Hiçbir anne baba kendi evladına kötülük yapar mı demeyin.
Evet hiçbir anne baba evladına bilerek kötülük yapmaz. Bilakis hemen bütün anne babalar evlatlarının kendilerinden daha iyi olmalarını; her iki dünyada da tam bir huzur ve mutluluk içinde hayatlarını geçirmelerini isterler ve arzu ederler.
Velakin bir çok anne baba huzur ve mutlulukların arzu ve istemekle gerçekleşmediğinin; anne ve baba olarak bunun için bazı doğru ve gerçekçi tedbir ve çarelerin uygulanmasının şart olduğunun maalesef farkında değiller.
İşte bu noktada Üstad Bediüzzaman’ın; “çok iyiler var ki iyilik zannıyla fenalık yapıyorlar..” ifadeleri bir çok anne baba için de geçerli bir tespittir. Hiçbir anne baba Yüce Allah’ın birer değerli emaneti olan evlatlarına bilerek zarar vermez. Velakin farkına varmadan iyilik niyetiyle maalesef kötülük yaparlar.
Bazı tesettürlü annelerin dahi “biz doğru dürüst çocukluğumuzu yaşayamadık” diyerek beş-on yaşındaki masum kızının elinden tutarak deyim yerinde ise bir manken kıyafetinde gezdirmesi bu masum evladına iyilik midir kötülük müdür acaba?
Herhangi bir annenin bir elinde kaşık diğer elinde yemek tabağını tutarak sekiz-on yaşındaki çocuğuna yalvararak ağzına lokmalarını tıkıştırması çocuğa iyilik midir kötülük müdür sizce?
Beli bükülmüş bir dedenin veya ninenin elindeki bastonu ile yanlarında elini kolunu sallayarak yürümekte olan on-on bir yaşındaki torunlarının bir omuzlarında okul çantasını, diğer omuzlarında da beslenme çantasını taşımaları, bu lakayt torunlarına karşı sizce iyilik mi yoksa kötülük mü?
Âkil baliğ olmuş çocuklarına dinî vecibelerini yerine getirmeyi ihtar etmekle vazifeli bazı anne babaların, “O daha küçüktür, büyüyünce namazını kılar, ileride örtünür” şeklindeki tavırları evlatlarına karşı iyilik midir kötülük müdür?
Bir babanın, televizyondaki bir diziyi veya maçı merakla ve saatlerce izlemekle geçirirken, üç beş yaşındaki evladının eline kontrolsüz bir şekilde akıllı telefonu vermesi o masum çocuğuna iyilik midir kötülük müdür?
Cenab-ı Hakk’ın birer önemli emaneti olan evlatlarının ahirette davacı olmamaları için onları terbiye-i İslamiye ile yetiştirmenin gayretinde olan az da olsa bazı anne babalar var, onları tenzih ederek söyleyelim:
Evlatlarına karşı mükellefiyetlerinin şuurunda olmayan ya da sorumluluklarını görmezden gelen bir çok ebeveyn, yukarıda bazı örneklerini verdiğimiz hata ve kusurları maalesef farkında olmadan işlemek suretiyle evlatlarının sorumsuz, bencil, lakayt, dinî yaşantıdan uzak yetişmelerine ve hayatlarına böyle devam etmelerine sebep oluyorlar.