"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Emekliler ne istiyor?

Mehmet KARA
02 Kasım 2026, Pazartesi
Kamuoyunda fon vurgunu ve siyasî bağlantılarının tartışıldığı bir dönemde, emeklilerin zam konusunun gündeme getirilmesi, gündemi değiştirmeye yönelik bir hamle ve seçim yatırımı olarak değerlendiriliyor.

Fonlar nereye gitti? Kimler sorumluydu? Siyasî bağlantılar var mı? Hesap veren oldu mu? Bu sorularının cevapları henüz ortada yok.

Elbette emeklinin maaşı önemsiz değildir. Çünkü ülkede 17 milyondan fazla emekli var. 

Tam tersine, yıllarca çalışmış, üretmiş, vergi ödemiş ve ülkesine hizmet etmiş milyonlarca insanın bugün geçim mücadelesi vermesi başlı başına çok ciddî bir mesele. Emekliler, pazara giderken hesabını yapmak, faturaları ve kirasını ödeyebilmek için temel ihtiyaçlarından kısmak zorunda kalıyor. 

Enflasyon düşürülemedi. Emekliler ve asgarî ücretlilere yapılan artışlar hep düşük kaldı. Emekliler arasında adaletsizlik oluşturan sistem, yıllar içinde taban maaşları eşitleme noktasına geldi. Hayat pahalılığı çok can yakıcı bir seviyede. Bir de “hedeflenen resmî enflasyon”a göre zam yapılması, toplumun en geniş kesiminin yoksullaşmasına yol açtı.

***

EMEKLİ BAŞ TACIYSA İSE...

Son Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “2027 bütçesinde başımızın tacı olan emeklilerimizin durumunu ‘biraz daha iyileştirecek’ malî imkânları oluşturuyoruz” ifadesinden sonra her gün yeni formüller ortaya atılıyor.

Ek zam, refah payı, 65 yaş üzerindeki ve çalışmayan emekliler için özel düzenleme gibi formüller büyük bir müjde olarak ifade edilse de aslında hiç de öyle değil.

Beş milyondan fazla kişinin aldığı en düşük emekli aylığı şu anda 23 bin 500 lira. Yıl sonunda yaklaşık yüzde 10 zam, bir de refah payı yüzde 10 gelse dahi maaş ancak 28 bin liraya ulaşabiliyor.

Bu rakam, şu andaki asgarî ücreti ancak yakalıyor. 

“Bunun neresi müjde” diye sormazlar mı? 

Daha iki-üç yıl öncesine kadar en düşük emekli aylığı, asgarî ücretin yüzde 50’sinin üstündeydi. “Kök ücret” diye bir uygulama getirdiler; emekli maaşları yıllar içinde asgarî ücretin çok altında kalarak sefalet ücreti oldu.

Mevcut sistemde farklı prim ödeme geçmişine sahip emekliler aynı taban aylığı alabiliyor. Bu durum, daha uzun süre çalışan ve yüksek prim ödeyenlerin aleyhine oluyor.

2026 Küresel Emeklilik Endeksi’nde Türkiye, değerlendirilen 19 Avrupa ülkesi arasında son sırada yer alırken yaklaşık 12 milyon emekli 38 bin lira olan açlık sınırının altında yaşıyor. 

***

EMEKLİ İÇİN NE YAPILMALI?

Bu yüzden bu tür artışlar, emeklinin geçim sıkıntısını gidermez.

Önce 2008’de yapılan düzenleme değiştirilmeli.

İntibak yasası çıkartılmalı.

Emekliler arasındaki adaletsizlik giderilmeli. 

Seyyanen zam mutlaka yapılmalı. 

EYT’lilerin bir günlük farkla yaşadığı 17 yıllık mağduriyet giderilmeli.

En düşük emekli aylığı, asgarî ücretin yüzde 50’sine çıkarılmalı. 

Aylık bağlama oranı, 2008 öncesindeki seviyeye çekilmeli.

Buradaki temel mesele şudur: 

Emeklinin geçim derdi de önemlidir, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı ve vurgunun siyasî sorumluluğu da. Biri diğerinin üzerini örtmek için kullanılmamalıdır.

Emeklinin geçim sıkıntısı vardır ve giderilmelidir. Fonlarla ilgili iddialar da açıklığa kavuşturulmalıdır. Birinin konuşulması, diğerinin unutulmasına yol açmamalıdır 

Ülke, emeklinin zam talebiyle kamu kaynaklarının akıbeti arasında bir tercih yapmak zorunda değildir. Her iki mesele de kamuoyunun önünde, bütün açıklığıyla tartışılmalıdır.

Yıllarca alın terinin karşılığını bekleyen emekliler sadaka değil, hakkını istiyor; adalet bekliyor. Kamuoyu da kendi parasının nereye gittiğini bilmek istiyor.

Okunma Sayısı: 256
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı