"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Batı’dan gelen cereyanlar

M. Ali KAYA
05 Temmuz 2026, Pazar
Cereyan ne demektir?

Arapça “zıt yöne doğru akmak” demektir. Elektrik akımına “cereyan” denildiği gibi; ilim, kültür ve sanat alanında “akım” ve “fikir ekolü” manasında kullanılmaktadır. Batıda teşekkül eden Rasyonalizm, Emprizm, Materyalizm, İdealizm, Pragmatizm, Nihilizm, Pozitivizm, Darvinizm gibi sonu “izm” ile biten akımlara “felsefî cereyanlar” denir. Türkçeye “cilik” şeklinde geçen Hümanizm, Nasyonalizm, Sosyalizm, Kapitalizm, Liberalizm ve Sekülerizm gibi cereyanlar da sosyal ve siyasî cereyanlardır.

Bu gibi cereyanlar gerçek hürriyeti ve aklın düşünce alanını sınırlandırdığı için insanların fıtratlarına Allah’ın koyduğu kıymettar seciyeler inkişaf etmez veya su-i istimal edilerek insanlığa zararlı hale gelir.  Meselâ hümanizm ekolüne kapılanlar “insan sevgisi” adı altında dinin pek çok hakikatlerini inkar eder. Şefkatin su-i istimali ile ahireti düşünmeyerek dünyası için ahiretini feda ettirir. Rasyonalizm ve sekülerizm “akıl insan saadeti için yeterlidir” der ve dine ihtiyaç olmadığını iddia ederek nefsin terbiyesine ve ruhun tekâmülüne engel olduğu gibi ahirette insanı ebedî cehenneme mahkum eder. Nasyonalizm ve Kapitalizm de ırkçılığı ve menfaat üzerinde boğuşmayı meşru gördüğü için insanlığın saadetini mahveder. 

*

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri “Biz müteharrik-i bizzat değiliz, bilvasıta müteharrikiz. Avrupa üflüyor, biz burada oynuyoruz. O tenvim ile telkin eder, biz kendimizden hayal edip, asammâne tahribimizde eser-i telkini icra ederiz” demekle beraber bu cereyanların bütününü reddetmez. “Gelen cereyan ya menfî veya müspettir” der ikiye ayırır. Menfî cereyanlara kapılanların “harf” gibi “bütün harekâtı, bizzat hariç hesabına geçer. Çünkü iradesi hükümsüzdür. Hulûs-u niyeti fayda vermez. Bahusus, menfî iki cihet-i zaafla hariç cereyanın kuvvetine bir alet-i laya’kıl olur” buyurarak menfî cereyana hizmet eden şuursuz bir alet haline geldiğini ifade eder.

“Diğer müspet cereyan ise ki, dahilden muvafık şeklini giyer. “İsim” gibi hareketi kendinedir. Tebei haricedir” der. Yani, hariçten gelen müspet cereyan hariç hesabına görünse de zararsızdır, faydası kendisine aittir buyurur. Bu müspet cereyan ise hürriyet, yönetim metodu olan demokrasi ve teknolojik gelişmelerdir. Bunlar her ne kadar Batı’dan alınsa da aslî vatanı İslamiyet’tir. Biz İslâm’ın ilk üç asrındaki hürriyete ve aklî ilimlere sahip çıkmadığımız için Batı’ya gitmiştir. 

*

Sonra “Lâzım-ı mezhep, mezhep olmadığından, belki muahez değil” buyurarak haricî cereyanı şuursuz bir alet gibi kendi faydasına kullanabilir der. Batıdan aldığımız hürriyet, yönetim tekniği ve metodu olan demokrasi, teknik ve teknoloji ilminin su-i istimali ile zararları da olabilir; ancak bu teknolojinin ve tekniğin amacı ve gayesi değildir. Kötüye kullananlar var diye hürriyet, demokrasi, teknik ve teknoloji suçlanamaz ve terk edilemez. Çünkü “Lazım-ı mezhep mezhep değildir.” Mezhep onunla suçlanamaz.

Bizim görevimiz hürriyeti ve demokrasiyi, fennî ilimleri iman ve ahlak-ı İslamiye ile terbiye ve kötülüklerinden tasfiye ederek kendi faydamıza ve millet-i İslamiyenin terakkî ve tekamülüne hizmet ettirmektir. Çünkü “Asya’nın bahtını, İslamiyet’in talihini açacak olan hürriyet ve meşrutiyettir; ancak şeriat-ı garrânın terbiyesinde kalmak şartıyla…” 

Okunma Sayısı: 188
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı