"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Millete hizmet yolunda

Mehmet KARA
21 Haziran 2020, Pazar
Türkiye’nin her konuda kutuplaştığı, ayrıştığı, doğru ile yanlışın karıştığı, demokrasi ve adaletten yana şikâyetlerin arttığı, hak ve hürriyetlerin daraldığı, gelir adaletsizliğinin yaşandığı, refahta eşit paylaşımın olmadığı dinî ve millî değerler başta olmak üzere bir çok değerin istismar edildiği bir dönemi yaşıyoruz.

Hatta liderlerin bir masa etrafında dahi toplanamadığı bir dönem…

İşte böyle bir dönemde 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel 5. vefat yıl dönümünde hatırlanırken bu dönemdeki eksiklikler de dile getiriliyor. 2000 yılından önce yaşayan liderlerin vasıfları, siyaset yapış usûlleri ön plâna çıkarılıyor.

***

MİLLETE YAKIN OLMAK

Şu an siyasetçilerin mitingler hariç milletle iç içe olduğuna pek şahit olamıyoruz. Mitinglerde de aralarına uzun mesafeler ve bariyerler koyarak milletten uzaklaştığını, uzaklaştıkları, onların meselelerine uzak oldukları görülüyor.

Rahmetle andığımız Süleyman Demirel’in hayatına bakıldığında ömrünü millete hizmet yolunda geçirdiğini görürüz.

“Meseleyi mesele etmezsen mesele olmaz” diye meşhur bir sözü vardır. Hayatı boyunca meseleyi hep mesele olarak görmüş ve ömrü boyunca da bu meseleleri çözmeye gayret etmiştir.

Yasakların kalkmasıyla başlayan, muhalefet partisi genel başkanlığı, ardından başbakanlık, peşinden de Cumhurbaşkanlığına uzandığında yolda ve sonrasında Türkiye’yi karış karış gezen Demirel’le beraber 10-11 il hariç biz de gazeteci olarak beraber olduk. Buralarda gördük ki, Demirel milletin refahının artması, hayat şartlarının iyileşmesi, ülkenin kalkınması, hürriyetlerin genişlemesi, demokrasinin tam mânâsıyla yerleşmesi için olunca gücüyle mücadele etmiştir.

Mitinglerinde hep milletle iç içe olduğunu görmüştük. Konuşma kürsüsünü veya seçim otobüsünü milletin metrelerce uzağında değil, tam milletin ortasında konuşlandırıp orada konuştuğuna şahit olmuştuk. Konuşurken de milletin anladığı dille konuşup, onlarla sık sık diyaloğa girerdi. 

Millete yakın olduğu için de millet kendisine “çoban sülü”, “barajlar kralı” ya da “baba” lâkaplarını yakıştırmış ve böyle hatırlamaktadır.

* * * 

DEMİREL İLE YAŞADIĞIMIZ BİR KAÇ ANEKDOT

Bu vesileyle Demirel ile yaşadığımız birkaç anekdotu aktarmak istiyorum.

Hafızasını bilmeyen yoktur. Bir gördüğünü hiç unutmazdı, yıllar sonra ismiyle hitap eder, onu onore ederdi. Mitinglerinde seçim otobüsü üzerinden onlarca kez buna şahit olduk. Bir seferinde 30 yıl önce partisinin ilçe başkanlığını yapan bir kişiyi binlerce kişinin içinde tanıyıp seçim otobüsü üzerine çağırmasına şahit olmuştuk. 

1994 yılında askerlik hizmetine gitmeden önce yaptığımız özel görüşmede, “Askerlik hatıraları önemlidir, tezkereni aldığında bunları dinlemek isterim” demişti. 8 ay sonra askerliğimi yapıp geldiğimde Köşk’te bir basın toplantısının hemen başında, “Mehmet askerden geldin, hatıralarını dinlemek isterim” dediğinde hem şaşırmış hem de hafızasına bir kez daha hayran kalmıştım. Çünkü, benimle ilgili olduğu halde bu konuşmayı ben bile unutmuştum…

Gazeteciler arasında hiç ayrım yapmazdı. En aykırı sorulara dahi kızmadan cevap verir, o gazeteciyi bir daha programına dâvet etmeme gibi bir yola hiç başvurmazdı. Şimdi olduğu gibi geziler uçaklarla değil, otobüslerle yapılır, internet olmadığı için haberler ya telefonla ya da teleksle yazılırdı. Demirel konuştuktan sonra muhabirlerin haberlerini yazdırmasını bizzat takip eder, bir aksaklık olmamasını isterdi. Saatler süren Ankara’ya yolculuktan sonra gece yarısı dahi gelsek, tek tek muhabirlerin evlerine gittiğini haber aldıktan sonra kendi evine giderdi.

***

HEP MİLLETLE İÇ İÇE

Başbakanlığı döneminde yine milletle iç içe olmuştu. Günlerce, saatler boyu eski başbakanlık binasında milletle beraber olup onların şikâyetlerini, isteklerini tek tek dinler, çözüm bulmaya çalışırdı.

Cumhurbaşkanlığı döneminde de milletle görüşmelerini sürdürmüştü. 

Sonrasında da önce özel bürosu ardından da “demokrasi müzesi” olan Güniz Sokakta milletin dertleriyle dertlenmiş, tıpkı bir başbakan, bir cumhurbaşkanı gibi günlük ekonomik, dış politika ve siyasetteki gelişmeleri takip edip, görüşlerini fırsat bulduğu ölçüde açıklamıştı.

Güniz Sokaktaki ziyaretimizde (18 Ekim 2009) Demirel’in “Allah şâhittir, bir ömrü insanların iyiliği için harcadık” sözleri de millete verdiği önemi göstermesi açından önemliydi ve siyasetçilerin örnek alması gereken sözlerinden birisi olmuştu.

Bu ziyaretimizde şunları anlatmıştı: “Evet, Allah ve siz şahitsiniz biz boşa geçirmedik. İnsanların iyiliği için, huzuru, sükûnu, refahı, hakkı ve hukuku için uğraştık. Bu inşallah İslâmköy’deki müzenin kapısında da yazılacaktır. Nemelâzım demedik, bu bizi ilgilendirmez, demedik. Bizim halkımız barışı sever bir halk, kavgayı sevmez. Ama bir yere kadar barış. Bu herşeye rağmen olursa o zaman teslimiyet olur. Hiçbir zaman teslimiyeti kabul etmedik. ‘Bu yanlıştır, düzeltilmesi lâzım’ dedik. Halkımızı aydınlatmaya çalıştık. Allah şâhittir ki ihlâs ile hareket ettik. Kötülüğü niyet etmedik, kötülük düşünmedik. Kötülük yapmış olabiliriz, ama bunu kötü niyetle yapmadık…”

***

İLK MAKALE: DEMİREL

Bu vesileyle küçük bir not aktarmak istiyorum. 1985 yılından beri Yeni Asya’da çalışıyorum. Gazetedeki ilk makalem de Demirel ile ilgili olmuştu. Demirel, Cumhurbaşkanı olmadan bir gün önce 15 Mayıs 1993 tarihinde yazdığımız (ilk köşe yazımız) “Siyaset dışı” başlıklı makalemizde bir Demirel portresi çizmiştik. Yazının sonuna Demirel’in “Ben utangaç bir Anadolu çocuğuyum. Politika değişim ister. Politika değiştiği sürece değişmediğin takdirde çağdışı kalırsın. Eğer bugün politika bir politikacının Taksim Meydanı’nda koşmasını gerektirse, ben de bir politika adamı olduğum sürece koşmak mecburiyetindeyim.” cümlesi ile bitirmiştim.

Yıllarca seçim meydanlarında takip ettiğimiz Demirel’in millete yakınlığına, onların dertleriyle dertlendiğine yüzlerce, binlerce olayla şahit olduk. 

Vefatının beşinci yılında kendisini rahmetle anıyoruz.

Okunma Sayısı: 1114
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İ.Seyda

    21.6.2020 14:43:56

    Sayın Kara, Demirel'in misyonunu bize tekrar hatırladığınız için teşekkür ederiz. Ne var ki yeni nesillere de Süleyman Demirel'in misyonunu anlatmak gerekiyor. Bunu bir şekilde başarmalıyız.

  • Hüseyin İlhan

    21.6.2020 13:59:24

    Allah mekanını cennet eylesin.Biz helal ettik o da inşaallah hakkını helal etmiş olsun bizlere.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı