"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mesnevi-i Nuriye okumaları - Ne kadar şükretsek azdır

Müşfik Kahraman
08 Ocak 2024, Pazartesi
Bir şeyi yapmaya niyetlenirken, güzel duygular içinde olmak, iyimser olmak ne de güzeldir. Yine üç beş arkadaş, yine kitabın satırlarında, yine hakikat arayışındayız. “Bismillah” deyip başladık taharriye.

Bu hafta, Reşhalar dersimizin devamında, Tenbih kısmında ifade edildiği üzere HÂLIK-I ALEMİ bize tarif eden üç büyük burhandan ikinci burhan, olan Hz. Peygamber Efendimiz (a.s.m)’i, 2., 3. ve 4. Reşha’larda tarife devam ediyor.

Tevhidi ispat ve nev-i beşeri irşat eden o nurani bürhan sağında peygamberle solunda evliyalarla mücehhezdir. Nübüvvetten önce meydana gelen harika hallerin işareti ve semavi kitapların müjdesiyle musaddaktır. Ve keza o bürhan-ı nuraniden zuhur eden pek çok mucizelerinin delalet ve şahadetiyle tasdik edilmiş bir zattır (a.s.m).

Ve yine dünya ve ahiret saadetinin teminine kefil ve kâfi şeriatı, nübüvvetini tasdik ve ispat eder.

O zat (a.s.m), harici delillerle musaddak olduğu gibi zatında ve nefsinde sabit deliller ve işaretlerle dahi musaddaktır. Çünkü o güneş gibidir, zatı ile zatını ışıklandırır. Nitekim bütün ahlâk-ı hamîdenin en yüksekleri o zatta içtima etmiştir. En nezih hasletleri ve huyları ve en yüksek seciyeleri câmi’ bir şahsiyet-i maneviyedir. Kemal-i ciddiyet ve metaneti ve bütün işlerinde ve harekâtında kuvvet-i emniyeti, hakka yapışması ve hakikate sâlik olduğunu tasdik eden kat’î delillerdir.

Evet yaprakların yeşilliği, çiçeklerin taravet ve güzelliği ve semerelerin tazeliği; ağacın canlı, hayatlı, hay olduğuna sadık şahittirler.

Uzun zamanın ve uzak mekânın aklımızdaki muhakeme gücümüzü etkilediği için hayalen oraya gidelim ki hayaller -Risale-i Nur’un başka yerlerinde ifade edildiği gibi- evliyaların fikirleri avlamak için kullandığı tuzaklardır.

İşte hayalen oraya gittik. Bak harika bir surette hüsn-ü suretle hüsn-ü sîreti cem’eden o Mürşid-i Umumî, o Hatib-i Kudsî cevahir dolu bir kitab-ı mu’cizü’l-beyan eline alarak, bütün insanlara mele-i a’lâdan nâzil olan bir hutbe-i ezeliyeyi okuyor. Ve bütün benî-Âdem’i ve cinleri ve mevcudatı dinletiyor.

Evet, pek büyük bir emirden haber veriyor. Hilkat-i âlemin acib muammasını açıyor. Kâinatın sırr-ı hikmetine dair tılsımı açıyor. Felsefe ve fenn-i hikmetin, nev-i beşere “Siz kimlersiniz? Nereden geliyorsunuz? Nereye gidiyorsunuz?” Diye îrad ettiği, akılları acz ve hayrette bırakan üç suale cevap veriyor.

Doğrusu, bu müzakereli derslerde zihin, kalp, nefis ve hissiyatlar adeta dünyadan çıkıp başka başka âlemlerde geziyor, ders alıyor, hakikate ulaşıyor.

Kur’an ikliminde, asr-ı kıyamette! Asr-ı saadetin cennet misal lezzetlerini tadıyor insan.

Böyle bir ilim, iman, ihlas, istikamet hazinesine bizleri muhatap ettiği için Rabbimize ne kadar şükretsek azdır.

Okunma Sayısı: 1347
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Sebahattin Yaşar

    8.1.2024 23:06:08

    Tebrikler efendim, Allah hayırlı okumalar, anlamalar ve yaşamaklar nasip etsin hepimize.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı