hasan’ı kutladı, ona sarıldı ve başarılarını tebrik etti.

Okul müdürü, Hasan’ın omzuna elini koyarak, “Bizi her zaman annen ve baban gibi görebilirsin. Sen çalıştıkça ve umut ettikçe biz her zaman yanında olacağız.” dedi.

Hasan, karnesini eline alıp salondan ayrılırken yüzündeki gülümseme hiç kaybolmadı. Sevgievi’ne doğru yürürken artık yalnız olmadığını hissediyordu. O gün, insanı hayata bağlayan en güçlü şeyin sevgi, ilgi ve sahiplenilmek olduğunu öğrenmişti. Öğretmenlerinin şefkati, yıllardır içinde taşıdığı kimsesizlik duygusunu silmiş, geleceğe umutla bakmasını sağlamıştı. Kendi kendine gülümseyerek, “Demek ki insanlar sandığım kadar kötü değilmiş.” dedi. O günden sonra hayatın karşısına daha güçlü, daha umutlu ve daha güvenle çıkacağına bütün kalbiyle inandı.

Okunma Sayısı: 229
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı