"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hele bir de çiftçiye sorun!

Mehmet KARA
05 Aralık 2021, Pazar
Türkiye Ziraat Odaları Birliği, çiftçinin yaşadığı sıkıntıların en önemli sebeplerini ortaya koyan raporunu açıkladı.

Üretici ile market arasındaki fark 9 katına çıkıyor. Yani, çiftçinin ürettiği 1 liralık mal üreticiye gelinceye kadar 9 liraya çıkıyor. Raporda en çarpıcı olan da limon fiyatlarındaki artış. Limon üreticiden tüketiciye gelene kadar yüzde 790.44 zamlanıyor. 

Tabiî çiftçinin asıl sorunu maliyetlerin artması. Gübreye 16 ayda 37 defa zam yapılmış. Şu anda ekim yapan çiftçi mahsulünü gübresiz ediyor. Bu da daha verimsiz ve daha az ürün çıkacağı anlamına geliyor. Çiftçi 16 ay önce 1.200 liraya aldığı “taban gübresi”nin şu anki fiyatı 11 bin lirayı geçiyor. Baharda ekmesi gereken gübre ise tonu 16 ayda 1.800 liradan 13 bin liraya çıkmış. Çiftçi bu fiyatlarla nasıl gübre alsın? Bahara kadar bu gübrenin fiyatının ne kadar artacağını kestirmek zor! 

Çiftçinin en büyük maliyet kalemlerinden olan mazota da büyük oranda zam geldi. Bankalara ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçların faizine yetişemeyen çiftçilerin traktörleri, tarlaları haciz yoluyla satılıyor. Borcunu ödeyemeyen çiftçilere hapis cezaları veriliyor. Özetle, çiftçi çok zor durumda. Görünen o ki, gelecek yıl sebze ve meyve fiyatlarının yanına yaklaşılamayacak.

«««

Dayanacak güçleri kalmadı!

TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar’ın, “Üreticinin dayanacak gücü kalmadı” demese bir bakıma çiftçinin yaşadığı sıkıntıların özeti... 

Çiftçinin örgütlendiği STK’lar ardı ardına açıklamalar yapıp çiftçinin halini anlatıp, üretim yapacak halinin kalmadığını anlatırken Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli’nin “zarar eden çiftçi yok” demesi çiftçileri hayretler içinde bırakmıştı.  

Çiftçi Dayanışma Platformu Başkanı Ömer Sarı, “Tarım Bakanı ya bu işi bilmiyor ya da Cumhurbaşkanı’na iyi görünmek için mi böyle konuşuyor, anlamadık. 11 aydır sürekli çiftçilerin iyi olduğunu söylüyor. Bakan, bir gün ‘çiftçiler çok çalışır az az kazanır’ dedi. Çok doğru bir sözdü o. Evet, çiftçiler çok çalışır, az kazanır. Tarım Bakanı’na çağrımız, ayağına çizmesini taksın buyursun gelsin. Bir gün bizimle çalışsın, hasat yapalım, tarladan satış noktasına kadar gidelim, hesaplar yapılsın. O zaman konuşsun. Oturdukları yerden bu işler çözülmüyor” diyerek Sayın Pakdemirli’yi tarlaya davet ediyor. Çok da iyi ediyor. 

«««

“Cumhur İttifakı çiftçinin dostu” mu?

Çiftçinin bu durumu Meclis’te de sık sık gündeme geliyor. Sahada olan milletvekilleri çiftçinin halini anlatırken hükümete çözüm teklifleri sunuyor, ama “zarar eden çiftçi yok” denildiği bir ortamda çözüm beklemekte anlamsız oluyor. 

Meclis Genel Kurulu’nda çiftçilerin durumunu anlatan ve yaptığı açıklamalarla çiftçinin durumunu en çok gündeme getiren Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, memleketindeki çiftçilerinin sıkıntıları ilçe ilçe, köy köy anlattıktan sonra, “Toprak Mahsulleri Ofisi yurt dışından buğday ithaline devam ediyor, 4.750 liradan buğday ithal etti, bunu da 2.650 liradan sanayiciye veriyor; çiftçiye vermediği desteği yurt dışındaki çiftçiye ve sanayiciye vermeye devam ediyor” diyerek başka bir sıkıntıyı dile getirdi. “AKP’nin yirmi yılda uyguladığı yanlış politikalar çiftçinin ve besicinin canına okuduğunu” belirtirken de, çiftçiye verilecek destekle hem üreticinin hem de tüketicinin korunacağını anlattı. 

Gürer’dan sonra kürsüye gelen MHP Aksaray Milletvekili Ramazan Kaşlı ise, Tarım Bakanı gibi çiftçinin durumunun iyi olduğunu anlatırken, Cumhur İttifakı’nın çiftçinin “dostu” olduğunu, Cumhur İttifakı’nın sağladığı destekle Türkiye’nin kendisine güvenen, kendi gücüyle ayakta duran, tarımda sanayileşmiş ve tarım ürünleri ihraç eden, gelecekte söz sahibi, başı dik ve hür fertlerin yaşadığı onurlu bir toplum olarak yükselişine devam edeceğini söyledi. 

Çiftçi gerek Ankara’ya gelerek, gerekse de gördüğü her vekile, parti yöneticisine sıkıntılarını anlatırken, hükümetin duyarsız kalması, üstüne üstelik hükümet yetkililerinin ve ittifak ortaklarının bunu görmemesine ne demek gerekir bilemedik.  

Gazete sütunlarında, televizyon ekranlarındaki çiftçinin feryadını hiç mi duymuyor, görmüyorlar, diye merak etti. 

En iyisi çiftçilerin dediği gibi başta Tarım Bakanı olmak üzere iktidar milletvekillerinin çiftçinin tarlasına gidip ekim maliyetlerini görmeleri gerekiyor. Hele bir gitsinler de kim doğru söylüyor görsünler…  

Unutmamak gerekir ki çiftçi ekmezse şimdi samanı dahi ithal ederken bütün ürünleri dışardan almak zorunda kalırız. Verimli topraklarımıza yazık edilmesin! 

«««

Türkü sözleriyle çiftçilerin hali

Çiftçilerinin sıkıntılarını anlatırken, AKP Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey “Hatırlarsınız, ‘Zeytinyağlı yiyemem aman, basmada fistan giyemem aman’ diyerek bu millete yıllarca zeytinyağını yedirmediler” sözlerini de hatırladık. 

Sayın Canbey’in bu sözlerine yine türkü sözleriyle cevap verilmesi çiftçilerin de sıkıntılarını başka bir şekilde ortaya konulmasına sebep oldu. 

Sosyal medyada bu sözlere, “Allı turnam bizim ele varırsan, şeker söyle, kaymak söyle, bal söyle’ diyerek halkın şekerini yükseltiler” diyene mi rastlarsınız, yoksa “süt içtim dilim yandı” diyerek sütten soğuttular diyene mi, “Düriyemin güğümleri kalaylı’ diyerek güğümcülükten soğuttular” diyeni mi? 

Çiftçinin şu anki durumu anlatan türkü sözlerini pek bilmiyoruz ama çiftçileri üretimden soğutmasıyla ilgili ne söylense azdır. 

Okunma Sayısı: 892
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Asım parlak

    5.12.2021 08:20:20

    Bu millet halinden gayet memnun her sahada göstergeler berbatken halk neden kanuni yollardan bir tepki göstermiyor Ecevit kirizini hatırlayın bir esnafın başbakanın önüne fırlattığı bir yazar kasa mevcut iktidarın sonunu getirmekle kalmayıp onları seçimde baraj altında bırakarak meclise bile sokmamıştı şimdi durumun daha berbat krizin daha derin olmasına rağmen millet AKP ye 20 yılda öyle bağımlı bir hale gelmişki hâlâ anketlerde akp nın oy oranı yüzde otuz gözüküyor esas vahim olan durum bence büdur bunun manası seçmen diyorki seçime kadar akp göz boyama kabilinden olsada bir iki güzel iş yaparsa oyumu yine akp ye veririm.Y A Z I K ÇOK Y A Z I K

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı