"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Darbe mağduru misyon, kimlerin umurunda?

M. Latif SALİHOĞLU
18 Mayıs 2021, Salı
Tarih boyunca gaddarlar da, mağdurlar da hep olagelmişlerdir.

Mağduriyet, bazen ferdî, ailevî, mevziî olarak lokal ölçekte yaşandığı gibi, bazen de toplu ve kitlevî boyutta yaşanarak, binlerce, milyonlarca insanı etkisi altına almıştır.

Bugünkü konumuz, defalarca milletin yüzde 50’den fazla kesiminden oy desteğini muktesep hakkıyla almış, alabilmiş olan Hürriyetçi Demokrat misyonun maruz kaldığı mağduriyetlerdir. 

Bu meyanda düşünülmesi gereken en mühim nokta ise, bu büyük, asil ve köklü misyonun yaşamış olduğu mükerrer mağduriyetlerin kimin veya kimlerin umurunda olduğu, yahut ne derece umursandığı hususudur. Zira, bu mühim noktanın vüzuha kavuşması ile birlikte, kişi veya grupların bu noktadaki samimiyeti de çek edilmiş olur.

*

Evet, aslında birbirinin devamı mahiyetinde olan Demokrat Parti ile Adalet Partisi, her ikisi de birer darbe mağdurudur.

Biri 27 Mayıs İhtilâli, diğeri 12 Eylül Darbesiyle iktidardan uzaklaştırılmış ve bunlara olan milletin teveccühü ayrıca kırılmaya çalışılmıştır.

Bu darbeler zalimane karakterli olduğu gibi, ayrıca ve bilhassa 12 Eylül Darbesi çok daha münafıkane bir sûrette hayatiyetini uzun müddet devam ettirmiştir. Nitekim, halen de anti demokratik tasarrufları devam ediyor.

Dün olduğu gibi, günümüzde de hayret ve taaccüp ettiğimiz bir durum var. 

Şöyle ki: Darbeye ve darbecilere şiddetle karşı olduğunu söyleyen kimi siyasî fikir sahiplerini azıcık konuşturup test ettiğimizde, darbelere maruz kalan, yani mağdur durumdaki siyasî partilere ve liderlerine daha şiddetli bir kin ve husûmetle ateş püskürdüğüne şahit olmaktayız. Üstelik, istisnai kişilerle sınırlı değil, belki misalleri sayılamayacak kadar çoktur, bu tür kişilerin.

Bunlara defalarca şahit olunca, bu tür kimselerin hürriyete ve demokrasiye olan samimiyetinden de, ciddiyetinden de haklı olarak şüphe etmeye başlıyoruz.

Hatta diyebiliriz ki, bunların muhakemesi gibi insafı da şüphelidir, arızalıdır.

Zira, bakıp aşikâr görüyorsunuz ki, cuntacıların darbe ile devirdiği aynı siyasîlere, kendisi de başka türlü darbe vuruyor, yani bir tekme de kendisi vurmuş oluyor. Adeta, “Onlara oh olsun” diyor. (Benzer şeyleri, maalesef bazı “cemaatli siyasiler” de yapıyor.)

Şimdi, böylelerinin hak, hukuk ve demokrasi noktasındaki samimiyetine, ciddiyetine, tutarlılığına nasıl inanacak, nasıl güveneceksin?

Evet, darbelere ciddî mânada ve tutarlı şekilde karşı olanlar, öncelikle mağdura sahip çıkmalı ve onun gasbedilen siyasî hakkını savunmalı. Aksi halde, güvenilmez olurlar.

*

Evet, Türkiye’deki darbeler, şahıstan çok misyonlara karşı yapıldı.

Darbeye mâruz kalan, mağduriyet yaşayan misyon ise, hiç şüphesiz ki Demokrat Parti ile Adalet Partisi’nin temsil ettiği “Ahrar-Demokrat Misyon” çizgisidir.

Bugün hâlâ mağduriyeti devam eden bu misyon hareketini—mütevazı şartlarda da olsa—temsil eden parti, yine aynı isimle varlığını sürdüren Demokrat Partidir.

Bir dizi talihsizliklerle ve çeşitli iç-dış sebeplerle, oy oranı alabildiğine düşmüş veya düşürülmüştür. Ama, oy oranı ne kadar düşük seviyede olursa olsun, karakteristik özellikleri itibariyle yine de büyüyüp gelişmekte, hatta tek başına iktidar olabilme potansiyeline sahip bir misyon hareketinin adresidir.

Bunu asla gözardı etmemeli ve böyle alternatif olma özelliğine sahip partileri daima yedekte tutmaya ve yaşatmaya devam etmeli. 

Tâ ki, siyaset meydanı marjinal fikirlerden veya ideolojik cereyanlardan beslenen kutuplaştırıcı partilere kalmasın. Tâ ki, ye’is ve karamsarlık karabasan gibi milletin üzerine çökmesin, çökemesin...

Okunma Sayısı: 2001
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin YÜKSEKDAĞ

    18.5.2021 23:40:31

    Siyasetin ve Demokrasinin merkezinde hep Demokrat Parti dillendirilmeli, nisyana mahkum ettirmemeliyiz. Şimdi ki toplum mühendisleri Demokrat Partiyi gözlerden Irak tutmaya ve unutturulmaya çalışıyorlar. Biz Yeni Asya Nur Talebeleri olarak istinad noktası olmaya devam edeceğiz inşallah.

  • Ahmet Şimşek

    18.5.2021 16:51:16

    "Darbeye mâruz kalan, mağduriyet yaşayan misyon ise, hiç şüphesiz ki Demokrat Parti ile Adalet Partisi’nin temsil ettiği “Ahrar-Demokrat Misyon” çizgisidir." diyorsunuz. Hakikat bu değil diye düşünüyorum. Daha ziyade "dinî eğilim, dinî eğilimlere fırsat ya da bir takım haklar tanımak" olduğuna inanıyorum.

  • Abdullah Tunç

    18.5.2021 08:27:51

    Evet,defalarca darbelere maruz kalan,ahrarlardır,de mokratlardır,bu müsyonun sahipleridir.Milletin verdiği hakkı zorbalıkla ellerinden aldılar.Ve devlet eliyle aleyhlerinde propaganda yapıldı,misyon yok edilme ye çalışıldı.Dilkat çekici ve belki de darbelerden daha etkili,diğer bir noktada,bir kısım siyasi dindarların za hiri ve batini düşmanlıkla rıdır.Demokrat misyona ve sahiplerine dehşet bir kin ve düşmanlık besliyorlar. Ve ısrarla ve inatla bunu sürdürüyorlar.Hâlâ da böy ledirler.Bugün Ülkenin içi ne düştüğü maddi ve ma nevi sıkıntıların temelinde bu ahrar ve demokrat mis yona olan kin ve düşman lık ve bunların mapduriyeti yatıyor.İşin en acip tarafı en fazla bu kin ve düşman lığı dindar görünümlü siya siler yapıyor.Ve bu mağdu riyetlerin üzerinde durul muyor,ademe mahküm ediliyor.Ve siyasi istika met böylece kayboluyor. Ve arkasında sıkıntılar, bunalımlar geliyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı