"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tunus’ta En-Nahda Partisi’ndeki istifalar: Neo-Siyasal İslâmcılığın sonu mu?

Muhammet ÖRTLEK
06 Ekim 2021, Çarşamba
Müslüman Kardeşler’in Tunus yapılanması siyasal İslâmcı En-Nahda Partisi lideri ve feshedilen Parlamento’nun Başkanı Raşid El-Gannuşi, Tunus’taki son gelişmeler hakkında 23 Eylül’de yaptığı açıklamada “mutlak tek adam yönetimine dönüşmeye karşı, barışçıl mücadele” çağrısında bulundu.

Resmi Gazete’deki kararnamelerden sonra, Gannuşi “artık mücadeleye alternatif yok, doğal olarak barışçıl bir mücadeleye” başlayacaklarının işaretini vermişti (Yeni Asya, 25.09.2021, Tunus’ta En-Nahda Partisi’nin Barışçıl Mücadele Girişimi). Ancak 26 Temmuz darbesinde Saed taraftarları, 2011 devriminden 2019’a kadar koalisyon hükümetlerinde yer alan En-Nahda Partisi’ni ülkedeki kötü gidişattan sorumlu tutmaktadırlar. Böylece toplumsal unsurlar arasındaki ayrışmalar daha da artmış ve farklı kesimler karşıya karşıya gelmiştir.

Devrimden bu yana geçen sürede halkın En-Nahda Partisi’ne teveccühü de azalmıştır. En-Nahda Partisi’nin Parlamento’da 2011-2015 arasında 89 sandalyesi mevcutken, bu oran 2015-2019 arasında 69’a ve 2019’da da 52’ye düşmüştür. Böylelikle En-Nahda’nın toplumsal tabanını kaybetmesi söz konusudur. Hatta 26 Eylül’deki eylemlerde protestocular “Saed’in son ekonomik ve sosyal çıkmazdan kurtulmak için gerekli olduğuna inandıkları kararlarına, ülkeyi En-Nahda Partisi’nin başarısız politikalarının neden olduğunu savundular.”

En-Nahda Partisi’ne diğer siyasi ve toplumsal unsurlardan şiddetli eleştiriler gelirken, En-Nahda içerisinden de daha önceden beri devam eden reform talepleri mevcuttu. En-Nahda bünyesinden milletvekilliği ve bakanlık yapmış, hareketin önde gelen isimleri Parti’den istifa ettiler. 25 Eylül’de başlayan istifaların sayısı 30 Eylül’e kadar 131’e ulaştı. Başta El-Gannuşi ve En-Nahda’nın lider kadrosuna yönelik “Parti’nin izolasyonu, taleplere rağmen reform yapılmaması, Saed’e karşı diğer siyasi yapılarla aktif müdahale edilmediği ve her seçimde En-Nahda’nın oylarının düştüğü ve En-Nahda’nın seçmenini yabancılaştırdığı” eleştirileri yapılıyor. 

Parti’den ayrılanlar El-Gannuşi’yi, parti içi ve ülkedeki krizden sorumlu tutuyorlar.

En-Nahda eski milletvekili ve 2011-2014 yılları arası bakanlık yapmış Samir Dilou “istifanın kesin ve geri alınamaz bir karar olduğunu, El-Gannuşi ve çevresi nedeniyle Parti’yi içeriden reforme etmenin imkânsızlığı”na işaret ediyor. Elbette bu gelişmenin, seçmenlerin zihninde “kendini reforma tabi tutamayan bir partinin, ülkenin sorunlarını çözmede yeterli olamayacağı” düşüncesini doğurduğu ihtimal dahilindedir.

Arap Baharı sonrasında muhtelif ülkelerde iktidara gelen Müslüman Kardeşler ağlantılı siyasî partiler yönetimden uzaklaştırıldılar. Önce Mısır’da 3 Temmuz 2013 darbesi ile Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve Hürriyet ve Adalet Partisi iktidarına son verildi. Aynı zamanda Mısır’da, Müslüman Kardeşler yasaklandı ve terör örgütü ilan edildiler. Sonra Tunus’ta 26 Ekim 2014 seçimlerinden En-Nahda Partisi, Parlamento’da çoğunluğu kaybetti. Yine Tunus’ta 26 Temmuz 2021 darbesiyle, El-Gannuşi’nin Başkanı olduğu Parlamento kapatıldı. En-Nahda’ya karşı sert söylemler siyasette ve protestolarda yerini aldı. Birde Parti’den istifalar yaşanmaya başlandı. Daha sora Fas’ta geçmiş iki seçimde birinci gelen Adalet ve Kalkınma Partisi, 8 Eylül 2021’de gerçekleştirilen seçimlerin sonucunda 125 sandalyeden 13’e düşerek büyük bir kayıp yaşadı. (Yeni Asya, 21.09.2021, Fas Seçimleri: Neo-Siyasal İslâmcılığın Sonu mu?). 

En-Nahda’dan yapılan istifalar, laik kesimin ve Saed’in rahat hareket edeceğine yorumlanıyor. El-Gannuşi’nin ise hem istifaların önüne geçip Partisi’ndeki çözülmeyi engellemesi hem de rejimle mücadele etmesi gerekiyor. Dolayısıyla El-Gannuşi’nin işi oldukça meşakkatli.  

Sonuçta, Arap Baharı sonrasında yükselişe geçen Müslüman Kardeşler yanlısı siyasal İslâmcı partiler gerilemektedir. Toplumun ve “zamanın ruhuna uygun hükümler”den uzaklaştıklarından siyasal İslâmcı unsurlar kan kaybetmektedirler. Böylece belirtilen ülkelerde “neo-siyasal İslamcılığın sonu mu?” tartışmaları yapılmakta ve siyasal İslâmcı yapılar içerisindeki genç kuşaktan yeni bir söylem beklentisine girildiği kuvvetle muhtemeldir.

Okunma Sayısı: 621
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali

    6.10.2021 12:08:37

    Gannuşi üstadın görüşlerine yakın İslami yönetim anlayışına sahip bir insan.Din ile siyaseti ayırdıklarını defalarca beyan etti. Harp devam ediyor muharebe ise gelgitlidir. Karşıtlarının muradı yeni bir umudu boğmaktan başka bir şey değil. Gannuşi ve mücadelesine Allah yardım etsin inş.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı