Siyasetin yargıya müdahalesi neticesinde İmamoğlu tutuksuz yargılanmak yerine -gerekçesiz bir şekilde- tutuklanınca piyasayı kontrol altına alabilme gayesiyle Merkez Bankası 60 milyar dolar satmak mecburiyetinde kalmıştı.
Buna rağmen doların yükselişi önlenememiş, dış borçlar 1 trilyon lira artmış, faizdeki yükselişin Hazine’ye etkisi 1 trilyon olmuştu. Borsadaki şirketler ise 40 milyar dolar değer kaybetmişlerdi.
Hâsıl-ı kelâm, Türkiye 143 milyar doları aşan bir kayba uğramıştı. Bu durum, iktidar mercilerince de inkâr edilemedi.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekçi: “19 Mart süreci tabiî ki ekonomiye zarar verdi. Buna ‘vermedi’ demek söz konusu olamaz.”
-Bunun Türkçesi ne?
-İktidar, siyasî çıkarı için adaleti de, ekonominin bozulmasını da önemsemiyor. Kendileri için en mühim husus, siyasî menfaatleri.
***
Trafik kazalarının azaltılması amacıyla cezaların ağır oranlarda arttırılmasına yönelik düzenleme, TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçti.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: “Kaza yerini terk etmenin cezasını 4.512 TL’den 46 bin TL’ye çıkaracağız…”
Yani %919,50 kat zam.
Enflasyon ne kadardı sahi?
Vatandaşlık hakkından vatan topraklarına kadar gelir getiren ne varsa satan iktidar, “itibar” namını verdikleri müthiş israfın faturasını kime ödetecek?
Dolaylı/direkt vergiler, borçlar ve böyle cezalarla vatandaşa.
Tamam da biraz olsun adaletli olunsa, bu kadar acıtmayacak.
Adalet denince depremde çadır satmasıyla gündeme gelen eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatma hanıma verilen ceza geldi aklıma:
Aslî suçlu olmasına rağmen “taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma” suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
-Peki ne kadar yatacak?
-Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. 10 aylık bir mahkeme sonrası 4 yıl 2 ay ceza verildi. Bu arada maktül yakını ve yaralıların ikna edilmesiyle İstinaf cezayı bozdu. 2 yıl 6 aya indirdi. (6 mart 2026 )
-Yani ne kadar yatacak?
Bu son karara göre 3 ay yatarı var ama nerede yattığı(!) sır.
“Hiçbir şey olmamışsa da muhakkak bir şey olmuştur.” mu acaba?
- Böyle adalet mi olur ya?
-Ehliyetine 1 yıl el konulma kararı verildi canım. Hepten “Hadi git!” denmedi yâni.
- Yaşasın adalet, şimdi oldu işte (!)
Neyse ki bir kişinin ölmesine birden çok insanın da yaralanmasına sebep olan bu hanımın ehliyetine 1 yıl el konulmuş. Onu da yapmasalardı çok kızacaktık!
Hani bir grup kafadar eşkıyalarca soyulmuşlar. İçlerinden biri olayı anlatıyor:
- Paralarımızı aldılar, silahlarımızı aldılar. Allah’tan kılıflara dokunmadılar. Kılıfları da almaya kalksalardı yapacağımızı bilirdik!
Trafikte ölümlü, yaralanmalı kazanın aslî suçlusu olan hatırlı kişi tek bir gün bile yatmadan tutuksuz yargılanırken, muhalif belediye başkanları yatarından fazla mevkuf kaldıkları halde hâlen mahkemeleri tutuklu sürüyor. Bolu Belediye başkanı 18 aydır tutuklu yargılanmakta.
Hukuka siyasetin gölgesi düşünce, düşmeyen bir şey kalmıyor.
Cumhurbaşkanı başdanışmanı Oktay Saral, sosyal medya hesabından Alparslan Kuytul’a “Senin de suyun ısındı, sıra sana gelecek!” deyiverince ısınan su, birden kaynamış olmalı ki Kuytul’un evine şafak vakti operasyon yapıldı, kendisi ve eşi gözaltına alındı.
-Tutuklama gerekçesi için hiç açıklama yapılmadı; niçin?
-“Suyun ısınmış da ondan” diyemedikleri için olmasın!