"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İbadet, dua ve huzurun sembolü

Kâzım GÜLEÇYÜZ
25 Temmuz 2020, Cumartesi
Viyana'dan İbrahim Burak Özaydın'ın gönderdiği mesaj bir rahibe ait, Avusturya'daki Türklere hitaben yazılmış ve dünkü yazımızı teyid edip tamamlıyor.

Özetleyerek aktarıyoruz:

Birçoğunuzun beni tanıdığı gibi Viyana’da bir kilisede Katolik papazım. Adım Martin Rupprecht. Yirmi yıl evvel Ankara’da Türk kültürünü daha iyi tanımak için bir yıl Türkçe öğrenmeye çalıştım. Türk misafirperverliğinden çok etkilendim.

İbadet yerleri dua, barış ve huzurun sembolüdür. Dinde zorlama olmadığını bilâkis imanın bir hidayet vesilesi olduğunu öğrendik. Hz. Mevlânâ’nın “Akıl Mekke'ye gidecek deve ararken kalp çoktan Kâbe'yi tavaf eder’’ dediği gibi kalbinde Kâbe olmayanın hacca gitmeye ve kalbinde haç olmayanın kiliseye gitmeye ihtiyacı yoktur.

Tarihteki Hıristiyan-Müslüman çatışmasını çok iyi biliyorum. Ama yine de Allah'ın bizi bir arada nasıl yaşayabildiğimizi görmek için imtihan ettiğine içtenlikle inanıyorum.

Yüce Kur'an'da şöyle diyor: "Herkesin yüzünü ona doğru çevirdiği bir yönü vardır. Öyleyse hayırlarda yarışın. Nerede olursanız olun, Allah sizin hepinizi bir araya getirecektir. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir." (2/148) Yani imanın sonucuna bağlı. İman sözde değildir. İman, bir eylem ve yaşama biçimidir. Öyleyse gelecek için ne yapmak istiyoruz? Birlikte yaşamak mı, yoksa diğerini fethetmekle mi mutlu olacağız?

Ayasofya’nın ibadet, barış yerine bir fetih sembolü olarak kullanılması beni çok üzüyor. Hıristiyan dünyasının korkmasının da nedeni budur. Birbirimizden korkmak zorunda mıyız? Kur’an'da her sure merhamet ve rahmet çağrısı olan besmele ile başlar. İslam isminden de anlaşılacağı üzere barış dinidir. Bunun nasıl olduğunu onun Peygamberi gayri müslimlerle bir arada yaşayarak gösterdi. Sizin de Ayasofya’da barış için dua etmenizi rica ediyorum. Müslüman ve Hıristiyanların bir arada barış içinde yaşamalarına dua etmenizi rica ediyorum. Bir arada yaşayabileceğimiz ortak bir dili konuşmamız O’nun büyüklüğündendir. O düşündüğümüzden bile daha büyüktür.

*

Muhteşem bir cemaatle paylaştığımız Ayasofya coşkusunu yaşarken bu manaları da nazarlara sunarak, bir kez daha "Hayırlı olsun" diyoruz.

Okunma Sayısı: 3110
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Halim

    25.7.2020 23:26:48

    Ortodokslar açısından düşündüğümüzde bu iş çözüm sürecindeki benzer travmaların yaşanmasına neden oldu. Önce dikkate alındı müzeye çevrildi , şimdi kaale alınmıyorsunuz dendi. Bir grubun inanç merkezi olan mabed... Nihayetinde birden fazla parçalı ibadet alanı mevcut belki daha önce müze halindeyken namaz kılmak için ayrılan bir yer gibi böyle aklı gözüne inmemiş, sinesinde insaniyet mehasinini kalbinde taşıyan hristiyan kardeşlere bir mekan açılması bu yakınlaşmanın bir nişanesi olabilir. İki üç gündür, Yunanistan'ın Türkiye'yi yine bir Avrupa sorunu olarak lanse etmesi, olayları tırmandımak için herşeyi yapacaklarını gösteriyor. İşin gerçeğini Allah bilir. İnşallah tüm insanlık için hayır olacak gelişmeleri pek yakında görmek dileğiyle...

  • Halim

    25.7.2020 23:24:52

    Burada Aslı kilise sonra cami olan Aya Sofyanın, kapatılmasının ne kadar büyük bir yanlış olduğunu bu tepki ve olaylar bizlere daha net gösteriyor. 1934 'te bu yanlış yapılmamış olsaydı, ve müze yerine iki dinin ibadet edebileceği bölümler bu alanda yapılmış olsaydı bugün özlenen barış ortamına daha yakın olabilirdik. Ancak Aya Sofyanın aslı temelde ibadet mekanı olarak yapılan bu mekanda ibadet haricinde herşey yapıldı, taşının güzelliğine fresklerin nadide olduğuna gözler hayran hayran baktı, bir taş parçası adeta takdis edildi... Oysa Allah'ın C.c. (Tanrının) adının anılması için yapılan alanlarda ibadet haricinde her meşgale tanzim edildi.

  • Hilal

    25.7.2020 18:47:45

    Kazım abi, papazın sözleri, benide çok duygulandırdı. Söyleyecek kelimede bulamadım daha.

  • Necati

    25.7.2020 15:49:03

    Eski haçlı zihniyetinin çok gerilerde kaldığı gerçeğini görmezden gelen siyasi zihniyet, İslamın güzelliklerini maalesef tuhassuptan çok uzaklaşmış olan İsevilerin görmesini tanımasını geçiştiriyor, perdeliyor.

  • Yahya YILDIZ

    25.7.2020 04:29:14

    Bu papaz efendiye öncelikle ve özellikle Rabbimden en kısa zamanda bu güzel düşünce, bakış ve anlayışından dolayı hidayet nasip etmesini diliyorum. Bu zat yazısıyla adeta biz müslümanlara şunu hatırlatıyor; Ayasofya Cami başta olmak üzere ve diğer mescitlerinizde ifa ettiğiniz namaz, ibadet ve ahlaklarınızda " Doğru islamiyet ve islamiyete layık doğruları yaşarsanız" başta biz din adamları ve diğer kitap ehli insanları İslamla ve Kuranla barışık bir ortama çekersiniz" diye haykırıyor...Bu durumda Üstadın Ayasofyadan beklentilerinden belki de en önemli kısmını teşkil eder. O amaca ve hedefe doğru kullanılması temennisiyle hepimize hayırlı olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı