Kur’ân, her zaman en yüce makamdadır. Allah’ın kelâmı ve mu’cizedir. İlim, ahlâk ve ibadet kitabıdır. Zikir, fikir, şükür ve şeriat kitabıdır.
“Kur’ân ehli olanlar, Allah ehli ve onun özel dostlarıdır.” (Müsned 3.128, 242) “Bir Müslümanın Allah’ın kitabından bir ayet öğrenmesi ve (yaşaması) 200 rekat nâfile namaz kılmasından hayırlıdır.” (İbni Mâce, Mukaddime 16)
Birçok hadis, “Kıyamet günü en etkili şefaatçinin Kur’ân olacağını” müjdelemiştir. Ayrıca bu şefaat sayesinde mü’minlere pek çok nimetler müjdelenmiştir.” (Buharî, Müslim)
Peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellem, ileride çıkacak fitneler konusunda Ashab’ını uyardı. Bu fitneler zamanında neler yapılacağı sorulunca sevgili Nebîmiz şöyle cevap verdi: “Çare Allah’ın kitabı Kur’ân’dır. Onda sizden önce gelip geçenlerin ve sizden sonra geleceklerin haberleri vardır... O tutulacak sağlam bir bağdır. Hikmetli bir öğüttür. İnsanlar arasında doğabilecek anlaşmazlıklar için hüküm ihtiva etmektedir. Kur’ân, hak ile bâtılı ayıran ciddî bir kitaptır. Allah Kur’ân’ı terk eden zorbaları perişan eder. O sırat-ı müstakîmdir. Kur’ân’a uyanların arzuları haktan sapmaz. Dilleri sürçmez. Âlimler ona doymaz. Kur’ân’la konuşan doğruyu konuşmuştur. Kur’ân’la amel eden kazanmıştır. Kur’ân’la hükmeden adaleti gerçekleştirmiştir. Kur’ân’a davet eden doğru yolu bulmuştur.” (Tirmizî)
Peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellem bize iki önemli miras bırakmıştır. Kur’ân ve sünnet. Bu iki mirasa sahip çıkan yolunu şaşırmaz. Çünkü Allah’ın kelâmı Kur’ân’ı, hadis ve sünnet açıklamıştır. Peygamberimiz aleyhissalatü vesselâm sözleri ve fiileri ile yüce kitabı tefsir etmiştir. Bize güzel bir örnek olmuştur. Çünkü Peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellem, “Kur’ân’ın güzel ahlâkını tamamlamak için gönderilmiştir.” Ve O (asm) Kur’ân’ın güzel ve âdil ahlâkını yaşamıştır.
İman, istikâmet, ihlâs, Kur’ân ve sünnet üzere kalınız.
(Merhum yazarımız İbrahim Günaydın’ın yazısını rahmete vesile olması duasıyla yayınlıyoruz.)