"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yolun sonu gözüküyor

Mehmet ÇETİN
29 Mayıs 2021, Cumartesi
Yalan değil, hayal de değil, hakikaten yolun sonu gözüküyor. En büyük şahidim işte sakal ve saçımdaki beyaz kıllar, ellerimin titremesi, daha da duygusallaşmam ve hemen her şeyimin yavaşlaması iken dışımdaki şahit ise tam karşımda duran ayna.

Ayna, yalan söylemez! Zira onda cüz-î irade yok, duygu yok. Ne görürse onu yansıtır. Dolayısıyla doğrudan doğruya hem doğrucu ve hem de tasdik edicidir.

Etrafımdakiler de yolun sonu geldiğini ima ediyorlar. İlerleyen yaşımdan mı, nedir, eskiden göremediğim hürmetler meselâ toplu taşımalarda yer vermeler, bana yolun sonuna doğru gittiğimi ihsas ediyor. Eskiden “kardeş, arkadaş, beyefendi” hitapları daha çok iken, şimdilerde “amca, hacı amca” gittikçe artıyor, bu da yolun sonuna gittiğimi ifade ediyor.

İlk torunumla daha hareketli oynar ve meşgul olurken, son torunumla o kadar olamadım. İlk torun sahibi olma duygularımı sanki son torun sahibi olduğumda durağanlaşmış hissediyorum.

Ne mi oluyor, nereye mi gidiyorum?

Efendim, hiç heyecan buyurmayın, güzele ve hayra gidiyoruz.

Evvelâ eskisi kadar meşgul olamadığımız ubudiyet hayatımız gittikçe daha şevkli ve şuurlu bir hâl alıyor. İş hayatı döneminde fırsat bulamadığımız okumaları, şimdilerde yapıyoruz. Ev ve çalışma hayatının getirdiği zarurî meşguliyetler eskisine nispeten bir hayli azaldı.

Sıralanabilecek pek çok sebep ve vesileler ders veriyor ki bütün bunları gençliğin heyecanlı döneminde, kendi güç ve sermayesi ile yapılıyor zannı, ihtiyarlık devrinde o gücün azalması, mevcudu idare edecek düzeye bile, belki yetecek kadar sürdürülmesi işaret eder ki o zan hatadır! Artık anlaşılmalı ki hayat yükü, bütünüyle ve sonuna kadar hakkıyla taşımaya insan muktedir değildir ve âcizdir! Yolun sonu yaklaşıyor artık görülmeli!

Yaklaşan yolun sonu mu, daha ilerinin mukaddeme öncesi hazırlık safhası mı, derken daha hızlı ikazcılar gözükmeye başladı. Bedenimde beliren hastalıklar, öncesinden yaşamadığım garip hâller, tepeden aşağıya yuvarlanırcasına giden duygular.

Duyguların kaynağı kalb, sonraki hayatımda daha müessir olmaya başladı. Söylenen sözleri kulağımla, gördüklerimi gözümle, dokunduklarımı ellerimle hissederken kalbim, onları çoktan kodlayarak oldukça mutedil hissiyatımla irademi yönlendirmesi bana çok büyük kılavuz oldu.

Artık daha az hata yapıyorum, eskisine nisbetle, daha az konuşup, yediğim gibi. İstesem de yapamadığım gibi, hem dinleyenim de az maalesef.

Maalesef diyorum, demek istediğim o kadar çok sözlerim var ki ah bir dinleyen olsa da sabırla, sonuna kadar, ama nerede?

Muhtemelen onlar da bu tecrübe edilmiş hakikatleri anlayacaklar, bu vakte gelince. Lâkin onlar da aynı sızıyı duyacaklar mı, bilemem. Sızı, her zaman bilenen ağrılara bir isim olmaktan ziyade gönül yaralarının da ötesindeki takatin bitmeye başladığı, güç ve kudretin artan sermayeye inat tükenmeye yüz tuttuğu şu müstakbelimde de muhtemel adı olacak, yani âcizliğimin.

Gel, ey hâlimi okuyan dertli yoldaş! Aynı yaşın yolunda isek, müşterek derdimiz bunlar. Sanma ki bunlar ümidin tükenmişliği, asla! Aksine bunlar tükenmeye yüz tutan âcizliğim vasıtasıyla sonsuzluk yoluna açılan bu gölgelik mesabesindeki yolun nihayete ereceğine ermişliğin ifadesidir.

İşte bunlar bile bendeki âcizliğin çok açık alâmeti değil midir? O halde ne diye yazıyorum da kendimi yoruyorum, yolun sonu gözüküyor, diye.

Gözüküyor işte! Köre ne, görene…

Not: Vefat eden Muzaffer Ağabeyim için taziyede bulunan ve bulunamayanlara teşekkür ediyor, Rabbimden sağlıklı ve hayırlı uzun bir ömrü aileleriyle beraber huzur içerisinde geçirmelerini diliyorum. 

Okunma Sayısı: 2874
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet Çetin

    29.5.2021 21:27:42

    Yorumda bulunan ve bulunamayan bütün ağabey/abla ve kardeşlere binler selam ve dualar.

  • Hayrettin Temiz

    29.5.2021 18:32:48

    Allah rahmet etsin.mekani cennet olsun.

  • Sebahattin

    29.5.2021 15:46:16

    Rabbim ebediyen razı olsun, ayrı hak çok ibretli ders alıcı ve biz yolculara sarsıcı hazırlıklı olmayı hatırlatan, aklımızı başımıza getirecek güzel bir yazı olmuş Cenâb-ı Hak bizlere, hepimize ferasetli uyanıklar versin. Allah'a emânet olunuz.

  • Ali

    29.5.2021 12:27:04

    Ey kardeşlerim ihtiyarlar ve hemşire ihtiyareler! Hadis-i şerifte vardır ki, "Altmış yetmiş yaşlarında ihtiyar bir mü’min dergâh-ı İlâhiyeye elini kaldırıp dua ederken, rahmet-i İlâhiye onun elini boş döndürmeye hicap ediyor." Madem rahmet size karşı böyle hürmet ediyor; siz de rahmetin bu hürmetini, ubudiyetinizle ihtiram ediniz.. Müslümanlar için duanızı katlayınız öyleyse efendim.

  • Neslinur

    29.5.2021 11:26:22

    Saygıdeğer Mehmet ağabey, tevazu gösterdiğinizi düşünüyorum. Yaşa takılmayınız lütfen . Sizlerin hizmette ömür geçirmiş ağabeylerle daha çok röportajlarınızı dinleyeceğiz . Her türlü meşakkatine rağmen cenab ı hakkın hay ismini arzu etmek hayırlı, istikamet üzere geçecek bir ömür için gerekli. Rabbim sizlere sıhhat afiyet lütfeylesin amin

  • nabi turak

    29.5.2021 06:45:04

    Kardeşim Cenab ı Allah Muzaffer abinize gani gani Rahmet eylesin. Sizlere yakınlarınıza Sabr ı Cemil hayırlı ömürler nasip eylesin Amin . Güzel bir yazı olmuş kaleminize yüreğinize sağlık .Selam ve dua ile .

  • Halil İbrahin KARAHAN

    29.5.2021 03:59:42

    Allah razı olsun tebrikler.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı