"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yaparsaaa...

Nahit TOPALOĞLU
15 Eylül 2026, Salı
“Hakikî vukuâtı kaydeden tarih, hakikate en doğru şahittir.” (Bediüzzaman)

Üstadın “hakikî” kaydı, bir ikazdır: 

“Dikkat, hayalî vukuâtı kaydedenlere kanmayın!” 

Resmî tarih anlayışı geldi aklıma. M. Kemal’in çocukken tarlada kargaları kovaladığı gibi çok ehemmiyetli(!) vukuât, 10 Kasımlarda bilhassa anlatılırdı. Böyle mühim teferruâtı mühmel bırakmayan tarih kitaplarında, ilk Türk cumhuriyetinin nerede kurulduğu ve ilk Türk cumhurbaşkanının kim olduğu gibi önemsiz(!) bilgiler kat’iyen yer almıyordu. Bu kabil malumat o kadar gereksiz olmalıydı ki, lise ve üniversite tahsilinde bile hiç karşıma çıkmamıştı.

Yok yok, tarih derslerimin üstünkörü işlendiğini sanmayın sakın. Her ne kadar branşım edebiyat idiyse de, belki tarih bölümündekilerin dahi karşılaşmadıkları bir ciddiyetle işini yapan hocalara denk gelme bahtiyarlığına(!) erişmiştik:    

Köktürk Kağanlığının adını Çin kaynaklarında geçtiği gibi yazmakla kalmayıp bütün Köktürk hakanlarının kronolojik sıralamasını tarihleriyle ve isimlerini de Çince karşılıklarıyla yazmak zorundaydık. 

Kapgan Kağan Mo-chou, İnel Kağan Fu-kü~Fu-chü~Fu-kiu, Bilge Kağan Mo-kü, Bumin Kağan da  T’u-men k’o diye yazılacaktı. Şaka gibi! 

Bir başka dersin işlenişindeki titizlik geldi hatırıma:

Lise Biyoloji derslerinde tek hücreli hayvanların isimlerini Latince yazdırıp bir de şekillerini çizdirirdi hocalarımız, iyi mi? 

Amip demek kesmez, Amoeba proteus diyecektik. Entamoeba histolytica diye bir şey kalmış ezberimde. Fakat neyin nesi unutmuşum. Bir parazit miydi, terliksi hayvan denilen tek hücreli miydi? 

Yaşıtlarımın hepsi aynı ciddiyette(!) işini yapan muallimlere denk gelmemiş olabilirler ama belli yaşın üzerindeki herkes biyoloji derslerinde “Kurbağanın iç kesitini çiziniz.” gibi bir soruyla çok elzem(!) bir konuda bilgilerinin yoklandığına şahit olmuşlardır.

Ekonomik gelişmelerin, bilhassa iç siyasetle alâkalı yorumların sıhhati de “hakikî verilere dayanan” istatistiklerle mümkündür. 

“Hakikî” dedik, çünkü içinde yaşadığımız enflasyon için bile TUİK verileri hakikate dayanmıyor maalesef.  

Bir garip ülke olduk doğrusu. İçişleri Bakanlarımız dağdaki teröristlerin ayakkabı numaralarını (bir rivayete göre böbreklerindeki taş miktarını) dahi bildiklerini söylerken İstanbul Valisi, şehirdeki yabancı göçmen sayısından bî haberdi!

Emekli muallim olduğumdan eğitim durumumuzla ilgili bir istatistiği mevzu edecektim aslında ama, lâf dolandı. Kayserilinin hesap, “Konuşukluk olsun işte!” 

ODTÜ Enformatik Enstitüsü bünyesindeki URAP Araştırma Laboratuvarı, 2024-2025 dünya üniversite sıralamasını yayımlamıştı.

Türkiye dikkat çekici biçimde gerilemiş. Hiçbir Türk üniversitesi 2016’dan bu yana ilk 500’deki yerini koruyamamış. İlk 1000’de yer alan üniversitemiz 18’den 11’e düşmüş. Yurt içinde ise ilk beşi Koç, Hâcettepe, Orta Doğu Teknik, Ankara ve İstanbul Teknik Üniversiteleri paylaşırken, geçmişte hep ilk 10’da yer alan Boğaziçi Üniversitesi 22. sıraya gerilemiş. 

Bu düşüşlerin sebebi “liyâkate dayanmayan rektör atamaları ve nitelikli akademisyen kaybı” olarak gösterilmiş. 

Raporda, üniversitelerimizin yayın ve atıf sayılarında dünya devlerinin oldukça gerisinde kaldığı da vurgulanmış. (karar.com, 2 Haziran 2025)

Üniversiteyi 3 yılda bitirmeyi mümkün kılacak yeni bir tasarının reklamı mahiyetindeki konuşmasında Sayın Erdoğan birkaç üniversitemizin dünya sıralamasında ilk 100’e girmesini hedeflediklerini söylemişti. (09/10/2025) 

Hani “emekli yılı” ilan edilince emekliler fukaralaşmış; “aile yılı” ilanıyla da boşanmalar tavan yapmıştı ya.

Korkarım ilk 1000’deki üniversitelerimize de yol görünmesin.

Nasıldı o slogan? 

-Yaparsaaa…

Okunma Sayısı: 161
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı