"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Burası, Peygamberimizin (asm) amcası Ebu Cehil’in evi

24 Temmuz 2021, Cumartesi
Şaşırıp da, yanlış yazdığımı sanmayın (bilenler için tabiî) şaşıran ben değilim. Şaşıran veya yanlış söyleyen, ilm-i enâniyet sahibi, muannid bir hoca.

İçinde bulunduğumuz “Hacc” ayının ve kurban bayramının son gününü de, dün idrak ederek, Elhamdulillah, Hicrî 1442 senesinin, son mübarek gün ve gecelerini bitirmiş olduk. Bu vesileyle, o mübarek beldeleri hatırladık. İki senedir, Türkiye’den, hacc veya umre ibadeti için gidilemeyen mübarek beldeleri...

Birkaç sene evvel gittiğimiz bir umre ibadeti için Mekke-i Mükerreme’deyiz. Delil olan hocamız otobüs içindeki cemaate anlatıyor. Peygamberimiz (asm) zamanındaki hadiseleri yeri geldikçe îzahatta bulunuyor. Bir yere geldik eliyle işaret ederek, “Eveeettt,  burası da, Peygamberimizin (asm) amcası Ebu Cehil’in evi” deyince şaşırdım. En ön koltukta oturuyorum. Evvelâ sürç- ü lisân ettiğini zannettim. Dedim ki, “Hocam, kâfirleri karıştırdınız galiba. Peygamberimizin (asm) amcası Ebu Cehil değil, Ebu Leheb’dir” dedim. “Ha, evet şaşırdım ya, kusura bakmayın doğru” diyeceği yerde, inadına demez mi, “yok, amcası Ebu Cehil.” Tabiî, otobüsün içindeki insanların bunu bilen ehl-i tahkik sayısı var mıydı bilmiyorum. Ama pek kimseden ses çıkmadı.

Evet, verdiği malûmat yanlıştı ve oradaki bilmeyen insanların, yanlış öğrenmesine sebeb olabilirdi. İnadlaşmayı, iddialaşmayı pek sevmem. Hele bu enâniyetli hoca tipleriyle, hiç münâkaşaya girmem. Doğrusunu söylerim, artık kabul eder etmez... Ama burada insanların yanlış öğrenmesi mevzu-u bahisti. Onun için ısrar ettim. Bir türlü kabul etmiyor, inadında da devam ediyordu. Canım sıkıldı, kızdım. Diğer otobüste de hac seyahat sahibi hoca vardı. İki otobüsün buluştuğu yerde inip seyahat sahibi hocanın yanına gidince, o hocayı işaret edip vaziyeti anlattım.

Seyahat sahibi hoca, o delil hocaya bir çıkıştı. “Ya hocam, madem bilmiyorsun, niye inad ediyorsun? Tabiî, hacı abinin (beni kastederek) söylediği doğru. Lütfen, kesin bilmediğiniz şeylerle, hacılara yanlış malûmat vermeyin!” dedi.

Yani burada, bizim haklı olup olmamamız mühim değildi. Belki de ilk defa öğrenen insanlara yanlış malûmat vermemek lâzımdı.

İnad ve hassaten de enaniyetin en kötülerinden biri olan “ilmi enaniyet” işte insanı böyle yanlış yerlere sürüklüyordu.

Yine, bundan seneler evvel, bir beldedeki mekânda, arkadaşlarla Risâle-i Nur sohbetindeyiz. O beldemize, iki tane ilâhiyatçı ve o şehirde mümeyyiz arkadaşlar gelmişti. O misafir hocalardan birisi okuyordu. Okunan bahis de “namazın bitmediğinden usanç verdiğine” dair sorulan suale, Üstadın verdiği şahane cevaplardan, Yirmi Birinci Söz’ün Birinci Makamı’nın, İkinci İkazı’ydı. Orada geçen, “Ey şikemperver nefsim” kelimesini hoca “Ey şikâyetçi nefsim” diye tercüme edince, “öyle değil hocam, midesini düşünen veya kaba tabirle, ‘işkembesini düşünen’ demektir. Yani, şikem ile işkembeyi hatırlayarak söylerseniz, doğrusu olur” deyince, okuyan hoca itiraz etti. “Hayır öyle değil, böyle!” dedi. Peşinden de, diğer ilâhiyatçı hoca onu tasdik etmez mi, haydaaaa... “Ya, hocalar etmeyin, eylemeyin” deyince, “Dur lûgata bakalım” dediler. Ondan sonra kafalarını yere eğip, “abi, senin dediğin doğruymuş” dediler. Tekrar söylüyorum, benim dediğimin doğru olmasından ziyade, hoca kardeşlerimiz yanlış mânâ vermeleri olmamalıydı.

Bunlara mümasil, çok şeyler gördük, geçirdik. Yeri geldi, îkaz ettik, hatırlattık. Yani burada, dikkat edilmesi îcab eden husus; enâniyet ve rüçhaniyet gösterip, “ben bilirim” havasıyla, üstünlük taslamamaktır. İnsanı yanlış yöne sevk eden bu hissiyattan, duygulardan, Allah, hepimizi muhafaza eylesin, inşâallah!

Okunma Sayısı: 1692
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Sabit Bayram

    24.7.2021 20:52:22

    Hüseyin Kardeşim, Bir işe başlarken Bismillah denir. Gelecek zaman işleri için de inşallah denir. İş bitiminde Elhamdülillah denir. Duadan sonra da amin denir. İnşaallahın anlamını bilmesem zaten yazmam. Mesela yarın bayiden 5 adet Yeni Asya Gazetesi alacağım inşaallah. Yani C. Allah dilerse izin verirse alacağım, daha açık manası ise C. Allah'ın izniyle alacağım demektir. Ya Rab bizi doğru yoldan ayırma. Âmin. Bu da duamız kabul et demektir. Dolayısıyla amacımız mademki doğruyu anlatmaktır. Öyleyse İnşaallah dua yerine geçmez. Geçseydi bütün İslam alimleri duadan sonra Amin demezlerdi. Yoksa Osman Hocamız bunu benden de senden de çok iyi bilir fakat ağız alışkanlığı. Çünkü bu yanlışı kullanan çok. Selam ve dua ile.

  • İrfan Toprakoğlu

    24.7.2021 13:02:57

    Enaniyet on kısımdır,dokuzu hocalarda bulunur,diye kitaplarda,dikkat çekilmiştir,ilmi enaniyet, çok tehlikelidir,hafazan Allah,insanı rahmetten mahrum bırakır, Cahiller helak oldu,Alimler kurtuldu hadisi şerifi çok manidardır,yine,Allahüalem imamı azam Hz leri,bilmediklerimi ayağımın altına koysanız,başım arşa değer diyor,yine imamı Yusuf'a ne soruyorlarsa bilmiyorum diyor, insanlarda kızıyorlar, hazineden şu kadar maaş alıyorsun,suallerimize bilmiyorum diyorsun bu nasıl iştir deyince,ben bildiklerimin karşılığında bu kadar alıyorum,bilmediklerimi karşılığında alsaydım hazinede para kalmazdı buyuruyor, neticede malumunuz,bildiğimizi n alimi bilmediğimizin talibiyiz,mümine düşen tevazu ve mahfiyettir, selamlar,bu fakire bir dua inş

  • Hüseyin

    24.7.2021 10:57:20

    Osman kardeş, sana ne diyeyim . Zaten yorum yapan kardeşlerin çoğu, benim yazacağımı yazmış. Yalnız Sabit Bayram kardeş " inşaalah" ın, " Allah dilerse, isterse yapar" manasını bilmesi lazım. O da bir dua ve " amin" mesabesindedir.

  • Ömer arcok

    24.7.2021 09:17:43

    Ülkemizde binlerce hoca görev yaptığı halde:ne boşanmalar azaliyor ne dolandiricilik azaliyor nede cami cemaatleri çoğalıyor yani milletimizin ahlakinda bir duzelmede görülmüyor cuma vaazlarida cemaate tesir etmiyor.Nedeni Hocalarımızın ihlas ve samimiyetlerinin yetersizliğinden olabilir.Adam ilahiyat fakültesi hadis bölümü dekanı peygamber efendimizin taife ebubekir r.a.ile gittigini iddia ediyor daha neler.Cok güzel bir konu işlenmiş Allah razı olsun(peygamber efendimiz taife azatlı kölesi Hz Zeyd ile gitmişti""

  • Sabit Bayram

    24.7.2021 08:05:49

    Madem uyarmak milletin yanlış anlamasını istemiyorsak. Biz de uyarı görevimizi yapalım. "Allah, hepimizi muhafaza eylesin, inşâallah!" Bu inşaallah kelimesinin yerine âmîn olması lazımdı.. Çünkü dualardan sonra inşaallah denilmez âmîn denilir. Fatiha'dan sonra âmîn denildiği gibi. Selâm ve dualar.

  • Hilal

    24.7.2021 06:17:17

    Osman abi, yine yazınızı bir solukta okudum. Ne kadar güzel ve temas edilesi şeyler bunlar. Sağolun, var olun. Bir hanım, üstadın " ben menfiyim, yani sürgün" ü, "üstad rejime karşı ya, ondan söylüyor menfi düşündüğünü" dedi. Biz de sizin gibi söyledik, bir başkası da, iki kelime farkını daha iyi anlattı. Hocalarda da malesef inad ve enaniyet var. Derler ya, "yarım doktor candan, yarım hoca dinden eder" diye.

  • Ozan Kaya

    24.7.2021 06:04:52

    Amin. Güzel iki tecrübe. Bu bazen tarafgirlik inadıyda daha acı haller alıyor.

  • Elif Yıldırım

    24.7.2021 00:46:25

    Allah razı olsun çok güzel yazmışsınız

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı