"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Yeni anayasa tartışması” nereden çıktı?

Mehmet KARA
08 Şubat 2021, Pazartesi
İki buçuk senesini dolduran Türk tipi partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bir çok “arızası” ortaya çıkınca gerek Millet İttifakını oluşturan partiler gerekse de yeni kurulan partiler güçlendirilmiş ve iyileştirilmiş parlamenter sistem üzerinde taslaklarını hazırlamaya başladılar. Hazırlanan bu taslaklar karşılıklı ziyaretlerde partiler birbirine anlatmaya ve ortak bir metin üzerinde uzlaşmaya çalışıyorlar.

Bu ziyaretler çoğalınca, ekonomi, pandemi ve sistemin eksikliklerinden oluşan sıkıntılar da ortaya çıkmaya başlayınca AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni bir anayasayı tartışmanın vakti geldi” diyerek bir çıkış yaptı. Ardından Cumhur İttifakı’nın küçük ortağı Bahçeli “sınırsız desteğini” açıkladı.

Öncelikle şunu söylemekte fayda var: Mevcut Anayasa’nın hükmüne göre Anayasa teklifini TBMM’ye sunmak için “üye tam sayısının üçte bir çoğunluğu yani 200 milletvekili imzası” yeterli. Ancak, anayasa değişikliği teklifi kabulü için “üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu yani 400 vekil kabulü” gerekiyor. TBMM’de “üye tam sayısının beşte üç çoğunluğu yani 360 vekil kabulü” olursa da anayasa değişikliği halk oylamasına sunulabiliyor.

Cumhur İttifakı içerisinde AKP’nin 289, MHP’nin 48 oyu var. Yani toplamda 337 oy ediyor. Bu durumda bırakın teklifin halk oylamasına sunulacak oya ulaşmasını Meclis’ten geçmesi için gerekli oy miktarına dahi erişilemiyor. Aynı durum Millet İttifakı içinde geçerli. İki tarafında mutlaka ittifak dışındaki başka partilerin oylarına da ihtiyacı var. Şu anda görülen o ki teklifin Meclis’ten geçmesi imkânsız. 

Peki, neden böyle bir gündem ortaya atıldı? İlk akla gelen gündemi değiştirme ya da muhalefet partilerinin parlamenter sistemle ilgili çalışmalarını gölgelemek adına çıkarılması.

İktidara yakın gazetecilerden Engin Ardıç, “Cumhurbaşkanımızın bu alanda çok usta olduğu, gündem değiştirmeye çalışan bazı küçük insanların da nal toplayarak geldikleri bilinir. Şimdi de bomba gibi bir ‘yeni anayasa’ teklifi attı ortaya. Bu elbette muhalefetin temcit pilavı gibi koyup kaldırdığı ‘parlamenter sisteme dönüş’ olmayacaktır. Başkanlık sisteminin bir anlamda ‘konsolidasyonu’ olacaktır” diyerek de bunu açık etti. (Sabah, 3.2.2021)

***

YENİ ANASAYA TARTIŞMALARI YENİ DEĞİL

AKP yeni anayasa meselesini ilk defa gündeme getirmiyor. Mevcut anayasa için zamanında iki defa değişikliğe gidildi. Ama çözüm olmadı. 12 Eylül darbesinin ürünü olan anayasaya ancak yeni yamalar atılabildi. 

2011 seçimleri sonucunda Meclis tablosunda hiçbir parti tek başına yeni anayasayı yapacak sayıya (o dönemde 367 mv) ulaşamayınca en az iki partinin bir araya gelmesi ile yeni bir anayasa yapılabileceği ortaya çıkmıştı. 

Bu da olmayınca dönemin Meclis Başkanı Cemil Çiçek, yeni anayasa konusunda inisiyatifi ele almış ve her partiden üç temsilciden oluşan TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu kurulmuştu. Başkanlığını Çiçek’in yaptığı komisyon aylarca çalışmış, ama bir sonuç alınamamıştı. Ancak 60 madde üzerinde anlaşılabilmişti. Bu maddelerde aslında anayasanın demokrat ve sivil olmasını sağlayacak yeterlilikte maddeler olmamıştı. AKP’nin sadece bu maddeleri değiştirmesi yönündeki beyanları olsa da o gün için kabul görmemişti.

2015 yılının başlarında Erdoğan partisi ile ilişkisi kesilmiş cumhurbaşkanı, Ahmet Davutoğlu da başbakan iken, bir tarafta Erdoğan başkanlık sistemini gündeme getiriyor, Davutoğlu ise yeni anayasa ile ilgili yeni çalışmalar yapıyordu. Ancak Erdoğan “eski partisi”nden bir destek bulamıyordu.

***

2015’DE NELER DENİLMİŞTİ?

7 Şubat 2015 tarihindeki yazımızda şunları yazmıştık:

“Bahçeli, ‘Biz hangi Erdoğan’a inanalım. ‘Başkanlık emperyalizmin tavsiyesidir’ diyen Erdoğan’a mı yoksa ‘ABD’de Fransa’da var ne olacak’ diyen Erdoğan’a mı? Biz hangi Erdoğan’ı dikkate alalım? ‘Başkanlık özentidir’ diyen Erdoğan’a mı inanalım? Türk milleti kaç Erdoğan ile muhataptır? Yazık değil mi yapılanlar?’ diye sorarken, Kılıçdaroğlu, ‘Ne yaparlarsa yapsınlar CHP oldukça başkanlık sistemi gelmez’ derken Davutoğlu ne bu konuşmalara cevap verdi, ne de başkanlık konusuna girdi… Hem de Erdoğan’ın ‘Ahmet Bey de başkanlık sistemini istiyor” demesine rağmen… Davutoğlu’nun bugüne kadar başkanlık sistemi hakkında kamuoyuna yansıyan bir cümlesi de yoktu.”

O dönemde AKP Genel Başkanvekili olan Mehmet Ali Şahin, “Yeni anayasa keyfiyeti başkanlık tartışmalarının gölgesinde kalmamalıdır. Yani başkanlık sistemi yeni anayasa ihtiyacını bloke etmemelidir” dediği gibi bu tartışmayı yapmadan önce yeni bir anayasa üzerinde konuşulması gerekiyor” demişse de ilerleyen günlerde Türk tipi partili bir cumhurbaşkanlığı sistemi gündeme gelmiş ve bir referandumun ardından Erdoğan ikinci defa cumhurbaşkanı seçilmişti.

***

“REFORM OLMADI, YENİ ANAYASA VERELİM!”

Geldiğimiz noktada önümüzdeki günlerin gündemi yeni anayasa olacak gibi görünüyor. Muhalefet güçlendirilmiş sistem hazırlıklarını devam ettirirken, iktidar yeni bir anayasa için çalışacak.

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal bu konuyu, “Yeni anayasa taktiği kimi muhalefet partilerini masaya çekme tezgâhı… Reform olmadı, abimize anayasa verelim. Düğün değil, bayram değil. Muhalefet bu tuzağa düşmemeli” olarak değerlendiriyor.

Şu anda en çok sorulan soru ise, “Mevcut anayasaya ne kadar uyuluyor ki, değiştirilecek anayasaya uyulsun?”

***

BİR MADDELİK ANAYASA YAZ DESELER…

Yeni Anayasa tartışmalarının başladığı günlerde bir televizyon kanalına çıkan AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, ekonomi ve yargı reformu konuşulurken, “Bana deseler ki, ‘Devletin bir maddelik anayasası olacak, ne yapılır’ ‘Devlet adaleti sağlamakla yükümlüdür’ diye yazmak gerekir, derim” sözleri dikkat çekiciydi.

Adaleti sağlamak sadece anayasaya koymakla olur mu, yoksa devleti yöneten vicdanlara mı bu hükmü koymalı? Esas soru bu olmalı… Vicdanda bu hüküm olmadıktan sonra anayasaya ne yazarsanız yazın, bir etkisi olur mu?

Okunma Sayısı: 1499
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı