"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

NATO’nun genişlemesi: Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliği

Muhammet ÖRTLEK
16 Nisan 2022, Cumartesi
Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, Avrupa güvenliğinin önemini bir kez daha hatırlattı.

Hatta AB tam olgunlaştıramadığı ortak dış politika ve ortak savunma kararlarını yeniden ciddi manada ele alıyor. Yine AB içerisinde 2004’ten sonra başlayan genişleme ve derinleşme tartışmaları da bir kenara bırakılmış durumda. Ukrayna’daki savaş AB’ye dış politika, güvenlik, enerji, göç-mülteci vb. konuların önemini gösterdi. Zikredilen gelişmeler AB üyelerinin ortak noktada buluşmalarını sağladı.

Kuzey Avrupa’nın gelişmiş demokrasisine sahip Finlandiya ve İsveç’in de, Ukrayna’nın işgali üzerine NATO’ya katılmaları hakkında tartışmalar mevcut. Hal-i hazırda her iki ülke de AB üyesi. Ancak Rusya’nın işgalinin Finlandiya ve İsveç’i, NATO’ya yaklaştırdığı kuvvetle muhtemeldir.

Finlandiya hükümetinin resmi internet sitesinden 13 Nisan 2022’de “Finlandiya Dış ve Güvenlik Politikasına İlişkin Hükümet Raporu”nun yayınlandığı bildirildi. Raporda “Finlandiya’nın değişen güvenlik durumunu dikkate alarak ulusal savunma kabiliyetinin bir güvenlik politikası olarak AB, İsveç, Norveç ve diğer İskandinav ülkeleriyle daha yakın ikili işbirliğinin geliştirileceği” yazıyor. Raporda ayrıca “ABD, İngiltere, NATO ve çok taraflı savunma işbirliği ortaklarımızla ilişkilerimiz değerlendirilmektedir”. Birde raporda “AB’nin dış, güvenlik ve savunma politikasında rolü güçlenmiştir. AB ne kadar birleşik ve güçlüyse, Finlandiya’nın konumu da o kadar güvenlidir. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Finlandiya, NATO ile işbirliğini daha da derinleştirdi. Finlandiya, NATO’nun açık kapı politikasını sürekli yeniden teyit etmesinin önemli olduğunu düşünmektedir” gibi kayda değer içeriktedir. Rapor, Finlandiya hükümeti tarafından Parlamento’ya gönderilecek ve görüşmeler neticesinde NATO üyeliği hakkında açıklama yapılacağı beklenmektedir.

Finlandiya Dışişleri Bakanı Pekka Haavisto, komşu ülke İsveç’in de benzer bir süreç izlemesinin önemine değiniyor. Haavisto, NATO üyeliği için “aynı anda karar verebiliriz” diyerek uluslararası kamuoyunun dikkatini çekiyor. Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle her iki İskandinav ülkesinde, NATO konusunda vatandaşların büyük oranda üyeliğe evet dedikleri anketlerden anlaşılıyor. İsveç Başbakanı Magdalena Andersson geçtiğimiz ay “NATO üyeliğini hiçbir şekilde dışlamadığını” beyan etmişti. Diğer taraftan 16 Ocak 2022’de Baltık Denizi’nde İsveç’e ait Gotland Adası çevresinde Rus askerî hareketliliğinin yaşanması üzerine, adada İsveç birliklerinin sayısında artış görüldü. Herhangi bir askerî ittifaka üyeliği bulunmayan İsveç, Ukrayna savaşının da etkisiyle NATO üyeliğini düşünmektedir. Aynı zamanda NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’de geçen hafta “karar verirlerse iki ülkeyi, NATO’ya kabul edeceklerini” bildirdi. Buna karşılık Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov da 11 Nisan 2022’de “iki ülkenin NATO’ya katılmaları halinde sonuçları hakkında” tehditkârvari konuştuğu basında yer aldı. Peskov birde “NATO’yu genişletmenin Avrupa’ya daha fazla istikrar getirmeyeceği konusunda” uyardı.

Ayrıca Finlandiya ve İsveç, NATO’nun “gelişmiş ortaklar” statüsündeki ülkelerdendir. Diğerleri ise Avustralya, Gürcistan, Ürdün ve Ukrayna’dır. İki ülkeye “gelişmiş ortaklar” statüsünün NATO üyelik sürecine zemin hazırladığı aşikârdır. İki ülkenin yaz aylarında NATO’ya girmesi muhtemeldir. Ancak bu hususta NATO üyelerinden tek itirazın Macaristan’dan geleceği tahmin ediliyor. Ülkesinde yeniden seçilen Viktor Orban’ın ikna edileceği de siyasî kulislerde konuşuluyor. Bilindiği üzere Macaristan, AB’de de ortak karar alınmasında en çok engel çıkaran ülkelerden.

Tüm bu gelişmelere ek olarak, 10 Nisan 2022 tarihli Finlandiya gazetelerinde bir “üçüncü yoldan” bahsediliyor. İsveç Savunma Bakanı Peter Hultqvist ve İsveç Sosyal Demokratları’nın “üçüncü yol” şeklinde tanımladıkları ise “Finlandiya ile ABD tarafından desteklenen bir savunma ittifakıdır”. Finlandiya Başbakanı Sanna Marin de “NATO üyeliğinin, başkalarıyla işbirliği yapmayı mümkün kıldığı ve NATO ile aynı güvenlik garantilerini sağlayan başka bir uluslararası kuruluş olmadığını” vurguluyor. Dolayısıyla iki ülkenin NATO üyeliği kararının çoğunluk teşkil ederek alınacağı anlaşılıyor.

Bediüzzaman Said Nursi’nin “… İsveç, Norveç (NATO üyesi), Finlandiya… Belki onlara ve onlar gibilere rehber olmak vazifenizdir” ifadesi önemini koruyor. İki ülkenin NATO’ya girmeleri ile AB (Avrupa)’nin dördüncü tasaffîsi olabilir (mi?). Peki, sizce?

Okunma Sayısı: 1155
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • ahmet

    16.4.2022 14:35:25

    Cemal Özkaya Bey, "Burada iman ve Kur'an hakikatlerine sarılmaktan bahsediyor. NATO gibi silaha dayalı bir güce üye olmalarının ne Avrupa nede dünya için hayırlı olacağı kanaatinde değilim. Provokatör neocon ekibine Rus devletini tahrik edip saldirtmak için iyi bir malzeme olurlar. " Yorumunuz bu makaleye pek uymamış. Bana göre Yazarın burada belirtmeye çalıştığı: "İsveç ve Finlandiya gibi demokrasi seviyesi yüksek ülkelerin, NATO'ya üye olmaları halinde NATO ve kurulacak AB ordusu içerisinde silahlı güçten daha ziyade, o silahlı gücü daha çok demokrasiye, daha çok barışa ve hürriyetin güvenliğinin sağlanmasına yönlendirebilir. Hatta bu yaparken de belirttiğiniz "provokatör neocon ekibinin" de planlarını bozabilir. Rusya gibi bir gücün de "neocon ekibinin tahrikine" gelmemesi gerekmezmiydi? Rusya bu tahriki gelmeyecek devlet tecrübesine sahip değil mi? Tahrike geldiyse de bu Rusya'nın öngörüsüzlüğüdür.

  • Cemal Özkaya

    16.4.2022 05:04:23

    elbette nev-i beşer bütün bütün aklını kaybetmezse, maddî veya mânevî bir kıyamet başlarına kopmazsa, İsveç, Norveç, Finlandiya ve İngiltere’nin Kur’ân’ı kabul etmeye çalışan meşhur hatipleri ve Amerika’nın din-i hakkı arayan ehemmiyetli cemiyeti gibi rû-yi zeminin geniş kıt’aları ve büyük hükûmetleri Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyanı arayacaklar ve hakikatlerini anladıktan sonra bütün ruh u canlarıyla sarılacaklar. Burada iman ve Kur'an hakikatlerine sarılmaktan bahsediyor. NATO gibi silaha dayalı bir güce üye olmalarının ne Avrupa nede dünya için hayırlı olacağı kanaatinde değilim. Provokatör neocon ekibine Rus devletini tahrik edip saldirtmak için iyi bir malzeme olurlar. Ha bu haller beşerin aklını kaybetmesinin neticesi olarak maddi ve manevi bir kıyametin başımıza kopmasının ayak sesleri ise kadere teslim olup hükmüne razı olmaktan başka yapacak bir şeyimiz yok demektir

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı