"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Çalışan gazeteciler günü”müzü kutladık!

Mehmet KARA
12 Ocak 2020, Pazar
Geçtiğimiz Cuma günü “Çalışan Gazeteciler Günü”ydü. Gün dolayısıyla gazeteciliğin ne kadar önemli olduğu ile ilgili güzel konuşmalar yapıldı.

Anketler yapıldı. Basının şu andaki durumu gözler önüne serildi. 2019 yılını gazeteler ve gazeteciler açısından “kara bir yıl” olarak değerlendirmek yanlış olmaz. Yapılan araştırmalara göre 100 gazete kapandı. 10 binin üzerinden gazeteci işsiz kaldı. Basın ve ifade hürriyeti açısından ve ekonomik yönden ayakta kalma mücadelesi veriliyor. Son beş yılda 3 bin 804 gazetecinin basın kartı iptal edildi. 

Gazeteciler kendilerine ait bu günde mutlu olmaları gerekirken mutlu değillerdi. Günlerini buruk kutladılar…

Çünkü…

Yeni yıla girerken iki ulusal gazete kapandı. Daha önce de bazı gazeteler kapanmıştı. Yüzlerce “çalışan gazeteci” işsiz kaldı, çalışamaz oldu. 

Yapılan araştırmaya göre çalışan gazetecilerin üçte birisi son 5-6 yılda işsiz kaldı. Şu anda çıkan gazetelerin tirajları dip yapmış durumda. Bunda da suçluyu başka yerde aramamak lâzım. 

Basının yasama, yürütme ve yargıdan sonra 4. kuvvet olduğu hep söylenir. Dördüncü kuvvet olması gereken medya şu anda maalesef ilk onda dahi yer alamıyor. Bu yüzden de demokrasinin vazgeçilmezleri arasında basın hürriyeti olması gerekirken, geldiğimiz noktada basın hürriyetinden söz etmek neredeyse imkânsız. Bunun eksikliği dahi söylenemiyor. Medyanın bazı dönemlerde birinci kuvvet gibi hareket etmesi de yanlıştı. Şu anki durumu da yanlış.

Bunda basının tek ses olmasının ve yüzde 95’e yakın gazetenin iktidarın kontrolünde olmasının da etkisi var. (2018 Uluslararası Basın Enstitüsü Raporu’na göre, AKP iktidarının medyayı kontrol etme oranı yüzde 95’lere kadar yaklaşmıştı…) 

2018 yılında Kadir Has Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, her 5 vatandaştan 3’ü ülkemizde basın hürriyetinin olmadığını düşünmekteydi. Araştırmaya göre, yine her 5 vatandaştan 3’ünün medyadaki haberlere güvenmediği ortaya çıkmıştı. Bunun daha da düştüğünü söylemek yanlış olmaz.

Halkın basına güveni yok denecek kadar azaldı. Oxford Üniversitesi Reuters Gazetecilik Çalışmaları Enstitüsü’nün raporuna göre ise Türkiye haberlere güvenmeme açısından, dünya ülkeleri arasında 2. Sırada yer almakta. Türkiye, Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 2002’den 2018’e 99. sıradan 157. sıraya gerilemişti.

Ayrımcılık, baskı tarif edilemeyecek kadar büyük boyutlarda. Reklâm verenlerin tehdit edilmesinden, resmî kurumların ilân vermemesine kadar birçok alanda baskılar artıyor. Gazeteciler arasında ayrım had safhada. Bu ayrımcılık hayatın her alanına girdi. Muhalefet partileri dahi bu ayrımcılığa ayak uydurdu! Yasal ve anayasal hak olan basın kartı birçok gazeteciye “gerekçesiz” olarak verilmiyor ya da bekletiliyor.

Basına ve basın hürriyetine yapılan baskılar en başta demokrasiye zarar veriyor. Basın hür olmadıkça tam demokrasiden ve hürriyetlerden bahsetmek söz konusu olamayacaktır.

İşsiz ve şu anda çalışan gazetecilerin geçmiş “Çalışan Gazeteciler Günü”nü kutlarken, baskıların artık son bulmasını temenni ediyoruz. 

***

DÜZELTME VE CEVAP YAZISI

Özel televizyonlarda ekonomik yorumlar yapan ekonomist Dr. Oğuz Demir’in twitter adresinden aldığımız ekonomik veri ve tabloları 11.11.2019 tarihli yazımızda kısa bir değerlendirmeyle birlikte “küçük bir not” halinde burada yazmıştık. TÜİK yazımızla ilgili “Düzeltme ve cevap yazısı” başlıklı “uzun” bir yazı göndermiş… 

“Gazetecilik etiği” gereği TÜİK’in açıklamasını aynen aktarıyoruz:

“Gazetenizin 11.11.2019 tarihli nüshasının 7’nci sayfasında Mehmet KARA’ya ait “Sözünde Durmalarını Mı Bekliyorduk?” başlıklı köşe yazısında “Zam Yap, Enflasyonu Düşür!” başlığı altında; “Şimdi temel tanımlar da yeniden yazılıyor. Eski ekonomi teorilerine göre, zam yapıldığında enflasyon artardı. Yeni ekonomiye göre zam yaparsan enflasyon düşer. Enflasyon hesaplanırken “enflasyon sepeti” kullanılıyor. 1 Ocak’tan bu yana bu sepet içinde olan kalemlerden sadece 20 kalemde fiyatlar düşerken, 352 kalemde TÜİK’in açıkladığına göre 8.5’un üzerinde artış yaşanmış.” ifadeleri yer almaktadır.

2005 yılında yürürlüğe giren 5429 Sayılı Türkiye İstatistik Kanunu, Birleşmiş Milletler tarafından 1992 yılında kabul edilen resmî istatistik temel ilkeleri ve Avrupa Komisyonu tarafından 2005 yılında kabul edilen Avrupa İstatistikleri Uygulama Esaslarını ihtiva etmekte olup Türkiye İstatistik Kurumu’nun meslekî ve teknik bağımsızlığını teminat altına almaktadır.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ürettiği bütün istatistiklerde olduğu gibi tüketici fiyat endeksini (TÜFE) uluslar arası normlarda; meslekî bağımsızlık, şeffaflık, karşılaştırılabilirlik, tarafsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı olarak, Avrupa Birliği ve dünya genelinde geçerli olan, uluslar arası kurumlar tarafından tavsiye edilen yöntem, tanım ve kavramları kullanarak hesaplamaktadır. Söz konusu kavram ve yöntemler ile uygulama sonuçları yerli ve yabancı kurum ve kuruluşlardaki uzmanların değerlendirmelerine açık olduğu gibi, en ayrıntılı düzeyde de kamuoyu ile paylaşılmaktadır. TÜFE hesaplamalarında kullanılan ağırlıklar, madde sepeti ve fiyatlar şeffaflık politikası gereği Türkiye İstatistik Kurumu internet sayfasında da yayımlanmaktadır. Bu alanda TÜİK, dünyada en şeffaf kurumlar arasında yer almaktadır.

Enflasyon hesabında her ay 418 madde 895 madde çeşidi için yaklaşık 545 bin fiyat derlenmektedir. TÜFE hesaplamalarında her ürün kendi ağırlığınca genel endekse etki etmektedir. Bu kapsamda, fiyatı artan ya da azalan ürünlerin sayısından çok endekse etkisi göz önüne alınarak yapılacak olan yorumlar daha anlamlı sonuçlar üretecektir. Ayrıca, TÜFE yıllık değişim oranları, bir önceki yılın aynı ayı referans alındığında gerçekleşen değişimi ölçmektedir. TÜFE yıllık değişim oranlarının aylar içinde azalması fiyatların düşmesi değil, fiyatların artış oranının düşmesi anlamına gelmektedir. Bir diğer ifade ile fiyat artışı devam etmekte ancak fiyatların artış hızında düşüş gerçekleşebilmektedir. Yıllık değişim oranlarının madde fiyatları üzerinden hesaplanan basit oran olmadığının, maddeye ait aylık endeksler üzerinden yıllık değişimlerin hesaplandığının göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

Şeffaflık ilkelerimiz gereğince internet sitemizde 7/24 bütün sürece ve meta veriye erişilebilmektedir. Kurumumuzun ürettiği bütün istatistikler için iletişim kanallarımız bilgi almak isteyenlerin hizmetine açıktır.

Türkiye İstatistik Kurumu, TÜFE dahil bütün istatistiklerini uluslar arası normlar çerçevesinde üretmek için gerekli kurumsallaşmayı gerçekleştirmiştir. Dolayısıyla TÜİK tarafından hesaplanan TÜFE kişilerden ve makamlardan bağımsız olarak hesaplanmaktadır ve hesaplanmaya devam edecektir.”

Okunma Sayısı: 713
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÜSEYİN İLHAN

    12.1.2020 14:30:55

    TÜİK ile biz vatandaşlar bu artan fiyat farklarını demek ki ayrı ayrı hissediyoruz.Zira ekmek fiyatına zam yok.DOĞRU.Mesela 1,5 lira olan ekemk yine aynı amma GRAMAJDA AZALMA VAR.Şöyleki 250 gr.ekmek 1,5 lira iken fiyatı 2 lira olduğunda % 33 zam olmuş dmeektir.Amma siz gramı 200 'e indirir ve fiyatı aynı tutarsanız ZAM YOK DİYEBİLİRMİSİNİZ.Çünkü azalan gramaj yoluyla ekmeğe yine % 33 zam yapılmış olmuyormu. Marketlerdeki birçok ürünün ambalajlarında gramaz azalması var.ELEKTRİK ve D.GAZ için zamları AKP li belediyeler dahi hizmet ve ürünlerine zam yapmada artan oranı son iki yılda % 100lerin üzerinde olduğunu deklare ederken sahi bu TÜİK hangi şahıs ve ticaret erbabından bunları derleyip topluyor..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı