"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Emr-i maruf ve nehy-i ani’l-münker

M. Ali KAYA
16 Ağustos 2026, Pazar
İslâm “İyiliği emretme ve kötülüğü yasaklama” emrini vermiş ve bu emrin uygulanmasını bütün Müslümanlara tevdi etmiştir.

Her mü’min kendi sorumluluk alanında ve idaresi altında bulunanlara iyiliği emretmek ve kötülüğe engel olmakla mükelleftir. Ayrıca genelde topluma yönelik olarak bu vazifeyi ifa için ehl-i ihtisas bir topluluğun da bulunmasını emreder. Bunlar ulema ve umera kısmıdır. 

Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de “İçinizde iyiliğe çağıran, marufu emreden ve münkerden, kötülükten nehyeden bir topluluk bulunsun, kurtuluşa erenler işte bunlardır”1 buyurur. Ümmet-i Muhammed’i tarif ederken “Siz insanlar içinde seçilmiş en iyi ümmetsiniz. İyiliği emreder kötülüğü yasaklar, Allah’a iman eder, namazı dosdoğru kılar, zekatı verir, Allah’a ve Resulüne itaat edersiniz”2 buyurarak insanları hayra çağıran, iyiliği öğreten teşvik eden, barışı, kardeşliği ve toplumda asayişi koruyan, kötülüklere engel olmaya çalışan ve namaz kılanlar olarak tarif eder ve böyle olmamızı ister. Allah’a ve resulüne itaat etmek farzları ve sünnetleri hayata hâkim kılmak demektir ki bu “kanun hâkimiyetidir” ve bütün insanları kapsar. Böylece hukuk karşısında eşitlik ve adalet sağlanır.

Hz. Ebubekir (ra) bir hutbesinde “Ey İnsanlar! Sizler ‘Ey iman edenler! Siz kendinizden sorumlusunuz, siz doğru yolda olursanız yoldan çıkanlar size zarar veremez’ 3 ayetini yanlış anlamayın. Ben Peygamberimizin (asm) ‘İnsanlar dinin kötü gördüğü ve yasakladığı bir şeyi görüp de güçleri yettiği halde onu değiştirmeye ve düzeltmeye çalışmazlarsa Allah onların hepsine birden bela ve musibet verir’ buyurduğunu işittim”4 demiştir. 

İyiliği emretme ve kötülüğü yasaklamanın en etkin ve müessir yolu eğitimdir. Okulları açmak ve çocukları, gençleri eğitmek ilk emri “Oku!” olan İslâm’ın temel prensibidir. Yüce Allah insanları düzeltmek ve hayra sevk etmek için kitaplar göndermiş ve muallim olarak da peygamberlerini seçmiş ve görevlendirmiştir. Böylece din bir eğitim müessesesidir. İnsan için dünya ve ahirette faydalı olanlar öğretilecek ve tatbik edilerek her insan hayata bu şekilde hazırlanacaktır. 

Böyle bir toplumda anarşi ve terörün, savaşların ve zulümlerin olması mümkün müdür? Elbette değildir. Buradan medeniyet doğar. İslâm’ın ilk döneminde Hz. Peygamberin (asm) gayreti ile Kur’ân okunarak ve Peygamberimizin (asm) iman ve İslâm dersini alan Sahabeler 40 sene gibi kısa zamanda dünyaya barış getirmiş ve insanlığa “Asr-ı Saadeti” yaşatmıştır. Peki bu medenî asırda neden bunu gerçekleştiremiyoruz? Çünkü okullarımızda gençlere “iman dersi” vermiyoruz. Kur’ân-ı Kerîm’in 6666 ayetinin 4000 ayeti iman dersini verirken bizler bunu ihmal ettiğimiz için İslâm’ı da İslâm ahlâkını da hukuku da hayata geçiremiyoruz. 

Dinin temeli imandır. İbadet, itaat, ahlâk ve hukuk ancak Allah’a iman ve ahirete iman temeli üzerine bina edilirse o zaman tesirini gösterir ve insanlar düzelir. İnsanlar düzelirse toplum düzelir. Bunun için Bediüzzaman “Ben bütün mesaimi iman üzere teksif etmiş bulunuyorum. Bu zaman imanı kurtarmak ve imanı güçlendirmek zamanıdır” demiştir.

Dipnotlar:

1- Âl-i İmran Suresi: 104.

2- Âl-i İmran Suresi: 110; Tevbe Suresi: 71.

3- Maide Suresi: 105.

4- Tirmizî, Tefsir, 6; Ebu Davud, Melahim, 27; İbni Mâce, Fiten, 17.

Okunma Sayısı: 174
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı