Bildiğiniz gibi şirketlerde herhangi bir pozisyon için çalışacak kişiler için mülakatlar esnasında farklı metotlar kullanılır.
Mantık yürütme, problemleri çözebilme, olaylara yaklaşım gibi birçok konu bu sayede ölçülebiliyor. Aşağıdaki alıntıdaki örneğe baktığımızda bu farklı metotları ve kişilerin farklı davranışları nasıl göz önüne alınır görebiliyoruz.
“Bir firmada yönetim, işe girmek isteyenlere bir soru sormuş ve soruya en uygun cevabı veren kişiyi işe almışlar. Bu soruda doğru veya yanlış cevap diye bir şey yok sadece düşünce sistemi önemli.
Soru şu: Karanlık yağmurlu bir gece yağmur yağıyor fırtına var gök gürlüyor ve siz sabaha karşı 02.00′ de tek başınıza ıssız bir yolda araba ile gitmektesiniz. Arabanız iki kişilik. Biraz ilerde otobüs durağında 3 kişi bekliyor.
Birincisi bir doktor, sizi daha önce geçirdiğiniz kalp krizinden kurtarmış.
İkinci kişi, çok yaşlı ve hasta neredeyse ölmek üzere olan birisi.
Üçüncüsü, hayatta her zaman tanışmak için can attığınız bir yazar.
Hava gittikçe kötüleşiyor ve arabanızda sadece bir kişiye yer var.
Böyle bir durumda ne yapardınız? Soruyu iyice düşünün ve en iyi cevabı verin.”
Alıntıya devam etmeden şöyle bir düşünelim. Genellikle insanların cevaplarında hangi düşünce hâkim olurdu acaba? Birinci olarak bencillik sonucu doktoru alırım olurdu. İkinci olarak vefa duygusu ağır basar ve hasta adamı alırdım. Alıntıya devam edelim;
“Görüşmecilerden bazılarının cevabı şöyle olmuş:
A. Hasta adamı en yakın hastaneye götürürdüm.
B. Doktor daha önce hayatımı kurtardığına göre onu alırdım.
C. Manen düşünürsem, tabiî ki hasta adamı alırdım, fakat kendi geleceğim ve hayatım için her zaman tanışmak istediğim büyük yazarı alırdım.”
Burada doğru veya yanlış cevap diye bir şey yok sadece her bir kişinin durumu algılayışı ve ele alışı var. Bu görüşmede cevapların % 90′ ı “yaşlı adamı alırdım” olmuş; ama sadece bir kişiyi işe almışlar.
O kişinin cevabı ise şuymuş: Arabadan inip anahtarı doktora veririm. Doktor benim hayatımı kurtardığı gibi yaşlı kişiyi de hastaneye yetiştirip iyileştirebilir. Böylece ben de hayatımda en çok tanışmak istediğim yazarla otobüs durağında baş başa kalıp onu tanıma fırsatını elde edebilirim.
Bu cevapla o kişi hemen işe alınmış. İnsanoğlu tabiî olarak bencildir bütün verilen diğer cevaplarda kimse arabasını vermeyi akıl edememiş…”
Evet, görüldüğü gibi bazen en iyi çözüm, herkesin baktığı yerden değil farklı bir açıdan bakabilmekle ortaya çıkıyor.
Gençlere; ezber cevapların ötesine geçmenin, olaylara farklı pencerelerden bakabilmenin önemini hatırlatan küçük bir yazı olması ümidiyle...