"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yazboz ya da kararsızlık!

Mehmet KARA
07 Temmuz 2019, Pazar
AKP iktidarında “Millî Eğitim sistemi” tam mânâsıyla yazboz tahtasına döndü. Hükümetin en çok değişen bakanlık koltuğunun Millî Eğitim Bakanlığı olması bile tek başına eğitim politikalarındaki kararsızlık ya da başarısızlığını gösteriyor.

Her gelen bakan yeni bir sistem getirdiği için 17 yılda eğitim sistemi bir türlü rayına giremedi, hep sorun oluşturdu. Her gelen bakan sanki farklı partiden gibi, yeni sistem oluşturdu… Her değişiklik hem öğrencilerin hem de velilerin başını döndürdü, döndürmeye de devam ediyor.

20 milyona yakın öğrencinin olduğu bir ülkede eğitim sistemi bütün milleti ilgilendiriyor. Dolayısıyla da eğitim sistemindeki bir değişiklik bütün ülkeyi ilgilendiriyor. 

Bu da AKP’nin Millî Eğitim konusunda önceden tesbit edilmiş bir politikasının olmamasının önemli bir delili. Eğitim sisteminin göreve gelen bakanın ufkuna ve çalışmasına terk edilmesi bir gariplik olarak önümüzde duruyor. Göreve yeni gelen her bakan eski bakanın yaptıklarını değiştirip yeni kararlar alıyor, sistemleri değiştiriyor.

***

Eğitim sisteminin onlarca sorunu var. Öğretmen açığı 100 binin üzerinde. Öğretmen atamalarının sözleşmeli olmasından bütün sendikalar şikâyetçi, ama adım atılmıyor. Yeni atamalar hâlâ sözleşmeli yapılıyor. Bunun yanında ülke genelinde 100 bine yakın “ücretli öğretmen” sorunu var. Öğretmen alımında “mülâkat” sistemi eşitsizlik meydana getirirken “torpil” iddialarını gündeme getiriyor. 3600 göstergede söz verilmesine rağmen hâlâ bir çalışma yok. Bütün bunlar öğretmenlerin motivasyonunu bozuyor. 

Okullar arasında ciddî nitelik farkı var. Bunun sebeplerinden birisi fizikî altyapı ve donanım eksikliği... Bu sıkıntının büyüklüğünü bazı özel liselerin 35-40 kişilik kontenjanı için 100 binin üzerinde başvuru yapılmasıyla görebiliyoruz. Özel liseler astronomik fiyatlarla eğitim verdiği için de sadece parası olan çocuğunu özel okullara gönderebiliyor. Olmayan ise fizikî altyapısı olmayan okullara…

Liseye girmek için son yapılan sınava bir milyon öğrenci girerken, bunların ancak 140 bininin tercih yapılabilecek olması, geri kalan 840 bin öğrencinin MEB tarafından adrese dayalı sisteme göre yerleştirilecek olması da eğitimin bir başka önemli sorunu…

***

Bütün bunların yanında bir de eğitim sisteminin yazboz tahtasına çevrilmesi hem öğretmenlerin eğitme ve öğretme kalitesini, hem de öğrencilerin öğrenme kapasitesini etkiliyor.

2002 yılından bu yana eğitimin sistemindeki değişikliklerin sayısı bile hatırlanamazken öğrenciler nasıl bir sistemle okula başlayacaklarını kestiremiyor. Velilerin kaygılı, değişiklikten adeta başları dönüyor. Öğrenci okula başladığı günden liseyi bitirene kadar eğitimini birkaç sistem değişikliği ile ancak tamamlayabiliyor.

Eğitim sisteminin yazboz tahtasına dönmesine en güzel örneklerden birisi bakanın dahi bilgisi olmadan “TEOG’u artık yanlış buluyorum, kaldırılması gerekir” denilerek alelacele değiştirilen sistem olmuştu. Şimdi de daha üç-dört yıl önce okula başlama yaşı 66 aya indirilmişti. Önümüzdeki yıl ise tekrar 69 aya çıkarılıyor. Ancak, bu değişiklik tek başına “kararsızlık” olarak bile değerlendirilemez. 17 yıllık bir iktidarın bir eğitim politikasının olmadığını, ya da oluşturulamadığını gösteren başka bir gelişme…

***

Bakanlık, yeni ortaöğretim sistemini hayata geçirmeye çalışıyor. Geçtiğimiz günlerde Millî Eğitim Bakanı Selçuk’un yeni sistemi açıklamasından kısa bir müddet sonra “ek açıklamalar” yapılması ve hâlâ yapılıyor olması da başka bir kararsızlığın göstergesi. Belirsizlik hâlâ devam ediyor. Eğitim-Bir-Sen’in, “Yeni model ile birlikte imam hatip liseleri, meslek liseleri ile fen ve sosyal bilimler liseleri gibi lise türlerinin de ortadan kalkacağı konusunda bir kaygı ve belirsizlik olduğu görülmektedir” açıklaması ise dikkat çekici. 

Sendikalar yeni oluşturulacak sistemin “paydaşlarla” sendikalar gibi sivil toplum kuruluşlarıyla tartışılıp yürürlüğe girmesini istiyor.

***

Eğitim camiasından geldiği için Ziya Selçuk’un bakan olmasıyla büyük “umutlar” bağlanmıştı.  Yeni Bakan’dan çok şey bekleniyordu… Sayın Bakan’ın çok çalıştığını ve bazı bakanlar gibi “siyasetin içinde” pek olmadığını ve “işine baktığı”nı görüyoruz. Dünyada, eğitim tamamıyla sistemini oturtmuş ülkeler var. Türkiye şartları da dikkate alınarak bu ülkelere benzer sistemler getirilebilir. İnşaallah iyi şeyler yapar. Yoksa, eğitimde kaybedilen 17 yıla yeni yıllar eklenir…

Okunma Sayısı: 1178
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÜSEYİN İLHAN

    7.7.2019 08:57:56

    Eğitimdeki yap-boz uygulamasından bir baba olarak ne çektiğimi acı olarak yaşamış bir ülke insanıyım.AKP'nin sadece şu eğitim işinde yapmış olduğu tahribatı düzeltmek öyle basit ve kolay olacak bir iş değildir.Zira eğitimde yapılan yanlışlarve ihanetler milletin ve ülkenin geleceğine vurulan en büyük kötülüklerden olduğunu düşünüyorum.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı