10 Ağustos’ta tatile giren Meclis, 51 gün sonra Perşembe günü Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’a açış konuşması ile açıldı. Milletvekillerini Salı gününden itibaren yoğun bir gündem bekliyor.
Yeni yasama yılının başlamasıyla birlikte Terörsüz Türkiye sürecine yönelik yürütülen çalışmaları yakından takip etmek amacıyla Meclis bünyesinde bir izleme komisyonu kurulması plânlanıyor.
Meclis’in Ekim ayındaki gündem başlıklarından birisinin de 13. Yargı Paketi olması bekleniyor.
Meclis Aralık ayı sonuna kadar 2027 bütçesi ile ilgili yoğun bir çalışma içinde olacak.
Muhalefet partilerinin fon skandalı ile ilgili hazırladıkları araştırma önergeleri de gündeme gelecek. Ancak bundan önce olduğu gibi bu önergeler AKP ve MHP tarafından reddedilse de yolsuzluk, usulsüzlük hep konuşulacak. Çünkü pandoranın kutusu açıldı. Bir eski bakanın istifası ile bu meselenin kapanmayacağı görüldü.
***
49 BİN SORUNUN 6 BİNİ ZAMANINDA CEVAPLANDIRILDI
Asıl üzerinde durulması gereken meselelerden biri ise Meclis’in denetim görevi.
Hükûmetin ekonomi, adalet, hürriyetler, yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar konusundaki karnesi zayıflarla dolu iken, Cumhurbaşkanı Kabinesi’nin de “soru önergesi karnesi”nin çok zayıf olduğu her yasama dönemi sonunda ortaya çıkıyor.
Partili Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile birlikte Meclis’in etkinliği azaldı. Meclis’in denetim yetkisi yok edildi. Güvenoyu, gensoru, bütçeyi veto hakkı yok. Muhalefet partilerince verilen Meclis Araştırma önergeleri önemine bakılmaksızın AKP ve MHP oylarıyla reddediliyor.
Atanmış bakanlar, seçilmiş milletvekillerinin “denetimi”ni engelliyor. Sözlü soru zaten sorulamıyor, Meclis’i denetim yollarından birisi olan yazılı sorular da zamanında cevaplandırılmıyor. 15 günde cevaplanması gereken sorular ya zamanda cevaplandırılmıyor ya tek cümlelik cevaplar verilerek adeta geçiştiriliyor ya da hiç cevaplandırılmıyor.
28. Dönemi’nin dört yasama yılında verilen toplam 48 bin 969 soru önergesinden yalnızca 6 bin 524 soru önergesi süresi içinde cevaplandırılmış. Süresi içinde cevaplandırılan soru önergelerinin tüm önergeler içindeki oranı yüzde 13’te kalıyor. Toplam 48 bin 969 soru önergesinin 27 bin 369’ının cevapları ise ancak “yasal süre aşıldıktan sonra” verilebilmiş.
TBMM Başkanlığı, “Meclis’in saygınlığına uygun olacak şekilde soruları tam olarak karşılayan, yeterli ve tatminkâr nitelikte hazırlanması” için bakanlıkları 28. Yasama Dönemi’nde beş kere uyarmış. Daha öncede bakanlıklar uyarılmıştı ama değişen bir şey olmadı.
***
CHS SIKINTILARIN KAYNAĞI
CHS’nin ilk yıllarında Meclis Başkanı olan Mustafa Şentop’un “yeni sisteme göre Meclis’i yasama alanında etkin hale getirecek enstrümanların iç tüzükte olması gerektiğini” ifade etmişti. Aradan geçen 8 yılda bu yapılmazken, seçim yaklaşırken olması da beklenmiyor.
İktidar kanadından sistemin MR’sinin çekileceği, rehabilite edileceği gibi ifadeler kullansa da bu da yapılmadı. Çünkü sistemin rehabilite edilecek bir hâli yok.
Sistemin yürürlüğe girdiği ilk yılda Erdoğan, “Sistemin eksisiyle artısıyla her şey ortaya çıkıyor. Bundan sonraki süreçte de nerelerde ne gibi aksamalar varsa bunlar da giderilerek yolumuza devam ederiz” demişti. Birçok yerde aksamalar olmasına rağmen giderilmesi için çaba gösterilmedi.
Meclis’in güçlü hâle getirilmesi artık ertelenemez bir gerçek.
Güçlü demokrasi için güçlü Meclis gerekir. Güçlü Meclis için de milletvekillerinin denetim yetkilerini etkin biçimde kullanabilmesi gerekir.
İstişarenin tam mânâsıyla uygulandığı, tek kişinin değil ortak aklın devrede olacağı bir sistemin tekrar tesis edilmesinin gerektiği ortada iken bu sistemde ısrarcı olunmasını anlamak mümkün değil.