"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kazanan beşli, kaybeden millet

Nahit TOPALOĞLU
08 Eylül 2026, Salı
Kamu ihaleleriyle büyüyen yandaş beş büyük holding, ihale zengini fakat vergi fakiri. Sözcü TV’de konuşan Özgür Özel: “Hiç vergi vermeyenler var. Bu beşli çete denen 43 şirketin 38’i geçen sene sıfır lira vergi vermiş.” (9/05/2025)

Halk, ekmeğe bile vergi öderken, bu şirketlerden, devlete tek kuruş vergi damlamamış!  Bir kısmı zarar beyan etmiş; bazısı da vergiden “muaf” tutulmuş. 

Tezgâh artıklarıyla tenceresini kaynatmaya çalışan bir kadına yüklenen vergiye mukabil, yandaş şirketlerin sıfır vergi ile gözetilmesi, vicdanları yaralayan bir adaletsizliktir.

Çocuklarım, kazandıkları burs imtihanlarının hiçbirinden ana-baba öğretmen olduğu için burs alamadılar. Babaları kuyumcu, avukat, serbest çalışan doktor olan arkadaşları burs aldılar. Onların geliri bizimkinden azmış, iyi mi?

***

 “Milletin midesine sadece kuru ekmek giriyor.”  ithamına karşı AKP Milletvekili Şahin Tin ne demişti? 

-Kuru ekmek yiyorsalar aç değiller. 

Bu insanları çok mu arıyorlar vekil yapmak için? Yoksa elini sallasan ellisi mi?

Kuru ekmek yiyenlerin “tok” sayıldığı günlerde, Saray’ın günlük harcaması 35 milyon!  Saray’ın 1 yıllık harcamasıyla Hendek ilçesi kadar bir ilçenin sıfırdan tesisi mümkünmüş. 1 günlük harcaması ise 2746 emekli maaşına ve 1798 asgarî ücrete denk geliyormuş.  

Dinimizin yasakladığı israf, “itibar” namıyla kutsanıyor.  

Bir toplumda, israf övülüyor, kanaat küçümseniyorsa adaletin de izi kaybolur, bereketin de.

Mülk adaletle káimdir. Vergi ve gelir dağılımındaki durum, bu káidenin cârî olup olmadığının tezahür ettiği bir mâkestir.  

Adalet yalnızca mahkeme salonlarında değil, pazar filesinin ağırlığında, mutfak tüpünün sesinde, yarı aç nefislerin nefeslerinde aranmalıdır. Siyasetin gölgesi düşeli beri mahkemelerde bile kaybolan adaletin, sofralara, kasalara, keselere misafir olması mümkün mü?

İmkânla Mümkün Arasında

Cumhurbaşkanımız “imkânla mümkün arasında bir denge kurmak zorunda kalıyoruz.” diyordu ya hani! 

2021’deki bir soru önergesine Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın cevabından öğreniyoruz: 2009-2019 arasında “5’li çete denilen yandaş şirketlerin vergi borcu 128 defa silinmiş veya indirilmiş. 

Tüvtürk denilen araç muayene şirketinin vergi cezaları da affedilmiş fakat “soyulmak” için arabanızı zamanında Tüvtürk’e getirmezseniz, soyulmanızı geciktirme cezası olan faizli muayene ücretine asla af yoktu.

-Bu vergi kıyaklarının yekûnu kaç milyar tutuyormuş?

- Orası meçhul. Devletimiz bunu saklıyor. 

Namık Koçak 2023’te, tespit edebildiği bazı vergi af veya indirimlerinden misaller vermişti. Cengiz İnşaat, Gün-Er inşaat, TÜVTÜRK sıfır (0) vergi. Albayrak Gayri Menkul’e %97,8 ve Emlâk Konut Gayrimenkul için %99,7 vergi indirimi...

İmkân 5’li çete başta olmak üzere yandaşlara, mümkün ise asgarî ücretliye, emekliye!

Mutfaktaki boş tencere, holdinglerin tam kasa bilançosunu sorgulatır hâle geldiyse, mesele sadece ekonomik değil, ahlâkî bir yıkımdır.

Ve adaletin şapkası eğilmişse, eğilen sadece başlar değil, bütün bir milletin haysiyetidir.  

Şapka demişken…

Bir şapka hatâsıyla hitam:

Şapka ile hitam örnekleri –biri hâriç- şapka ihmâlinden kaynaklanıyordu. Bu kez, gereksiz şapka kullanımı. Üstadın cümlesi imlâ yanlışıyla aktarılmış:  

*Ben de gazetelerde onları reddeden makaleler neşrettim. Dedim ki, “Edipler edepli olmalı, hem de EDEBÎ İSLÂMİYE ile müteeddib olmalı.”   

“Ben de gazetelerde onları reddeden makaleler neşrettim. Dedim ki, “Edipler edepli olmalı, hem de edeb-i İslâmiye ile müteeddib olmalı.”   

Tamam, “Şapka deyip geçmeyin.” ama gereksiz ise de kullanmayın!

Okunma Sayısı: 1570
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    8.09.2026 21:49:57

    [Rivayette var ki:"Âhirzamanın eşhas-ı mühimmesinden olan Süfyan'ın eli delinecek."Allahu a'lem, bunun bir tevili şudur ki: Sefahet ve lehviyat için gayet israf ile elinde mal durmaz, is-rafata akar.Darb-ı meselde de-niliyor ki,"Filanadamın eli delik tir." Yani çok müsriftir.İşte,Süf-yan israfı teşvik etmekle, şid-detli bir hırs ve tama'ı uyandı-rarak insanların o zaîf damar-larını tutup kendine müsahhar eder diye bu hadîs ihtarediyor. İsraf eden ona esir olur, onun dâmına(Faiz,Banka,tefecilerin tuzağına)düşer diye haber ve-rir."... Bediüzzaman,Şualar.Bu tuzaklara bir defa düşen kolay kolay çı-ka-msz!İşte Memleke timizin hâl-i pürmelâli.Ekono-mik kriz, zinciri koparmış Enflasyon Canavarı, Yabancı Bankalara ve Tefecilere ÖDEMEK zorunda kaldığımız Borçları borçla kapatmaya çalışarak, Faizin Faizlerini ödemek için ne varsa satmak zorunda kalmamız, neyin işa-retleri?! Allah c.c.yâr veyardım cımız olsun, Amiiin! Ödenen Faizle-rin hesabınca Amiiin! 😢🇹🇷😪🙌🌹🤲🌹☝️🌙🕋😭🕊⚖🌍🇪🇺🕋😭🇵🇸

  • Recep Ayer

    8.09.2026 16:09:32

    Sayın Hilal Düzdağ ın yorumuna katılıyorum.Meseleyi çok güzel anlatmış.

  • Nahit Topaloğlu

    8.09.2026 11:31:57

    Hilâl Düzdağ “…Hem görmüyor musun ki, zarurî kuttan ziyade Müslümanların elinde bırakılmıyor? Ya Avrupa kâfir zalimleri veya Asya münafıkları, desiseleriyle ya çalar veya gasp ediyor.” “Her şey ekonomik veriler üzerinden okunursa…” ifadeniz, yazım için fazla iddialı bir itham! Yazımızda “her şeyi ekonomik veriler üzerinden” okumuyoruz. Ekonomik verileri değerlendirerek “zarurî kuttan ziyade bırakılmıyor” hükmünün bazı tezahürlerini örnekliyoruz. Kimi Nurcu kardeşlerimiz elhâk rahatsız oluyorlar, Son zamanlarında gazetemizden kopan bir merhum dostumun AKP muhibbi oğlu medya hesaplarından estiriyordu. Merhum babasının geçmişteki hasenatından misallerle, müşterek hatıralarımızla kendisine cevaplar yazmıştım. İtiraz edemeyip cevap da veremeyince “Amca babamla hatıralarınızı lütfen yazmayın.” demişti. Nereden aklıma geldiyse şimdi.

  • Engin Hatipoğlu

    8.09.2026 10:59:00

    Elinize sağlık muhterem hocam kitabın ortasından konuşmuşsunuz

  • S.topuz

    8.09.2026 06:23:19

    Vergilerimiz,MillîSERVETİMİZ; REKLAMLARA,sayısızMAKAM araçlarına, Koruma orduları ve konvoylarına, Siyasî Şatafata, israfa,Yap-İşlet-Devret'e,saray' lara,itibardan tasarruf olmazla ra,Faizlere,FAİZİNFAİZLERİNE, ÇOKLU MAAŞ ALANLARA,Yan daşlara,TEFECİLERE,PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR maalesef. FAKİR veYOKSUL Vatandaş refaha kavuşamadığı gibi,dahada FAKİR hale gelmiş,getirilmiş, önünü ve yönünü göremez olmuş,umudunu yitirmiştir. Muhalefet de ciddî "İTTİFAK" ederek,elini tez tutup,vadan-daşa UMUT ve ÜMİT AŞILA-MASI ŞARTTIR. Orta ve Dar Gelirli Vatandaşların MADDÎ ve MANEVÎ kayıpları biran evvel telafi edilip, takviye edilmeli!?Acele! "İktisad eden bereket bulur,iktisad eden DECCALIN DAMINA(tuzağına) düşmez." buyuran Habibullah, içinde bulunduğumuz EKONO-MİK KRİZİN,Faiz TUZAĞI'nın da yegane çaresini bize müj-deliyor.Hem toplum olarak, hemde DEVLET olarak!Bize sadece tavsiyelere ve emirlere uymak düşüyor. Allah yâr ve yardımcımız olsun. Amiiin. 😢🇹🇷😪🙌🌹🤲🌹☝️🌙🕋

  • Hilal Düzdağ

    8.09.2026 05:42:25

    Her şey ekonomik veriler üzerinden okunursa nedensellik tuzağına düşülür ve itikadi açıdan tehlikelidir. Bu felsefi yaklaşıma göre Nurculuğu hatta bütün dinleri ortaya çıkaran temel âmil ekonomik sistemlerdir. Üstadımızın bakış açısı böyle bir yaklaşımdan uzaktır. Denilebilir ki Risale-i Nurların ortaya çıkması bu felsefi yaklaşımı yıkmaya mebnidir. Üstadımız her zaman işin imani boyutunu ele almıştır. Zira sayın yazarımızın vukûfiyetine mazhar olduğu üzere böyle bir ekonomik okuma insanı imanın lezzetinden ırak düşürür.

  • Ali Dinar

    8.09.2026 00:42:15

    Süfyanizmi destekleyen zavallılar düşünsün! Biz ayrı düşünüyoruz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı