"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bize imanımızı öğreten kadınlar –3

İzzet GİRASUN
11 Haziran 2026, Perşembe
Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğimiz ev ziyaretlerinden birinde daha, insanın içine işleyen bir hayat hikâyesine misafir olduk.

Mütevazı bir evdi… Sessizdi… Ama o sessizliğin içinde ağır bir imtihan vardı. Evin hanımı bizi karşıladı. Konuştukça eşinin yaşadıklarını anlatmaya başladı.

Eşi, atanamamış bir tarih öğretmeniydi. Yıllarca umutla beklemiş, ücretli öğretmenlik yapmış, tutunmaya çalışmıştı. Olmayınca farklı işlerde çalışmaya devam etmişti. Sonra genetik şeker hastalığı hayatlarını altüst etmişti.

Önce rahatsızlıklar başlamış…

Ardından böbrekler, kalp derken beden yavaş yavaş iflas etmeye başlamış. Sonunda bir ayağı kesilmiş. Şimdi ise hastanedeydi. Vücudunda biriken suyun boşaltılması için tedavi görüyordu.

Kadın bütün bunları anlatırken bazen sesi titriyor, bazen gözlerinden yaşlar süzülüyordu. Ama dikkat çeken şey, gözyaşı değil; cümlelerinin arasındaki teslimiyetti.

“Allah bize bunu imtihan olarak verdi… Dayanmamız gerekiyor…”

İşte insan bazen tam orada susuyor. Çünkü bugün küçücük sıkıntılarda dağılan insanların arasında, hayatın en ağır yüklerini taşıyıp hâlâ Rabbine sığınan kadınlar var.

Üstelik o evde sadece hastalık da yoktu. Ayakta tutulmaya çalışılan bir gelecek vardı.

İki çocuk… Biri fen lisesinde okuyor. Diğeri lisede eğitimine devam ediyor. Belli ki o anne, bütün yorgunluğuna rağmen çocuklarının umudunu ayakta tutmaya çalışıyordu.

Kur’ân-ı Kerîm’de Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Şüphesiz zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” (İnşirah Suresi: 6)

Bazıları bu ayeti okur. Bazıları ise yaşar. O kadın bize uzun nasihatler vermedi. Sabır üzerine büyük konuşmalar da yapmadı.

Ama hâliyle şunu öğretti: Tevekkül, her şey yolundayken değil; hayat dağılıyorken de Allah’a dayanabilmektir.

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur: “Müminin başına gelen hiçbir yorgunluk, hastalık, keder ve sıkıntı yoktur ki Allah onun günahlarını affetmesin.” 

(Buharî, Merdâ 1; Müslim, Birr 52)

Bugün güçlü görünmeye çalışan çok insan var. Ama gerçek güç, bazen gözyaşını içine akıtıp yine de “Elhamdülillah” diyebilmektir. Biz yine bir eve destek olmak için gittiğimizi düşündük.

Ama çıkarken fark ettik ki; bazen insanın kendi imanı, başkasının sabrının yanında mahcup kalıyor.

Ve bir kez daha anladık: Bazı kadınlar konuşarak değil, yaşayarak imanı öğretiyor.

Okunma Sayısı: 219
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı