"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

M. Latif Salihoğlu’nun ardından

M. Latif SALİHOĞLU
06 Ekim 2026, Salı
Risale-i Nur’u ilk tanıdığım yıllardı Yeni Asya Gazetesi ve Latif Abiyle tanışmam. Yazılarındaki cesaret, celadet, şevk, istikamet bana her gün heyecanla gazetemin yolunu gözletirdi.

O dönemler siyasi-içtimai hareketliliğin hızlı olduğu yıllardı. Yazıları, seminerleri, bizatihi görüşmeler; ondan çok şey öğrenmeme vesile oldu. Meslek-meşreb dediğinizde akan sular dururdu. Davasını ifade etmede gösterdiği engin tavır hepimize örnek olacak nitelikteydi. Şahsi hissiyata kapılmadan düsturlar üzerinden mevzuyu analiz eder ve hiç çekinmeden kavlileyyinle ifade ederdi. Celallendiği zamanlar nadirdi ama celallenmeyi icab edecek zamanlardı! Hakkın hatırını âli tutardı, bu yüzden ağır bedeller ödedi.

Çok defa kendisiyle istişare etme, istifade ve istifaza şansım oldu. En berbat dönemde bile asla ümidini, şevkini yitirmeyen bir azim ve gayreti vardı. Son olaylarda da istikrarlı ve isabetliydi..

Latif Abiyi özetle deseniz: Sadakat, Zübeyir-Kutlular abi, Yeni Asya, Demokratlık ve tabiki Süleyman Demirel gelir aklıma. Ha bir de deccalî süfyan tabiki! Tarihçiydi ama tarih bahaneydi. Onun derdi Risale-i Nur’un meslek-meşrebine sadakatti. Yazılarında, seminerlerinde verdiği mesaj hep bu minvaldeydi. Hz. Bediüzzaman’a, Risale-i Nur’a, Yeni Asya şahs-ı manevisine, meşverete...

“Şu sarsıntılı ve kararsız zamanda, kişi sebat etmeli ve yerinde sağlam durmalı. Bunun için de, sahip olduğu davanın sağlamlığından emin olmalı. Mensubu olduğu camianın metanetine güvenmeli. Haricî cereyanlara kapılmamalı. Siyasî, dünyevi, haricî cereyanların şiddeti ne olursa olsun, dahilde yine de şüpheye, tereddüte ve bilhassa ihtilâfa düşmemeli. Zira, hariçteki hiçbir hadise, dahildeki kuvvet ve kudsiyetin, ittifak ve ittihadın yerini tutamaz, onun kıymetinde olamaz.(...) Hakta sebat eden ve yerinde sağlam duran kazanır; sebatsız, istikrarsız şekilde giden ve rüzgâra göre yön değiştiren kaybeder.”1 demişti vefatından tam bir yıl önceki yazısında.

Zahiren sert gibi duran siması altında son derece şefkatli ve mehabetli bir ruhu vardı. Latif ve nahif biriydi. Bu yüzden olsa gerek son yıllarda yaşanan hadiseler nahif kalbini çok yormuştu. Davaya, cemaate, Yeni Asya adına gelecek her türlü ihanete karşı durup mücahede etti. Zübeyir Gündüzalp’in “Davasını ifade eden kazanır” dediği gibi, Latif abi de bu temsilde davasını ifade etme uğruna davet edildiği her yere hizmetini koştururken sağlığını fazla ihmal etmiş oldu.

Aslında hastalık bahane. İnsanı kudsî bir vazife ile tavzif eden Rabbimiz bir gün mühleti doldurup hepimizi hesap için huzuruna alacak. Kimilerin yüzü kara kimileri ise “Yüzler var o gün ışıl ışıldır, Rabbine bakar.” (Kıyamet-22/23) şumülüne dahil olacak. Ve belki de ilk sual; sadık mıydın, hain mi olacak?!

Hastaneye girişi aslında ebedi âlemle arasında ki perdenin açılışıydı bana göre. Vefatı sürpriz olmadı. Yine de belki o sürpriz yapar tekrar iman hizmetine kaldığı yerden devam eder diyordum; olmadı.

Hayatını hizmete adadı, onca sarsıntı, kırılma ve ayrılıklara rağmen sebat etti. Çizgisini bozmadan şu fani hayatını mühürledi. Hastalığından önce o mahalden bu mahale hizmet peşinde koşuyor, durmak yorulmak bilmiyordu. Biz Kayseri Hanım cemaati olarak da davet etmek istemiştik, takdirlerini ve selamlarını iletip program yoğunluğundan bahsetmişti. Şimdi keşke diyorum ama nafile...

Bir hayalim vardı ki, bir gün Rumuzat-ı Semaniye mütalası yapmaktı. Başka bahara kaldı, inşallah cennetâsa baharlara, konunun hakiki sahibiyle!..

Biz hizmetlerine, sadakatine, istikametine, dava adamlığına hüsn-ü şehadet ederiz. Rabbim rahmetine gark etsin makamını âli, mekanını nur menzili yapsın. Bizleri de istikamet ve sadakat üzere son nefese kadar daim kılsın. Amin.

1- Yeni Asya Gazetesi, 29 Eylül 2025, M. Latif Salihoğlu

Okunma Sayısı: 96
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı