Parmak uçlarınıza bakın. Merkezden çevreye doğru yuvarlak çizgiler göreceksiniz. İsterseniz parmağınıza biraz mürekkep sürün ve bir kâğıdın üstüne basın. Sonra aynı hareketi kardeşinizin parmağıyla tekrarlayın. Kâğıda çıkan şekiller birbirinin aynı mı?
Dünyayı karış karış gezseniz, her karşınıza çıkan insanın parmak uçlarındaki çizgileri inceleseniz, birbirine benzeyen imkânı yok bulamazsınız.
Bu kadarla bitse iyi. Dünya kurulalı beri, gelmiş geçmiş insanlardan hiçbirinin parmak izi diğerine benzemez. Bu nasıl oluyor acaba?
İnsanları ve parmaklarını yaratan Ebedî Varlığın ne kadar güçlü ne kadar geniş hafızası var ki, milyonlarca yıldan beri, yarattığı parmaklar birbirinin aynı olmuyor?
Parmak izi iki bin senedir insanlara kimlik görevi yapıyor. Bu alanda ilmî sayılabilecek ilk uygulama 1688’de Marcello Malpighi tarafından yapıldı. Mikroskop altında binlerce parmak izini inceleyen Marcello Malpighi, izlerin belirli kıvrımlar ve bükülmeler şeklinde olduğunu gördü. Sonrada bu tesbit geliştirildi. Suçluların bulunasında polise en büyük yardımcı oldu.
Bir kez daha milyarlarca insanın parmak izinin birbirine karıştırmadan yaratan müthiş kudret’i görebiliyor ve elbette ona “iman” ediyoruz.