Kahvehaneler ve kulüpler sabah akşam insanlarla doludur. Zaman orada oyunlarla vakit geçirenler, sigara ve çay içenler ve boş konuşanlar arasında kaybolur gider.
Her gün binlerce memur işlerini saat 17.00 de bitirir ve sabah sekizde dönerler. Bu arada her gün 15 saat nasıl geçer? Bu zaman içinde kendileri ve toplum için faydalı bir şey yaparlar mı? Evde nüfusun yarısı kadar kadın vardır; onlar boş vakitlerini nasıl geçirirler. Evlerde milyonlarca öğrenci vardır. Öğrenciler dört ay yaz tatillerini nasıl geçirirler? Babalar yaz tatilinde onların akılları ve bedenlerine faydalı olacak şekilde bu uzun zamanı nasıl geçirmelerin isterler? Bunun için ne yaparlar?
Allah insana “zaman” denen bir sermaye vermiştir. İnsanın bütün kazanımları bu sermaye ile elde edilir ve geçen zaman asla geri gelmez. İlim tahsil etmek, mal kazanmak, sağlığı korumak için ham maddemiz zamandır. Ama ne dünyamıza ve ne de ahiretimize hiçbir fayda sağlamadan nice zamanlarımız heba olup gidiyor.
**
Boş vakitlerin çalışma zamanlarına baskın olmaması lazımdır. Çalışma ve üretme zamanı asıl, boş vakitler ise çalışmakla yorulan bedenin ve ruhun dinlenme zamanları olmalıdır. Çalışma zamanlarımızın bir amacı vardır, boş zamanlarımızın amacı nedir? Ya bedenimizi güçlendiren spor oyunları veya ruhumuzu doyuracak aklımızı geliştirecek olan ilmî ve edebî çalışmalara veya sanat ve beceri kazanmak gibi amaçlara hizmet etmelidir.
Boş zamanların amacı maalesef zamanı öldürmektir. Bu meşru bir amaç olabilir mi? Çünkü vakit hayattır, vakti öldürmek hayatı öldürmektir. Boş zamanlarını yalnız oyun ve eğlence ile geçirenler, kahvehanelerde ve yollarda avare dolaşanlar sanki zaman onların düşmanı imiş gibi zamanı öldürmek istiyorlar. Ne garip!
***
İnsanlar akılları ve iradeleri ile boş zamanlarını faydalı hale getirebilirler. Maalesef insanların çoğu boş zamanlarını internette dolaşmak, cep telefonlarında oyun oynamakla geçiriyorlar. Amaçsız ve hedefsiz internette dolaşmak ve oyun eğlence ile vakit geçirmek hem aklı uyuşturur, hem zamanı öldürür. Sabır ve irade gücü ile belirlenen amaçlar dahilinde zamanı geçirmek dünya ve ahirete faydalı hale getirilebilir. Bunun için ciddi ve faydalı okumalar yapmak gerekir. Basit hikayeler ve faydasız oyunlar yerine akıllarını ve ruhlarını beslemek için daha ciddî ve faydalı kitaplar okunmalı ve Kur’ân-ı Kerîm ve hadis-i şerifler okunmalı, edebiyat, tarih gibi faydalı bilgiler elde edilmelidir.
Her gün bir iki saat çalışma ile bir senede yabancı dil öğrenilebilir. Kültür, sanat ve ilim dallarından birinde kendisini geliştirerek kültürlü, bilgili ve saygın bir insan olunabilir. Bir konuda uzmanlaşır, sözlerinin ve hayatının kalitesini yükseltebilir ve hayat kalitesini yükseltebilir.
Peygamberimiz (asm), “İki nimet vardır ki insanların çoğu bu nimetleri kullanmakta aldanmıştır: Sıhhat ve boş vakit” buyurmuşlardır. (Buhârî, Rikak, 1; Tirmizî, Zühd, 1; İbni Mâce, Zühd, 15.)
Sanat ve meslek altın bileziktir. Devlet memuru olmaya çalışmak amaç olmamalıdır. Sanatkâr asla fakirlik çekmez ve kimseye muhtaç olmaz. Üniversitede okuyanlar eğitimle beraber boş zamanlarını kendilerine bir sanat ve beceri kazandıran sanat ve ticaret dallarından birisinde kendisini yetiştirmelidir.