1960’lı yıllarda İstanbul’da Zübeyir Gündüzalp ve Mehmet Kutlular ağabeylerle beraber İttihad ve Yeni Asya’nın kuruluşunda bulunan Nurettin Tokdemir Ağabeyi, vefatının 8. yılında hayırla yâd ediyoruz.
Bu vesileyle bir gazeteci olarak DYP’den Hatay Milletvekili seçilip Ankara’ya geldiği andan itibaren gerek Meclis’te gerekse büromuzu ziyaret ettiği dönemlerde yaşadığımız birkaç hatırayı paylaşmak istiyorum.
Kimi zaman yazacağımız yazıyı ona sorduk, kimi zaman tanıştırdığı insanlarla programlar yaptık. Kimi zaman büroya gelirken, günlerce İslâm’ı anlattığı iki gençle gelip onları bizlerle tanıştırdı; kimi zaman beraber büyükelçiliklere, sivil toplum kuruluşlarına gittik. Hep ufkumuzu açan konuşmalar yapardı. Siyaset tarihi ve Risale-i Nur’dan hatıralar dinledik.
***
BANDROL ENGELİ
2014 yılında Risale-i Nurlar’a bandrol verilmemesi üzerine Yeni Asya olarak başlattığımız hukuk mücadelesinin hep içinde oldu. 666 gün süren bu mücadele 28 Ocak 2016 tarihinde “Risale-i Nur’a uygulanan bandrol engelinin kaldırılması ve aslına uygun olarak basılması kararına kadar devam etti.

Onun başkanlığında Yeni Asya heyeti olarak kanunun Meclis Komisyonu’nda görüşmeler sırasında komisyon başkanı başta olmak üzere başkanvekili ve üyeleriyle yoğun temaslar kuruldu. Bir gece yarısı kanun tasarısı Komisyon’dan geçip Genel Kurul’a geldiğinde, hem iktidar hem muhalefet partilerine mensup milletvekilleri ile bire bir temaslar kuruldu.
Günlerce Meclis bahçesinde âdeta “çadır kurup” her partiden milletvekiline hem bandrol hem de devlet tekelinin yanlışlığı, gerekçeleriyle birlikte anlatıldı. Bu görüşme ve temasların neticesinde muhalefete mensup milletvekilleri Meclis kürsüsüne çıkıp uygulamanın yanlışlığını anlattılar. Ancak kanun, Meclis’te iktidar partisinin oylarıyla kabul edilerek Resmî Gazete’de yayımlandı.
Mücadele elbette bitmemişti. Kanunun iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılması konusunda yürütülen temasların neticesinde konu Yüksek Mahkemeye gitti ve kanun iptal edildi.
Devlet tekelinin kaldırıldığı müjdesini Meclis koridorlarında aldığımızdaki beraberce döktüğümüz gözyaşlarını da hiç unutmadım.
***
JAPON MÜSTEŞARI YAMANAKA
2010 yıllarındaydı. Japonya’nın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Keisuke Yamanaka’nın Prof. Dr. Şerif Mardin’in kitabından Bediüzzaman Said Nursî’yi tanıdığını duyduğunda büyük bir heyecanla, “Mutlaka bu insanla görüşmemiz lâzım” demişti.
Temas kurduğumuz Yamanaka ile Türkiye’deki görevini tamamlayana kadar irtibatımızı sağlamıştı.
Büromuzda bir de seminer veren Yamanaka’nın, “Bediüzzaman’a hayranım. Said Nursî’nin ilginç ve sıradışı hayat hikâyesi bende derin bir hayranlık etkisi bıraktı. Türkiye’nin doğu ucunda, taşra sayılabilecek, kırsal bir kesim olan Bitlis gibi bir yerde dünyaya gelmesine rağmen, böylesi geniş bir ufka ve entelektüel birikime sahip bir âlimin yetişmiş olması beni şaşırtan şeylerin başında gelmektedir” demesinin Tokdemir ağabeyi ne kadar heyecanlandırdığını tahmin etmek hiç zor değildi.
***

MÜSLÜMAN OLAN BURAK
Yıl 2015. Büromuzda yıllardır devam eden sohbetlere iki yapancı öğrenci ile geldi. Bu öğrencilerden birisi Pakistanlı Abdul Mateen Khuvwaja diğeri de Müslüman olduktan sonra Burak ismini alan Ruandalı Ndagijimana Patrick’ti.
Bu öğrencilerle sabah sporunda tanışan ve onlarla hemhâl olan Tokdemir ağabey, haftalarca bu öğrencilere İslâm’ı, Müslümanlığı ve Risale-i Nurlar’ı anlatmış ve neticesinde Ruandalı Patrick Kelime-i Tevhid ve şehadet getirerek Müslüman olmuş ve Burak ismini almıştı.
Burak, yaptığımız röportajda şunları söylemişti:
“Ruanda’da Hıristiyan bir ailenin çocuğuyum. İncil’i okudum, kafamdaki soruların cevaplarını orada bulamadım. Nurettin Hoca ve arkadaşım Metin, sorularıma cevap bulmada yardımcı oldular. İncil’i okuduğumda bulamadığım cevapları bana anlattılar. Din değiştirmek kolay bir şey değildir. İslâmiyeti öğrendikten sonra o kadar etkilendim ki, İslâmiyet beni çağırıyor gibi hissettim”
Bu sözlerin ardından Tokdemir ağabeyin Burak’a sarılmasını da hiç unutmayacağım
***
Merhum Tokdemir ağabeyi bu vesile ile rahmet ve mağfiret ile yâd ediyor, kederli ailesine sabırlar niyaz ediyorum. Mekânın Cennet olsun aziz ağabey...