"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Başı örtülü tesettürsüzler

21 Temmuz 2020, Salı
Tesettür ve başörtüsü.

Çok kimse aynı zannetse de, farklı. Arapça bir kelime olan tesettür; bir şeyin üzerini örtmek, kapatmak mânâlarına gelse de, daha ziyâde, kadınların vücud hatlarını belli etmeyecek şekilde örtmesi, kapatması olarak kullanılmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’in; Nur ve Ahzâb Sûreleri’nde, bununla alâkalı âyetler vardır. Yani, Müslüman kadınlara tesettür Allah’ın bir emridir. Ama tabiî, tesettür sadece başı örtmek değildir.

Aslında bu örtü, bütün dinlerde vardır. Meselâ, rahibeler gibi. Müslümanlar da, tesettür âyetlerinden sonra, buna çok dikkat etmiş. “Madem ki Allah emretmiş, bitmiştir. O’nun emrine tâbî olmak îcab eder” demiştir. Osmanlı’da da, buna gayet güzel riayet edilmişken, maalesef Cumhuriyetten sonra bu tesettür işine balta vurulmuştur.

Bir tarafta, süfyanı, bir tarafta asrın Mehdî’si... Bu tesettür işinde çok mücadele ve münakaşa etmiş, Said Nursî Hazretleri hakkında tek mahkûmiyetini, yazdığı “Tesettür Risalesi’nden” dolayı almıştır.

Tabiî, bu tesettür işinin baltalanmasından sonra, bir çok kadın başını açtığı gibi, açmayanlar da çok olmuştur. Rahmetli ninelerim ve annem, en yakın örneğimdir. 

Türkiye’deki şuurlu baş örtüsünün ve tesettürün öncüleri ve bu mevzudaki yazı ve konferanslarıyla; ikisi de rahmetli olan, önce Şule Yüksel Şenler, sonra da, Zeyneb Münteha Polat gelir. Ve ikisinin de menbaı, Risale-i Nurlar’dır, Tesettür Risalesi’dir. Şule Abla, Üstadın talebelerinden Üzeyir Şenler Abinin kız kardeşi, aynı zamanda benim evlenmeme sebeb olan dünür başım, Zeyneb Münteha Abla da, Yeni Asya’nın ilk umumî neşriyat müdürü ve başyazarı Mustafa Nezihî Polat Ağabeyin amcasının kızı idi ve o da, Yeni Asya’nın ilk yazar kadrosundandır.

Bu iki kahraman ablamız, bütün; zorluklara aldırmadan şuurlu bir baş örtmenin öncüleri olmuşlardır. Rahmetli annem de, ondan sonra, şuurlu bir şekilde başını örtmüştür.

Bir de, bu baş örtme meselesiyle alâkalı, yapılan bazı yanlışlar vardır. Benim bir akrabam, 60’lı senelerde, genç kızlığında, beş vakit namazını kılıyordu, fakat başı açıktı. Bunu gören tanıdıkları bir hacı teyze, “Kızım, böyle başı açık senin namaz kılman kabul olmaz” deyip, namazını bırakmasına sebeb olmuştur. Halbuki, a hacı teyzeciğim, öyle diyene kadar, deseydin ki; “kızım, Maşâallah, bu zamanda böyle namazını kılan genç azdır. İnşâallah bir de başını örtersen daha iyi olur.” Burada da, bir ince nokta var. Baş örtüsü de, namaz kılmak da farzdır. Ama namaz, başörtüsünün de önünde, İslâmın beş şartının, birincilerindendir.

Eskiden, pardösü vs. gibi kıyafetler giyen başörtülülerin o kısmı, başı açık kadınlarla arasındaki farkın, sadece başındaki örtü oldu- ğunun şuurunda değil maalesef. Başı örtülü olup da, sokakta sigara içen, düğünlerde oynayan kadınlar var. 

Allah, herkese şuur, basiret, iz’an ve ferâset versin inşâallah.

Okunma Sayısı: 2597
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Canip

    26.7.2020 12:17:52

    Teşekkürler ölçü Kuran’ın hükümleri ve Risalei Nur ölçüleri çereçevesinde izahat oldumu insanın bütün zerreleri bir oh elhamdulillah diyor saygılarımla

  • Eren

    21.7.2020 18:30:51

    Kaleminize sağlık Osman abi. Özellikle günümüzde önemine binaen bu konu bir yazı dizisi şeklinde ele alınsa güzel olabilir.

  • Nurdan Yağlı

    21.7.2020 17:56:55

    Maşallah Rabbim Namaz kılan gençlerimizin sayılarını arttırsın ve İman ve Kuran yolundan ayırmasın bizleri.. 🙏

  • Elif

    21.7.2020 15:35:33

    Allah razı olsun, her zaman ki gibi çok güzel bir konuya değinmişsiniz

  • barış

    21.7.2020 15:17:05

    Düğünlerde oynayan evet hemde nasıĺ

  • Nurdan

    21.7.2020 14:13:17

    Keşke daha çok kişiye ulaşsa yazıların Osman Amcacığım..güzel üslubun,aydınlatıcı bilgi ve düşüncelerin için teşekkür ederiz :)

  • Hüseyin

    21.7.2020 13:09:27

    Kitabın ortasından ve cemiyetin, daha doğrusu bizim cenahın büyük bir derdinden bahsetmişsin Osman kardeşim. Belki sende ondan yazmamış olabilirsin. Söylemeye bile haya ediyoruz. Birde terbiyesizce, parkta, orda, burda, ehli dünyanın yaptığı aynı rezilliği yapan var. Hatta onları görünce içimden “ o başörtünüz çarpsın sizi emi” diyorum.

  • Oguzhan

    21.7.2020 12:44:22

    Zamanimizda başörtüsü meselesi maalesef bazi hanim kardeslerimiz tarafindan anlamini yitirmiş ya da onemsizlestirilmistir.Bir baska husus başörtüsü dunya menfaatleri ve siyasi amaclar dogrultusunda kullanilmaya baslanmustir.Iste en vahimide bu.Ortude samimiyet ve masumiyet olmali.Örtü Allah icin kuranin emri olduğu icin ortunmeli.Birileri gorsun beyensin diye degil. Ortunmeyen hanimlar icinde cok on yargilarimiz var maalesef.Yetistigimiz toplum bizi bu sekildede bicimlendirdi.Din sadece belli bir kesime ait olarak algilandi.Sahsen benimde cok yanilgilarim oldu.Mahcup oldugum hanimefendiler oldu.Bu hastaliktanda kurtulmamiz lazim.Her birey kendisi Allah a karsi sorumludur.Insanlarin yargilamalari dogru degil.Maalesef Allah adina bütün cezalari kesiyoruz.Hoşgörü ve samimiyet birinci gorevimiz olmali.Calistigim Egitim camiasindan cok dersler cikardim.Hatalarimi dogrularimi bulmak belki yillarimizi aldi.Gecmisteki yaptigim yanluslari yapmamaya gayret ediyorum.Saygi ve hoşgörü

  • Hilal

    21.7.2020 09:28:29

    Osman abi, yazınızı bir solukta, bir çırpıda okudum. Ellerinize, gönlünüze sağlık. Tam da bizim içimizi kanatan bir yaraya neşter vurmuşsunuz. Siz ifade etmişsiniz, bize de söz kalmamış. 👏👏👏

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı