"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Rusya-Ukrayna sorununda Putin faktörü

Muhammet ÖRTLEK
22 Ocak 2022, Cumartesi
Rusya-Ukrayna arasındaki sorun, bugünlerde yine gündemde ve çatışma ihtimalinden bahsedilmektedir. Bendeniz de gazetedeki köşemden konuyu 20 Nisan 2021, 24 Nisan 2021 ve 04 Aralık 2021 tarihlerindeki yazılarımda sizlere arz etmiştim.

Rusya-Ukrayna meselesi ve NATO’nun Ukrayna hakkındaki tutumundan ve Moskova’nın NATO’yu Rusya sınırları yakınında görmek istememesinden dolayı 12 Ocak 2022’de gerçekleştirilen “NATO-Rusya Konseyi” görüşmeleri sonuçsuz kalmıştır. Bununla birlikte NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve Almanya Başbakanı Olaf Scholz’un 18 Ocak 2022’de yaptıkları basın toplantısında “Rusya’nın, Ukrayna çevresine asker konuşlandırmamasını, NATO-Rusya Konseyi’nin yeniden başlaması için girişimlerde bulunduklarını ve Rusya’nın herhangi bir askerî teşebbüsünde bedelini ağır ödeyeceği” şeklinde açıklamalarda bulundular. Ardından 20 Ocak 2022’de ABD Başkanı Joe Biden’ın “Ukrayna’ya girerse, Rusların can kaybı çok olur” beyanatı geldi. Özellikle tarafların son dönemdeki ifadeleri, tansiyonun yükselmesine sebep oluyor.

Ukrayna’nın, Rus dış ve güvenlik politikasında “hem tarihî hem de stratejik” bir noktada olduğu belirtiliyor. Yine Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için de Ukrayna’nın, “kişisel” bir nitelikte bulunduğu bildiriliyor. Çünkü Rusya’da 2020’de yapılan Anayasa değişikliği ile Putin’in 2036’ya kadar, hatta bu tarihten sonra görev yapabileceğinin önü açılmıştı.

Moskova’nın son 20 yıllık süreçte “Ukrayna’nın, Rusya’nın yörüngesine geri getirme” çabalarının başarısızlığı görülmektedir. Ukrayna’daki 2004 seçimleri önemli olup, Cumhurbaşkanlığı seçimleri Batı eğilimli Viktor Yuşçenko ile Rusya yanlısı Viktor Yanukoviç arasında geçmişti. Seçimlerden birkaç hafta önce, Yuşçenko, dioksinle zehirlenerek neredeyse ölüyordu. Bu zehirlenmenin perde arkası halen aralanmadı. 

Seçim süreci “Turuncu Devrim”in de etkisiyle tamamen bir taktik ve strateji mücadelesine dönüştü. Sonuçta Yuşçenko seçimleri kazandı.

Moskova 2010’daki seçimleri fırsat bilerek, Rusya eğilimli Yanukoviç’in Cumhurbaşkanlığını kazanmasıyla birlikte, Putin de 2004 seçimlerinin siyasî rövanşını almış oluyordu. Ancak Moskova’nın seçim zaferinin sevinci kısa sürmüştü. Çünkü Yanukoviç “Ukrayna’yı Rusya’nın ekonomik ve siyasî yörüngesine geri çekmeye çalışmasına devam ettiği gibi, Ukrayna’nın Avrupa ile de bağlarını güçlendirmeye yönelik bir dizi önemli anlaşma için AB ile müzakerelerde bulunmaktaydı”. Yanukoviç’in bu ikili durumu, Putin’in Ukrayna hakkındaki düşünceleri için bir darbe mahiyetindeydi. 

Yine Ukrayna’da 2014’teki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, toplumsal gösteriler karşısında çaresiz kalan Yanukoviç, ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştı. Seçimleri Batı taraftarı Petro Poroşenko’nun kazanmasıyla birlikte, “Rusya Kırım’ı ilhak etme, Doğu Ukrayna’da bir savaş başlatma hamlelerini ve taktik gücünü koruma” yolunu tercih etmişti.

Ukrayna’da 2019 seçimlerinde, yüzünü Batı’ya dönen Volodimir Zelenski’nin Cumhurbaşkanlığı’na seçilmesi “Putin’in, görev süresinin geri kalanında Ukrayna konusunun en önemli gündem haline getirmesinin” sebebi olduğuna işaret ediliyor. 

Böylece Putin’in, Ukrayna meselesini “kişiselleştirdiğine” dikkat çekiliyor. Çünkü Putin’in 2014’ten itibaren bölgeye yönelik açıklamalarının yoğunluğu söz konusu. 

Hatta Putin “Rusya Devlet Başkanı” adlı “kremlin.ru” adresindeki web sitesinden Temmuz 2021’de yayınladığı “Ruslar ve Ukraynalıların Tarihsel Birliği Üzerine” başlıklı oldukça uzun makalesi ile bölgeye verdiği önemi gösteriyor.

Putin, tarihî olaylara dayandırarak kaleme aldığı uzun makalesinde özet olarak “Ukrayna bağımsız bir devlet değildir ve hiçbir zaman olmamıştır; Ukrayna ayrı etnik kimlik, kültür, din ve dil olarak Rusya’dan ayrı değildir; Ukrayna’nın tarihte hiçbir temeli yoktur ve Rusya İmparatorluğu ile Sovyetler Birliği (SB) tarafından ele geçirilen topraklardan oluşur; Ukrayna, SB’nin parça olduğunda her zaman başarılı oldu,  parçası olamadığı dönemlerde sorunlar yaşadı; Ukrayna’nın bağımsızlığı, her zaman Rusya’ya karşı bir silâh şeklinde kullanılmıştır, düşmanlar tarafından da desteklenmiştir” cümlelerine yer veriyor.

Ayrıca Putin, makalesinde “Ukrayna’nın gerçek egemenliğinin tam olarak Rusya ile ortaklık içinde mümkün olduğunu” vurguluyor. Böylece Ukrayna hakkında “Rusya’nın tarihî ve stratejik” yönüyle birlikte, Putin’in de konuyu “kişisel” olarak ele aldığına ihtimal veriliyor.

Okunma Sayısı: 776
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı