"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İyilik adına söylenen yalan

Mikail YAPRAK
13 Haziran 2024, Perşembe
​(Değerli okurlarımız, madem ki çok seviyorsunuz; öyleyse bir kaç kıssadan daha hissedar olmaya çalışalım..)

**

Bir zamanlar bir padişahın maiyetinde bulunan esirlerde isyankâr tavırlar başgösterince, padişah bir tahkikat yaptırır. Tahkikat sonucunda esirleri isyana sevkeden, padişaha karşı kışkırtan adamı bulup huzura getirirler.

Bu tür suçların cezasının idam olduğunu çok iyi bilen adam, “ölümden öteye köy yoktur” felsefesiyle, kendi dilinde var olan en ağır ifadelerle padişaha sövüp sayarak içini iyice döker.

Padişah esirin dilinden anlayan bir vezire, “Neler söylüyor bu adam?” diye sorar. Vezir, merhametli ve iyi niyetli biriydi. Esirin ifadelerini şöyle tercüme eder: 

-“Ben bir hata ettim. Bir padişah olarak sana yakışan ise affetmektir. Allah da bağışlamayı ve bağışlayanları sever.”

Vezirin bu sözleri üzerine padişah merhamete geldi ve esiri affetti. Fakat esirin dilinden anlayan kötü yürekli başka bir vezir şöylece müdahale eder:

–“Padişahım, bu esir söylenenlerin tam tersine size en ağır hakaretleri savurdu, ağzına geleni söyledi. 

Bu durum karşısında padişah, şanına yakışır bir büyüklük edasıyla kötü yürekli vezire hitap ederek: 

-“Önceki vezirimin söylediği “yalan”; senin söylediğin “doğru”dan daha çok hoşuma gitti. Senin gammazlığına itibar etmiyorum.” der ve af kararını geri almaz.

ŞEYHİN MÜRİDLERİ..

Şeyhin müridlerinin azlığından hanımı şikayetçi olur. İki de bir kocasına başka şeyhleri emsal göstererek, "senin müridlerin neden bu kadar az" deyip durur.

Şeyh de halka bir keramet göstermek babından; pazarda bir kuşun kafasını koparıp sonra da tükürük sürüp uçurunca, müridleri çoğalmaya başlar. 

Gel zaman git zaman bu sefer de hanımı müridlerin çokluğundan şikâyete başlar. Şeyh buna da bir çözüm bulur. Oda minderinin altına ses çıkaran bir şeyler bırakır. Müridler toplandıktan sonra şeyh "yellenme"yi andıran sesleri çıkartır. 

Müridler ondan sonra iyice azalır. Sonra şeyh hanımına şöyle der: 

-“Bir tükürükle gelen ve bir  yellenmeyle kaçan müridlerden hayır gelmez.”

TEVEKKÜL VE TEEKKÜL

Bazen bir tek harfin değişmesi veya eksikliği bile kelimenin mânasını tamamen değiştirebiliyor, hatta kelimeye çok farklı bir boyut da kazandırabiliyor.

İşte biribirine benzeyen ve bir harf ile mânaları tamamen değişen iki kelime...

Mütevekkil: Kendine düşeni yapıp, neticeyi Allah’tan bekleyen ve netice ne olursa olsun, hakkına razı olan. Allah’a tevekkül eden. 

Müteekkil: Bedava yiyici...

Kısacası, tevekkül edene mütevekkil, teekkül edene de müteekkil denir

Bu hususta; hayatları bizim için örnek olan Sahabe efendilerimizden de çok sayıda rivayetler ve yaşanmış hadiseler vardır..

Çalışıp gayret etmeden işi tembelliğe vardıran, sonra da; “Biz tevekkül ehliyiz” diyen kimseleri Hazret-i Ömer (ra) şöyle azarlamıştır: 

“Siz Allah’a değil, başkalarının malına güvenen yiyicilersiniz. Hakîkî mütevekkil; toprağa tohumu attıktan sonra Allah’a güvenen insandır.” 

Alâkalı âyet nazil oluncaya kadar Yemenliler Hacca giderken yanlarına yol azığı almazlardı. Böyle yapmanın tevekkül olduğunu zannederlerdi. “Biz Allah’ın evini ziyârete gidiyoruz, O bizi doyurur” diye düşünürlerdi. Mekke’ye varınca da başkalarına el açma durumunda kalırlardı. 

Bunun üzerine; “Kendinize yol azığı hazırlayınız” emrini de ihtiva eden âyet nâzil oldu.

Okunma Sayısı: 2189
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Murat Cansız

    13.6.2024 01:07:35

    Kalemine sağlık Mikail abi

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı