"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Demokrasi fedaileri

Hüseyin GÜLTEKİN
24 Kasım 2025, Pazartesi
Üstad Bediüzzaman’ın dua, tebrik ve takdirlerine mazhar olan Merhum Adnan Menderes acaba hangi hizmetleriyle bu övgülerine mazhar olmuştu?

Hayatı boyunca siyasetten uzak durmayı prensip edinen Üstad Bediüzzaman niçin ve hangi gerekçelerle Menderes’e gıyabında “İslâm kahramanı” diyerek samimi ve sıcak yaklaşımlarda bulunuyor?

Demokrat Parti tek adam zihniyetiyle memleketi idare eden Halkçıların yaptıkları yıkım ve tahribatlarını tamire çalışırken, diğer taraftan da yaptıkları icraatlarla ülkenin hızla kalkınmasını sağlamışlardı.  

Bir daha iktidara gelemeyeceklerini gören Halkçılar, iyice hırçınlaşarak iktidara karşı saldırıya geçtiler, ifttira ve karalamalarla Demokrat Partiyi yıpratarak, milletin gözünden düşürmeye çalıştılar.

Halkçılar, zinde güçleri kışkırtmak suretiyle 27 Mayıs 1960’da bir askerî darbe ile milletin gönlünde taht kuran iktidardaki Demokrat Partiyi alaşağı ettiler. İhdas ettikleri uydurma mahkemelerle merhum Menderesi, Hasan Polatkan’ı, ve Fatin Rüştü Zorlu’yu idam ettirdiler.

Demokratların siyasî hayatları sona erdirilince Merhum Demirel’in liderliğinde Adalet Partisi demokrasi bayrağını devraldı. Adalet Partisi de her alanda unutulmaz eserlere imza atarak, kısa zamanda önemli mesafeler kat ettiler.

Adalet Partisinin bu muhteşem başarılarını gören halkçılar orduyu tahrik ettirmek suretiyle 1971’de verdikleri askerî muhtıralarla iktidarın önünü kesmeye çalıştılar. Verdikleri bu muhtıra ile sonuç alamayan darbeciler bu defa 12 Eylül 1980’deki darbe ile Adalet Partisinin iktidarına maalesef son verdiler. Bununla yetinmeyen cunta, başta merhum Demirel olmak üzere bütün dava arkadaşlarına siyasî yasakları getirmek suretiyle tamamen siyaset sahnesinden tasfiye ettiler.

Ama Demirel pes etmeyerek, yasaklara aldırmadan bir taraftan “Konuşan Türkiye …” sloganları ile coşkulu mitinglerle milletin nabzını tutarken; darbecilere meydan okuyarak, siyasî hayatının bitmediğini haykırıyordu.

Hemen herkes artık Demirel’in siyasî hayatı bitti derken; o yedinci defa siyasete dönme başarısını gösterdi ve Cumhurbaşkanlığından vefatına kadar hizmetlerine devam etti.

Demokratların mirasına ve misyonuna sahip olmaya çalışan şimdiki Demokrat Parti de demokrasi bayrağının yere düşmemesi için, adalet fidanının kurumaması için çalışıyorlar.

Gerek Menderes gerek Demirel, halkın maddî ve manevî değerlerini ve ihtiyaçlarını dikkate alarak siyaset yaptılar. Bize göre Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Geçmişte gerek merhum Menderes, gerek merhum Demirel hangi tavır ve davranışları milletin teveccühüne mazhar olduysa şimdiki Demokrat Partisi de onu yapmalı.

Bilindiği gibi gerek Menderes, gerek Demirel hiçbir ayırım yapmadan insanlara samimi yaklaşımlarda bulunuyorlardı. Evet bugünkü Demokratlar da bu iki liderlerini örnek alsalar bir çok şeyin değiştiğini görecekler.   

Dejenere edilmiş bir demokrasi, terazisi bozuk bir adalet, hak ve hukuk anlayışı, iktidarın elindeki bir sopaya dönüşmüş olan yargı sistemi… Tek adama bağımlı hâle getirilen hemen bütün kurum ve kuruluşlar… 

Okunma Sayısı: 1472
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    27.11.2025 16:54:52

    Siz hiç bizlerden aldığı paralar ile hayatını devam ettiren TRT'nin DP ve geçmiş başbakanlarının hizmetlerinden bahsettiğine şahit oldunuz mu.Eğer o bahis oldu ise bu da din istismarcısı,siyonist katilleri kurtaran ve din kardeşelrimizi katledenlere her türlü destek verenin işine gelir şekilde kullanılmak üzere bahsedilmesidir. Mesela merhum DEMİREL'in 1975 yılında ABD'nin tüm haksılzıkları,baskılarına mukabil 21 ABD üssünü kapatması,6000 askerini ve ailesini sınırdışı etmesinden hiç bahsedilir mi.Zira yıllardır YENİASYA Gazetesi okuduğunu söylehen bey-hamfendiler dahi bu hakikatı dile getirmeye(bazılarının cesareti yok.)Cesaretleri var sa da demek ki iyi bir YENİASYA okuyucusu değiller kiii haberleri yok.

  • Osman Yıldırım

    24.11.2025 07:37:22

    CHP demokratları bu tuzakları kurarken diğer taraftan din adına siyaset yapmayı kendine şiar edinen siyasal İslamcılar da demokratları yüklenmek suretiyle demokratları milletin gözünden düşürmeye çalışmış ve bu konuda CHP ile yarışır hale gelmişlerdir. Yani siyasalislamcilar demokratlar CHP liderden daha dinsizdirler diyerek kendilerine siyasi bir alan açmaya çalışmışlar ve bugün CHP nin yaptıklarını aratır hale gelmiş adeta o gün CHP nin yaptıklarını taklit ederek ülkenin devlet geleneklerini ve bürokratik yapısını tek bir adama bağlamak suretiyle demokrasi ve hukuktan uzaklastırmış adeta bir parti ve şahıs devleti oluşturmuştur.

  • S. Pelin Kurukahveci

    24.11.2025 05:14:22

    Vakıa Demokrat Parti de bugün dindar seçmene hitap eden bir program yazmalıdır. Kemalist söylemden, kemalistlerle yan yana durmaktan içtinap etmelidir. CHP ile kurduğu organik bağdan bir an önce kurtulmalı ve dindarların sesi olmalıdır. Bu ülkede dindarlardan başka demokrat taban yoktur.

  • S. Pelin Kurukahveci

    24.11.2025 04:54:08

    Şunu unutmamak gerekiyor ki, hem Adnan Menderes'in hem de Süleyman Demirel'in seçmen kitlesini dindarlar oluşturuyordu. Demokrat seçmen esasında dindar seçmenin ta kendisiydi. Bugün Demokrat Parti bu zemini kaybetmiş durumda. Dindarları ne zaman kazanırsa o zaman tekrardan şahlanacaktır inşallah

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı