Yaz aylarında Türkiye’den Avrupa’ya gezi amaçlı seyahat için ciddi bir ilgi var.
Bir taraftan aile turları, bir taraftan öğrenci turları derken yaz dönemlerinde Avrupa ülkelerinde, şehirlerde Türkiye’den gelen yoğun topluluklarla karşılaşıyorsunuz. Tabiî ilgili şehirler de kendilerini bu topluluklara hazırlamışlar ki, gelen topluluğa göre o dilde espriler, müzikler tercih ediyorlar. Bu da haliyle o ülkeye, o şehre ısınmayı kolaylaştırıyor.
Biz de geçtiğimiz hafta bir haftalık, oldukça verimli bir İtalya aile turuna katıldık. Burada aldığım bazı notları sizlerle paylaşmanın faydalı olacağını düşündüm.
Öncelikle seyahatin bir amaç doğrultusunda yapılması, seyahati daha anlamlı hale getiriyor. Seyahatimiz kültürel bir gezi mi, eğitim amaçlı mı; ferdi mi gurup gezisi mi belirlenmelidir. Eğer bir gurup gezisi ise, bu geziye kimlerle gideceğiz, gideceğimiz kişilerle bizim hayat tarzımız, inanç ve ibadet yapımız uyuşur mu belirlenmesi gerekir. Çünkü sizin önemsediğiniz şeyler bir başkası için önemsiz görülebilir. Böyle ortamlarda çatışmalar başlar ki gezi sıkıcı, rahatsız edici hale gelir. Ama aynı inançta, aynı hassasiyette insanlarla yapacağınız seyahat daha zevkli ve eğlenceli olacaktır. Tabiî sizin geziye kimlerin katılacağını bilmeniz mümkün olmaz. Farklı şehirlerden, farklı kültürlerden pek çok insan katılabilir. Ama ortak hayat tarzı olan, ortak hassasiyetleri bulunan insanlarla birlikte zaman geçirmenin yolları vardır. Bu da ilgili firmaları araştırıp bulmaktan geçecektir. Mesela muhafazakâr bir aile iseniz bu durumu net olarak ilgili firmaya iletmek gerekir. Gideceğiniz ülkede gezi esnasında namaz vakitleri, yemek-içmek için helal haram hassasiyetleri dikkate alınacak mı sormak gerekir. Nitekim bu amaçlara göre planlanan seyahatlerde oldukça verimli, istifadeli ve yeni dostlukların kapısını aralayan gezi programları olabilmektedir. Bir de mesela bir aile gezisinde sizinle inancı, görüş ve düşüncesi aynı olan, tanıdık birkaç ailenin de olması yolculuğu daha zevkli hale getirir. Bunun için de gezi öncesi aileler arası veya dost kişiler birliktelikler sağlayabilir.
Tabiî gidilecek ülke ile ilgili küçük çaplı da olsa temel ihtiyaçları ihtiva eden bir dil hazırlığı fayda sağlayacaktır. Yani intibakı kolaylaştıracak selamlama, teşekkür etme, bir konuda soru sorma gibi bazı cümlelere çalışılabilir. Tabiî daha yüksek amaçta iseniz, daha detaylı çalışmak ve amacımıza uygun tanıtım broşürü ve kitapçıklar bulundurmak ve uygun alt yapı cümleleriyle, ilgilisine takdim etmek faydalı olur. Nitekim o ülkeden bir dost edinmek ve sonrasına dönük görüşmeler, tanışmalar sağlanabilmektedir.
Böylece her gezi programı hem gidilen ülke insanlarıyla hem de birlikte geziye katıldığımız insanlarımızla yeni yeni tanışmalara ve çok yönlü kazanımlara vesile olur. Bu tür geziler kendi ülkemizin farklı şehirlerinden ailelerin buluşmasına ve tanışmasına da vesile olabilir. Bu vesileyle, birlikte zaman geçirmeyi arzu ettiğimiz ailelerle de birliktelikler sağlanabilir.
Diğer tarafta hangi ülkeye gidiyoruz, o ülke ile ilgili neler biliyoruz? Toplum olarak hangi özellikleri ön plandadır bilmek lazımdır. Ta ki gidildiğinde bir takım kültürel uyumsuzluklar yaşanmasın. Bir de yaz aylarında ekonomik olarak bu ülkelere seyahat daha pahalıdır. Onun için Avrupa’yı gezi amaçlı düşünüyorsak yaz dışındaki mevsimleri tercih etmek daha faydalı olacaktır.
İtalya’nın bu yönüyle her şehrinin ayrı bir kimlik ve kültürel zenginlik taşıyan bir yapıda olduğunu gördük.
Hasılı, gezi programları deyip geçmeyin, çalıştığınız kadar netice almanız, bu alanda da İlâhî bir kaidedir.