"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

7 Ekim’in 70 yıllık baykuşu

M. Latif SALİHOĞLU
07 Ekim 2022, Cuma
Sosyalist-komünist bir kadronun Rusya’da gerçekleştirmiş olduğu ihtilâl hareketi 7 Ekim 1917’de nihaî hedefine ulaşmış oldu.

“Bolşevik İhtilâli, Komünist Devrimi, 7 Ekim Devrimi” gibi farklı isimlerle anılan bu kızıl ihtilâl, Rusya’nın dışında zamanla geniş bir bölgeye yayıldı. Balkan toplulukları ile Orta Asya’daki Türk toplulukları da etkisi altına alan komünist rejim, yaklaşık 70 yıl kadar galibane bir şekilde hükmünü-etkisi icra etti.

Şimdi, dinsizliği yayan ve uzun süre insanlığın başına belâ olan bu hadisenin gelişme seyrine kısaca bir nazar gezdirelim.

*

Rusya’daki Bolşevik İhtilâline hangi isim konulursa konulsun, mahiyeti pek değişmiyor: Marksist, ateist ve maddeci bir dünya görüşünü benimseyen bu dinsiz cereyan, aynı zamanda bütün dinleri dışlayan, reddeden, hatta onlarla mücadele eden bir mahiyet arz ediyor.

Dinî, mânevî ve mukaddes sayılan herşeye muhalefet eden, hatta bunları toplumu uyuşturan bir nevî “afyon” gibi gören komünist rejim, öncelikle Rusya’daki Hıristiyanlık dinini yıkmaya yöneldi. Ardından, dünyada yaşayan sair dinlere ve bilhassa İslâmiyete karşı fikrî ve ideolojik bir savaşa tutuştu.

Lenin, Troçki ve Stalin gibi dinsiz zalimlerin tekeline giren Rusya’nın ardından, dünyanın diğer bazı ülke ve toplulukları da hızla komünizme kaymaya başladı.

Komünist cereyanın arkasında sadece Marksizm gibi ideolojik destek yoktu. Aynı zamanda “Kızıl Ordu” denen dinden, mâneviyattan yoksun, anne ve babaları belirsiz, adeta robotlar topluluğundan müteşekkil, ateş gücü yüksek bir askerî kuvvet vardı.

Bu vahşi ve kaba kuvvet, uzun müddet özellikle yakın ülke yönetimlerinin de korkulu rüyâsı oldu. Baltık ülkelerinden Kafkasya’ya, Orta Asya’dan Karadeniz sâhilindeki ülkelere kadar, Rusya’ya yakın veya komşu olan bütün devletler, komünst rejiminden ve bilhassa Kızıl Ordu’dan bir şekilde etkilendiler.

*

Komünizm veya Bolşevizm, bir siyasî iktidar veya bir askerî kuvvet yönüyle zaman içinde durakladı, geriledi ve nihayet çöktü. Ne var ki, bu yıkılış ve çöküşler içinde çok, ama çok önemli bir şey unutuldu adeta. O da, siyaseten çöken komünizmin geride bıraktığı ahlâkî buhran ve mânevî tahribat yönü.

İşte bu tahribat, artarak devam etti ve halen de devam edip gidiyor. Zira komünizm, mânen ve ahlâken bir “ibaha mesleği”dir. Bu da, “Helâl-haram ayrımı yok; adeta her şey mübah, herşey serbest” anlamına geliyor.

Bolşevik baykuşları, işte yıllar yılı bu şarkıyı okudular, bu teraneyi seslendirdiler. Üstelik, hayat ve yaşayış tarzlarını da buna göre şekillendirdiler.

Haliyle etkili oldular. Çünkü, koca bir ülke, süper bir devlet, bütün kuvvetiyle bu zihniyetin arkasında durdu. Hangi din ve milliyetten olursa olsun, insanlar bu cereyandan, mâviyattan yoksun bu hayat tarzından ciddi şekilde etkilendiler.

*

Nefis ve şeytanın hoşuna giden, herşeyi mübah gören dünyanın kuzey kutbu tarafından çıkıp dünyaya yayıldığı için, Bediüzzaman Hazretleri buna “şimâl cereyanı” ismini veriyor. Bu şimâl cereyanını insanlığa yaymaya çalışanlara ise “Bolşevik baykuşları” diyor.

Bolşevik baykuşları, pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de gizl-açık her türlü faaliyette bulundular. Bir yandan siyasî ve ideolojik mânâda çalıştılar, bir yandan da insanlarımızı bambaşka bir hayat tarzına alıştırmaya koyuldular.

Bazıları, komünizmi sadece bir siyasî iktidar meselesi olarak gördüler. Siyaseten çökünce, komünist tehlikesi de biter zanettiler. Oysa, asıl büyük tehlike, hayatta ve ahlâkta yaşanan dehşetli tahribat idi. Ne acıdır ki, siyasî komünistlik yıkıldıktan sonra bu manevi tahribat ciheti aynen devam etti.

Okunma Sayısı: 1670
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Eyüp Aygün

    9.10.2022 17:54:33

    Hocam BAYEZİD isminin manası nedir? Değişik şekillerde söyleniyor.Mesela Beyazit deniyor.Bu konuda sağlam bilgi yok.

  • S.topuz

    8.10.2022 01:08:00

    "Büyük Deccal, şeytanın iğvası ve hükmü ile şeriat-ı İseviyenin ahkâmını kaldırıp Hristiyanların hayat-ı içtimaiyelerini idare eden rabıtaları bozarak, anarşistliğe ve Ye'cüc ve Me'cüc'e zemin hazır eder. Ve İslâm Deccalı olan Süfyan dahi, şeriat-ı Muhammediyenin (A.S.M.) ebedî bir kısım ahkâmını nefis ve şeytanın desiseleriyle kaldırmağa çalışarak hayat-ı beşeriyenin maddî ve manevî rabıtalarını bozarak, serkeş ve sarhoş ve sersem nefisleri başıboş bırakarak, hürmet ve merhamet gibi nurani zincirleri çözer; hevesat-ı müteaffine bataklığında, birbirine saldırmak için cebrî bir serbestiyet ve ayn-ı istibdad bir hürriyet vermek ile dehşetli bir anarşistliğe meydan açar ki, o vakit o insanlar gayet şiddetli bir istibdaddan başka zabt altına alınamaz." Bediüzzaman Said Nursi, Şualar - 59

  • S.topuz

    8.10.2022 01:01:50

    "Her iki Deccal, Yahudinin İslâm ve Hristiyan aleyhinde şiddetli bir intikam besleyen gizli komitesinin muavenetini ve kadın hürriyetlerinin perdesi altındaki dehşetli bir diğer komitenin yardımını, hattâ İslâm Deccalı masonların komitelerini aldatıp müzaheretlerini kazandıklarından dehşetli bir iktidar zannedilir. " Bediüzzaman Said Nursi Şualar - 594

  • S.topuz

    8.10.2022 00:55:06

    DECCALİZMİ tamamen yok etmek eşyanın tabiatına ters ve iman- küfür mücadelesi de KIYAMETE kadar devam edeceğine göre, o zaman tek ÇARE VAR: O da tüm inananların,bilhassa İSA aleyhisselam ve ümmeti ile MÜSLÜMANLARIN ,bu dinsizlik, ahlaksızlık ve HUKUKSUZLUKLARA ve de KATLİAM VE KIYIMLARA beraberce engel olup,manevi bir SEFERBERLİK İLAN EDEREREK İNSANLIĞA SIRADIL MÜSTAGIMİ gösterip,İman ve KUR'AN Tefsirleri Risale-i NURLARLA Sahili Selamete ulaştırması şarttır. Bunun başka alternatifi kalmamıştır.

  • S.topuz

    8.10.2022 00:51:40

    "Hem Deccal'ın rejimine ve teşkil ettiği komitesine ve hükûmetine ait garib halleri ve dehşetli icraatı, onun şahsıyla münasebetdar rivayet edilmesi cihetiyle manası gizlenmiş. Meselâ: "O kadar kuvvetlidir ve devam eder; yalnız Hazret-i İsa (A.S.) onu öldürebilir, başka çare olamaz." rivayet edilmiş. Yani, onun mesleğini ve yırtıcı rejimini bozacak, öldürecek; ancak semavî ve ulvî, hâlis bir din İsevîlerde zuhur edecek ve hakikat-i Kur'aniyeye iktida ve ittihad eden bu İsevî dinidir ki, Hazret-i İsa Aleyhisselâm'ın nüzulü ile o dinsiz meslek mahvolur ölür. Yoksa onun şahsı bir mikrop, bir nezle ile öldürülebilir."(Şualar - 581

  • Abdullah Tunç

    7.10.2022 06:11:43

    Evet,asıl tehlike bu manevi tahribattır.Ahlakta ki anarşidir.Ahlaktaki yoz laşma,ahlaktaki bozulma dır.Bugün bu anarşi bütün şiddetiyle toplumda yaşa nıyor.Bu aynı zamanda dünyayı ahirete bilerek ter cih etme meselesidir.Bu nun çare-i yeganesi de Ri sale-i Nur'dur.Ancak buna karşı Risake-i Nur dayana bilir.Ve onun metin,sarsıl maz,halis,sadık,fedakâr,Nur talebeleri mukavemet edebilir.İnsanların % 90'nı nın nefsine tabi olduğu bu dehşetli zaman diliminde Nur talebelerine çok büyük görevler düşüyor. Bu ahlaki anarşiden ancak Risale-i Nur kurtara bilir.Bu görev de Nur tale belerinin omuzlarına yük lenmiştir.Tahribat büyük. Bu büyük tahribatı da an cak Risale-i Nur tamir ede bilir.İnşaallah Halis,sadık fedakâr Nur Talebeleri bu görevi bıhakkın yerine ge tirecekler...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı