"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yeni bir iftira dalgası

M. Latif SALİHOĞLU
30 Ocak 2026, Cuma
Hemen başta ifade edelim: Bahsini edeceğimiz bu yeni iftira dalgasının başını çekenler Kemalist diye geçinenlerdir.

Kemalistler tep tip değil, yekpâre vaziyette hiç değil.

Kemalizm, ahtapot gibidir. Çok sayıda elleri-kolları var.

Bir başka ifade ile, Kemalizmin değişik kisveleri var: Dindarı, seküleri, ırkçısı, milliyetçisi, komünisti, devrimcisi, darbecisi, sağcısı, solcusu, eyyamcısı, politikacısı, vesaire…

Kendini “Kemalist sol” cenahta gören bir akademisyene göre, iki tip sahte Kemalist daha var: Kemalist geçinenler ile Kemalizmden geçinenler.

1940’lı yıllarda TDK tarafından basılan “SÖZLÜK”teki örneklemeye göre ise, “Kemalizm, Türkün dini”dir. Bir de bu türden sapkınlıklarda bulunanlar var. “Ata’ya Mevlit” de cabası.

Velhâsıl, bütün bunlar gösteriyor ki, Kemalizmin hemen her türlü rengi, her çeşit versiyonu mevcuttur. 

«

Bir hayli çeşitlilik arz eden Kemalistlerin ortak özelliği azdır. Bu sebeple, birbiriyle de uyumsuzdurlar. Deştiğiniz zaman, İslâmiyet ile barışık olmadıklarını anlıyorsunuz. Ne var ki, bu yönlerini fazla izhâr etmiyorlar. Müslüman toplumun nefretinden çekiniyorlar. Bu sebeple, hiç inanmadıkları halde, yine de “Dindar Atatürk” profilinin ön plâna çıkarılmasını istiyorlar. “Mustafa” belgeselini hazırlayan Can Dündar, bu noktada çektiği sıkıntıyı, hatta gördüğü baskıyı vaktiyle köşe yazısında uzun uzun anlatmıştı.

Kemalistlerin bilinen en belirgin ortak özelliği, kafadan “Said Nursî düşmanlığı”dır ve yüz yıldır hayatımızda olan Risâle-i Nur hareketine olan muhalefeti, hatta muarızlığıdır.

Evet, yukarıda saydığımız umum Kemalistlerin ve dahi Atatürkçülerin en fazla karşı geldikleri ve en ziyade düşmanlık ettikleri şahsiyet, hiç tereddütsüz Bediüzzaman Said Nursî’dir. Dolayısıyla, onun eserlerine ve talebelerine de aynı şekilde muaraza ederek, her bir bahane ile onları karalamaya çalışıyorlar. Üstelik, her türlü yalanı, iftirayı, düzmeceyi de ardı sıra dizerekten.

O alenî yalanları, iftiraları, karalamaları okurken, yahut dinlerken, ister istemez şu noktayı düşünüyorsunuz: Bütün bunlar, acaba insî şeytanın aklına gelmiş midir?

«

Kemalistler, Sultan Abdülhamid’i hiç sevmezler. Hatta, ona bombalı sûikastta bulunan (1905) Ermeni teröristi “Ey şânlı avcı!” diyerek alkışlayan Tevfik Fikret gibi ondan nefret ederler.

Ama, söz konusu Said Nursî olunca, Sultan Abdülhamid’in haksız yere ona uyguladığı cezalandırma yöntemini bile hoş görürler. Misâl: “Abdülhamid’in tımarhaneye gönderdiği Said Nursî” diyerek, bu muameleden sadistçe bir zevk alırlar. 

Tabiî, Said Nursî ile ilgili olarak hemen her safhada kasten çarpıttıkları bilgilerin sunum şekli ayrı bir iğrençlik ki, onları muhatap alarak cevap vermeye dahi gerek yok. Zira, bile bile yalanlar uydurup seviyesizce lâflar ediyorlar.

«

Kemalistlerin bir kısmı, Said Nursî hakkında artık örtme-gizleme imkânı bulamadıkları bazı doğruları da dillendiriyorlar; ama, hemen arkasından iğrenç hakaretlerde bulunmaya tam gaz devam ediyorlar.

Meselâ diyorlar ki: Said Nursî, 31 Mart (1909) Vakasında isyancılara katılmadı. Şeyh Said Hadisesine (1925) destek vermedi. I. Dünya Harbinde, talebeleri ve milis kuvvetleriyle birlikte Kafkas Cephesinde var gücüyle savaştı. Yaralanıp Ruslara esir düştü. Esaretten sonra işgalcilere karşı Kuvvâ-yı Millîye saflarında mücadele etti. (Eee, daha ne istiyorsunuz? Derdiniz ne?)

Dertleri şu: Said Nursî’nin artık gözardı edilemeyen kahramanlıklarının bir kısmını saydıktan hemen sonra, dönüp “Ama, o Mustafa Kemal’e karşıydı. Ona İslâm Deccalı Süfyan diyordu” şeklindeki temcit pilâvını ısıtıp ısıtıp tekrar be-tekrar servis etmeye koyuluyorlar. 

Tabiî, burada durmuyorlar, ağza alınmayacak tahkir ve tezyiflerde bulunmaya devam ediyorlar ki, o lâfları burada tadad etmeye edebimiz müsaade etmiyor. Şimdilik “Yalan, iftira, hakaret yüklü o lâfları kendilerine aynen iade ediyoruz” demekle iktifa ediyoruz.

Okunma Sayısı: 286
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı