"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Aşı olmak ya da olmamak

Kâzım GÜLEÇYÜZ
09 Eylül 2021, Perşembe
Aşı meselesi iyice karıştı.

İktidar bir taraftan yeni dönemi “Ya aşı, ya PCR testi” dayatmasıyla açarken, diğer taraftan Sağlık Bakanı önceleri “Yüzde 80’in üzerinde koruma sağlıyor” denilen Çin ürünü Sinovac’ın iki dozunun da artık yetersiz kaldığını söyledi.

Rakamlar, yoğun bakımdaki aşısızlarla Sinovaclıların adeta “yarıştığını” gösteriyor. 

Oxford Üniversitesinde yapılan bir araştırmada ise Pfizer/BioNTech (Alman) ve AstraZeneca (İngiliz) aşıları mercek altına alınmış ve aşıların virüsten korunmada halen en iyi yol olduğu, ancak etkilerinin üç ay içinde azalmaya başladığı belirtilerek şöyle denilmiş:

“Delta varyantına karşı aşıların (ikisinin de) etkisi hızlı bir şekilde azalırken, aşı olanların virüs kapma ve bulaştırma riski artıyor.”

Araştırmaya göre, iki doz aşı olmuş kişiler virüse yakalanmaları durumunda hiç aşı olmamışlar kadar virüs yoğunluğuna sahip.

Anlaşılan o ki, bir taraftan “Virüsten korunmanın en iyi yolu aşı” denilirken, diğer taraftan virüsün sürekli yenileri çıkan varyantları karşısında aşıların da etkisi bir yere kadar ve yeni doz aşılarla takviyeye ihtiyaç olacağı görülüyor. Bu da aşıyla ilgili istifhamlara “Aşıya bağımlı hale mi geleceğiz?” sualini ekliyor.

Bu noktada Oxford araştırmasının en ilginç sonuçlarından biri, doğal yollardan virüse yakalanıp iyileşen kişilerin bağışıklığının, aşılananlara göre daha güçlü olduğunun ortaya çıkmış olması. 

Burada sanırız, kişilerin bağışıklığını kuvvetlendiren faktörlerin, konunun uzmanı olan erbabı tarafından netleştirilmesi lâzım. Fıtrî ve dengeli beslenme, zararlı ve kötü alışkanlıklardan uzak durma, fıtrata uygun düzenli ve stressiz bir hayat, moral ve maneviyatı hep yüksek tutma gibi hususlar, bu konuda ilk akla gelenler olsa gerek.

Buradan, “Asıl etkili reçete, bağışıklığı yüksek sağlam bir bünyeye sahip olabilmek” sonucunu çıkarmamız herhalde yanlış olmaz.

Netice: Hastalığa karşı sebepler dairesinde gerekli tedbirleri almak vazifemiz. Ama takdir Allah’ın. Pandemide aşı olmayıp vefat edenler de var, defalarca aşı oldukları halde kurtulamayanlar da. O zaman “Ecel gelmiş cihane, korona bahane” deyip takdire teslim olmaktan başka yapabileceğimiz birşey yok.

Aşı tartışmasıyla birbirimizi kırmamıza da gerek yok. Dünya böyle kavgalara değmiyor.

Okunma Sayısı: 5014
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cafer Tayer

    9.9.2021 20:15:29

    %2 ljk olum oranı ile pandemi oluyorsa gribi de pandemi kabul etmek lazım. Ama her mesele de olduğu gibi bu meselede de kutuplaşma ve tarafgirane tartışmalar almış başını gidiyor. Tam bu ortamda herseyi çok güzel tahlil eden e son parargafla da mükemmel bağlanan mükemmel bir yazı. Başka lafa gerek yok.... Allah razı olsun

  • Ahmet Kurun

    9.9.2021 17:16:47

    Aşıyla ilgili tabii ki kavgaya gerek yok ama bir Aile Hekimi ve aşı konusunda çok sıkıntı çekmiş biri olarak söyleyebileceğim bir şey var. Bugün bu aşı oranlarımız olmasaydı bu serbestlikle hergün binlerce ölüm ve hastane sistemleri felç olabilirdi. Bu nedenle birazcık aşılamaya desteği çok görmeyin. Veriler meydanda....

  • Hüseyin Çetinsoy

    9.9.2021 16:06:06

    Ayrıca olayın hukuki boyutu can yakıcıdır. Anayasanın 17. maddesinin amir hükmüne rağmen kanunsuz bir genelge ve bu genelgeye istinaden alınan il hıfsısıhha kararlarına dayanarak bazı illerde sadece genelgede bahsi geçen yerlere bazı illerde de bütün kamu kuruluşlarına teşmil edilerek uygulanan kişilerin geçim kaynağı işi üzerinden yapılan baskılar ne demektir? Bu nasıl bir demokratik uygulamadır? Bu ülkede mahkemeler niçin vardır? Tabi bundan daha fazla hukuksuzlukların yaşandığı bir ülkede bunlar artık normal gelebilir. İşin ilginç yanı algı operasyonundan veya başka sebeplerden mecliste grubu bulunan hiç bir muhalefet partisinin konuya sahip çıkmamasıdır. Demek yirmibeş milyon insanın görüşü onları pek ilgilendirmiyor!!!

  • Hüseyin Çetinsoy

    9.9.2021 15:51:47

    Halbuki hiçkimse mesela bir kızamık aşısına, bir çiçek aşısına,bir kuduz aşısına vb. karşı çıkmıyor. Karşı çıkılan korona hastalığı için üretilen ve hemüz faz aşamaları tamamlanmamış olan bu ruhsatsız aşı adaylarına olan "güvensizlik" durumudur. Bunu başka mecralara çekerek hakaret ve baskı uygulamak ne insani ne de demokratik bir tavırdır. Medenileri ikna etmek icbar ile mümkün değildir.

  • Hüseyin Çetinsoy

    9.9.2021 15:42:35

    Konuyu gündemde tutmanızdan dolayı sizi tebrik ediyorum. Hakikaten kafalar çok karışık. Ruhsatlı aşılara karşı çıkmayan insanlarımız büyük bir medya operasyonuyla sanki tüm aşılara karşıymış gibi gösteriliyor. Adeta linç edilerek bilim düşmanı, komplo teorisyeni, bilmem kimlerin ağzıyla konuşan vb. aşağılayıcı hakaretlere maruz bırakılıyor. Çoğu kişi bu kampanyaya takılarak "muhakeme-i akliye" sini kullanmadan sloganvari ifadelerle güya aşının önemini savunuyor.

  • mustafa

    9.9.2021 14:22:38

    Çok teşekkürler abi kalemine sağlık. Çoğu konuda olduğu gibi. Bırakın aşı olan olsun olmayan olmasın. Çünkü böyle bir konuda dayatma olduğu zaman iş tuhaflaşıyor. Ayrıca aşısızların aşılılara virüs bulaştırdığını keşfeden dahilere sözüm yok. Selam ve dua ile.

  • Toprak

    9.9.2021 12:11:36

    Prof. Dr. Canan Karatay ve benzer düşünen kişiler ta en başta bu bir grip türü ve bunun aşısı olmaz. Bağışıklığınızı güçlendirin d vitamini kullanın dedikçe şarlatan ilan edildi. Onun söylediklerine inananlar taa geçen yıl tahmin ediyorlardı bu aşı dozlarının sonunun gelmeyeceğini. Her yıl olan ama büyük kesimin rağbet etmediği grip aşıları gibi rutine bağlanacağını. Şunu hatırımızdan çıkarmayalım; her yıl grip salgını oluyor ve olacak. Ve her yıl binlerce kişi gribe bağlı hastalıklardan vefat ediyordu ve yine edecek. Virüsler doğası gereği ve çoğunlukla insanın lehine mutasyon geçiriyordu binlerce yıldır ve yine öyle olacak. Zaten hep olan doğal şeyleri medyada korku pompalayarak anlatınca insan hiç korkmadığı, haberinin bile olmadığı mevzulardan dahi titrer hale gelir. Ve sağduyu yerini telaşa bırakınca işler daha da sarpa sarar. Olan biten bu. Maalesef bu işin en kabahatlilerinden biri medya.

  • cenk çalık

    9.9.2021 11:33:08

    Allah razı olsun . Harika bir özet olmuş. Dayatmaya ve kırmaya gerek yok gerçekten. Birkaç ay sonra başa döneceksek neden aşıda ısrar edildiğini de yetkililer hesabını vermeli.

  • Tahsin

    9.9.2021 11:26:13

    Evet zamanla gerçek görüntü çıkar inşanlar daha kolay karar verir. Risk grupları gönüllü olarak genelde hızlıca aşısını oluyor zaten. Herkesi zorlamak alakasız

  • erhan

    9.9.2021 10:06:43

    Bu sabah, 18 gün önce 1.doz aşısını olmuş bir yolcumuz, İstanbul uçağından 2. doz aşınız veya PCR testiniz yok diye indirildi. tabi uçağın hemen hemen yarısı bu muameleye maruz kaldı. bu insanların içinde ihaleye katılacak iş adamları, yurt dışına gidecek insanlar olduğu halde uçağa alınmadılar. THY bu işi önceden organize edip yolcularını bilgilendiremez miydi? anlaşılan virüs tüm hayatı etkisi altına almış,

  • Zübeyir

    9.9.2021 09:22:32

    Çok güzel tespitler. Kaleminize sağlık. Aşının etkisi varyantlar karşısında azalmasına rağmen aşıyı tek yol olarak gösteren kesimin sorgulanması gerekiyor. Nihayeti de önemli.

  • Ali R. Yardimoglu

    9.9.2021 06:24:10

    Evet, Moderna asisini olanlarda, her gun gordugum, viruse karsi direnc orani yukselmis durumdadir. Mevsimlik grib asisi da olmak, flu shot, bilime hancer cekmemek, tibba ve hekim meslegine hurmet etmek, suhulet ve mantik bunu gerektirir..

  • ALP ÂTÎ

    9.9.2021 00:05:14

    HİBRİT GEN-ERASYON TEHLİKESİNE DİKKAT!!!!!!! Some scientists have called it "superhuman immunity" or "bulletproof." But immunologist Shane Crotty prefers "hybrid immunity." "Overall, hybrid immunity to SARS-CoV-2 appears to be impressively potent," Crotty wrote in commentary in Science back in June. https://www.npr.org/sections/goatsandsoda/2021/09/07/1033677208/new-studies-find-evidence-of-superhuman-immunity-to-covid-19-in-some-individuals

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı