"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çin-Hindistan sınır çatışmaları

Muhammet ÖRTLEK
20 Haziran 2020, Cumartesi
Uluslar arası ilişkilerde, Korona’dan dolayı salgın sonrasında yeni uluslar arası sistem tartışmaları yapılırken, Çin ve Hindistan arasındaki sınır sorunu tekrar gün yüzüne çıktı.

İki ülke arasındaki sınır tartışmaları ve çatışmalarından anlaşılacağı üzere, mevcut uluslar arası düzenin eski problemlerinin devam ettiği anlaşılıyor.

İki ülke arasındaki sınır sorunu, İngiltere himayesi altındaki Hindistan dönemine hatta 1899’a kadar uzanan bir tarihe sahiptir. İngiliz Hindistanı ve Tibet arasında imzalanan 1914 tarihli Simla Sözleşmesi, McMahon Hattı’nı kapsamaktaydı. Ancak Çin, Simla Sözleşmesi’nin dışında tutuldu. Çin ve Hindistan 1962’de tartışmalı bölgeler ve sınır hattı için savaştılar. 1962 Savaşı sonrası, “Gerçek Kontrol Hattı ve güven arttırıcı tedbirler”in dahil edildiği anlaşma, ancak 1996’da imzalanabildi.

Çin’in, Hindistan Büyükelçisi Sun Yuxi’nin 2006’da, Hindistan’ın Kuzeydoğu’sundaki Arunaçhal Pradesh eyaletinin Çin’e ait olduğunu “Arunaçhal Pradesh bizimdir” şeklinde duyurdu. Aynı zamanda her iki ülke, sınır bölgesi Sikkim boyunca zaman zaman çatıştılar. Hindistan da 2009’da Çin sınırı boyunca ilâve askerî güç konuşlandıracağını ilân etti. Yine Hindistan, sınır anlaşmazlığını çözmek üzere Çin’in kabul etmediği “Tek Hindistan” siyasetini kabul etmesini teklif etti. Fakat sorun bugün de varlığını sürdürmektedir.

Çin ve Hint birliklerinin geçtiğimiz 5-6 Mayısta, tartışmaların yoğunlaştığı Pansong Tso Gölü civarında çatıştıkları belirtiliyor. Bu çatışma, iki ülkenin doğu Ladak’taki Gerçek Kontrol Hattı’nın (GKH) muhtelif noktalarına askerlerini yerleştirdiği bildiriliyor. Birde Çin’in, her iki ordunun devriye gezdiği “gri alan” niteliğindeki Göl üzerinde varlığını fazlasıyla hissettirdiği kaydediliyor. Buna karşılık Hindistan ise, Göl hakkında statükonun restorasyonunu talep ediyor. Bununla birlikte iki ülkenin sorunlu ve çatışma halinde oldukları bölgeler Demchok, Galwan Vadisi ve Daulat Beg Oldie’yi de kapsıyor. 

Çin ve Hint birliklerini 1962’den beri ayıran GKH, Göl’den geçiyor. Bu anlamda iki aktör içinde stratejik öneme sahip. Hindistan’ın GKH yakınlarındaki altyapı yatırımları, Çin’in Aksai Chin ve Lhasa-Kaşgar karayolunun kontrolünü zorlaştırdığı muhtemeldir. Belirtilen karayoluna yönelik muhtemel tehditlerin Çin’in Ladakh ve Jammu Keşmir’deki Pakistan egemenliği altındaki bölgeler hakkındaki planlarını da tehlikeye attığı ihtimaller arasında gösteriliyor.

Daulat Beg Oldie-Darbuk-Shayok arasındaki 255 Km’lik karayolunun inşası da, Çin’in tansiyonunu yükselten sebeplerden. Birde Daulat Beg Oldie dünyada en yüksek havaalanı olma özelliği taşıyor. Buna ek olarak yol, Karakoram geçişindeki son askerî bölgeye kadar uzanması ve tamamlandığında Daulat Beg Oldie ile Leh arasında seyahat süresinin 48’den 6 saate düşecek olması da çatışmaların jeopolitik ve jeostratejik muhtevası hakkında fikir veriyor.

Çin’in Korona’yı “Maske Diplomasisi” ile avantaja çevirme girişimleri biliniyor. Ancak Korona’nın, Çin’de büyük iş kayıplarına ve salgının getirdiği olumsuz uluslar arası algıların da iç huzursuzluğa yol açtığı vurgulanıyor. Diğer taraftan Hindistan Başbakanı Narendra Mondi’nin Swadeshi Hareketi (Yerel Ses) üzerinden yerli ürünleri kullanma çağrısı yapması, Hindistan’da Çin mallarına yönelik boykotu hızlandırdı. Böylece Hindistan’ın Korona sonrasında, Çin mallarını kullanımını azaltmayı planladığı ihtimal dahilindedir. Salgının, Çin’in ticaret açığını arttırdığı belirtiliyor. Hindistan’ın Çin’den ithalatının 65 milyar Dolar, Çin’in de Hindistan’dan ithalatının 13 milyar dolar seviyesinde. Çin-Hint sınır çatışmalarının, “Çin Ürünleri Boykotu”na bağlantılı olduğu, ticaret dengesizliğini etkili bir şekilde azaltabileceği ve sonuçta Çin’e ekonomik zarar verebileceği ileri sürülüyor.

İki ülkenin çatışma sebepleri arasında Çin’in, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hindistan’ı G7’ye alma düşüncesine karşı çıktığı iddiası da bulunuyor. Korona’dan dolayı eleştiri oklarının hedefindeki Çin’in, Hindistan ile çatışması dikkatleri farklı bir yöne çekmeye çalıştığına yorumlanıyor. İki ülke arasındaki sınır sorununun, 1899 sonrası konjonktürden farklı bir aşamaya geçtiği ve ekonomik çıkarların daha öncelikli hale geldiği aşikârdır.

Okunma Sayısı: 967
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Özdemiroğlu

    20.6.2020 11:45:12

    Kim bilir; Kader-i İlahi, Uygur Türklerine zulüm eden Çin ile Hindistan'daki Müslümanlara eza eden iki zalimi birbirlerine musallat etmesi de nazar-ı dikkatten uzak değildir diye düşünüyorum!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı