"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nifak güçlerinin tuzağına düşmemek

İbrahim ERSOYLU
02 Nisan 2021, Cuma
Nifak ve şer güçleri, ehl-i hakkı hizmetlerinden vazgeçirmek, bu mümkün olmazsa hizmetlerini sulandırmak için makam-mevki veya maddî imkân tuzakları kurarlar.

Onlar bu tuzaklara düşmezlerse, bu defa korku damarlarını işleterek onları baskı altına alırlar. Bu da işe yaramazsa, daire içinde hususî fıtrat özelliği taşıyanların zaaf noktalarını işleterek ihtilâf çıkmasına zemin hazırlarlar, camiayı kamplaştırarak sağlıklı hizmet yapmalarını engellemeye çalışırlar. 

Üstad Bediüzzaman ve saff-ı evvel Nur Talebeleri, zamanlarındaki ehl-i dalâlet tarafından yollarına konan mezkûr tuzaklara düşmeyerek, uhuvvet ve tesanütlerini güçlü tutarak muvaffak olmuşlardır. Üstadının yolunu izleyen Yeni Asya Camiası da, geçmişte yoluna kurulan benzer tuzaklara düşmeyerek iman ve Kur’ân hizmetine devam etmiştir.

Camia, Üstadın vefatından bu yana, elli yılı aşan bir sürede çok badirelerden geçti, ehl-i dalâletin münafıkâne tuzaklarına defalarca maruz kaldı ve hepsini boşa çıkararak zındıkaya boyun eğmedi.

Camia, 1980 darbecilerinin, kendilerini destekleme karşılığında devletin cazip maddî imkân tekliflerini istiğna düsturuyla red etmişti, bu defa onu korkutma yoluna gittiler. Onlar, bundan bir netice alamayınca mensuplarının önemli bir kısmını aldatarak kendisinden kopardılar. Ancak o, müstakim yolunda yürümeye devam etti.

28 Şubat 1997 sürecinde post modern darbeciler, devlet sopasıyla dindar grupları sindirdiler. Sadece Yeni Asya Camiası ve gazetesi boyun eğmedi. O dönemde sürecin önde gelen aktörlerinden biri bir toplantıda, “Bütün dinî gruplara ve gazetelere boyun eğdirdik. Ancak Yeni Asya Camiası’na ve Gazetesine söz geçiremedik” diyerek bu durumu itiraf etmişti.

O zamanlar şimdiki gibi dağa taşa korku sinmişti. Generallerden biri, harp okullarının açılış merasiminde Hz. Peygamber (asm) ve Kur’ân’a edepsizce hücum etmişti. Şimdiki başta bulunan yöneticinin İstanbul Belediye Başkanı bulunduğu o dönemde kimseden ses çıkmazken, camianın sözcüsü Mehmet Kutlular Ağabey, düzenlediği basın toplantısında “Paşa haddini bilsin. O Peygamberimize (asm) hakaret edemez, (…) 1999 Depremi, Müslümanlara yapılan zulümlerden dolayı İlâhî bir ikazdır” demişti. O bu cesaretiyle bunalan İslâmî Camia’nın yüreğine su serpmişti. 

Daha sonra 28 Şubat zalimleri, yargıyı ona musallat ederek hayatı ona zindan ettiler. Buna rağmen Ağabeyimiz “sözlerimin arkasındayım” diyerek zındıklara boyun eğmedi ve son ana kadar müstakim çizgisinde yürümeye devam etti. 

Nifak şebekeleri, günümüzde de bir takım siyasî ve derin güçleri kullanarak Yeni Asya Camiası’nı rahat bırakmadıkları müşahede edilmektedir. 

Bu şebekeler, devletten maddî yardım talep etmeyen, fedakâr okuyucularının desteği ile ayakta durarak hür ve müstakil, ihlâslı iman hizmeti yapan, hakperest bir üslûpla, gazete vasıtasıyla idarecilerin yaptıkları hayırlı işleri takdir eden, yanlış işleri ikaz eden Camia mensupları arasına fitne – fesat sokarak, onları birbirlerine düşürmeye ve güçlerini zayıflatmaya çalıştıkları görülmektedir.  

Ancak onlar, daha önceki yıllarda olduğu gibi Allah’ın yardımı, şahs-ı manevînin himmeti ve camia mensuplarının imanî ferasetleriyle emellerine ulaşamayacaklardır. Bütün bu oyunlarına rağmen camia, ihlâs, uhuvvet ve tesanüdünü muhafaza ederek Nur meslek ve meşrebinde sebat edip başarıyla iman hizmetini kıyamete kadar devam ettirecektir inşallah.

Okunma Sayısı: 1313
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah Tunç

    2.4.2021 09:48:32

    Evet içimizde bir fitne var. Ve bütün şiddetiyle işliyor. Parçalamak için her desi seyi kullanıyor.Risale-i Nur talebeliği ile kabili telif ol mayan söz,hareket ve fiil ler eksik olmuyor.Mslek ve meşrep hassasiyeti bü yük ölçüde zedelenmiş.Bü tün bunların çok derinden araştırılması ve faillerin or taya çıkarılması ve bunlar la ilgili Nurun prensiple noktasında ne yapılmadı gerekiyorsa bir an evvel yapılmalıdır.İttifak,tesanüd hakta,meslekte,imtizacı efkârda,Nur'un temel pren sip ve esaslarında olur. Bunlar olmadan ne ittifak olur,ne ittihad olur,ne te sanüd olur. Onun için fit neyi çıkaranları bir an evvl tespit edip gereği hemen yapılmalıdır.

  • Oğuz Yiğiter

    2.4.2021 06:15:44

    Elhamdülillah. Vicdân-ı umumî, feraset ve basîretiyle, inâyet-i hâssa'nın da müzâheretiyle, gerçekten kurulan tuzakları hep boşa çıkarıyor. Hizmet serencâmımız bu tezimizin misâlleriyle doludur. Ana istikameti bir türlü yolundan saptıramamışlardır. Biiznillâh bundan sonra da böyle olacaktır. İstikamet ve itidal ikazlı makaleleriniz için tebrik ve dualar...

  • Hasan muharrem

    2.4.2021 00:43:08

    Allah razı olsun.Tebrik ediyoruz

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı