"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ermenek, ikinci Haydar’ını da âhirete yolladı

26 Aralık 2019, Perşembe 00:25
Bundan yaklaşık, dört sene kadar evvel, Ermenek temsilcimiz Haydar Açıkbaş kardeşim arayarak, “Abi, Zübeyir Ağabeyin vefat sene-i devriyesinde, Ermenek’te bir mevlid tertip edeceğiz inşâallah! Sizin de teşrif etmenizi bekliyoruz” demişti. Ben de ona, “İnşâallah Haydar kardeşim, bir mânia, keder olmazsa geliriz” demiştim.

Kahraman ve fedâi üç kardeşimizle beraber yola çıktık. Aslında, biraz da heyecanlıydım. Çünkü, baba memleketim olan Ermenek’e gitmeyeli, tam 41 sene olmuştu.

Yol arkadaşımız kardeşlerimizle beraber, baba köyünde bir gece kaldık. Köy muhtarı amcazadeyi ve bir kaç akrabayı da alarak mevlid için Ermenek’e geçtik.

Haydareyn (yani, iki Haydar olan; Zübeyir Ağabeyin kardeşi ve Açıkbaş kardeşimiz) oradaydı. Saatçi Salih kardeşimiz ve Ermenek fedakârları ile, mevlid için Anadolu’nun dört bir tarafından gelen kardeşlerimizle hemhâl olmuştuk.

Haydar Açıkbaş kardeşimizle, babam tarafından hemşehri olma hasebiyle, muhtelif zamanlarda görüşür, konuşurduk. Çok ehl-i hizmet, mübarek ve beyefendi bir kardeşimizdi. Onun sesine de akseden bu hâliyle, kimseyi incitmek istemezdi.

Mevlidden sonra, adaşı olan rahmetli Haydar Gündüzalp Ağabey ile birkaç arkadaşı da alıp, hep beraber Zübeyir Ağabeyin doğduğu eve gittik. Haydar Gündüzalp Ağabey, orada Zübeyir Ağabey ile olan hatıralarını anlattı. Bahçede çay içtik. Tabiî, mihmandarımız Haydar Açıkbaş kardeşimizdi.

Yaklaşık iki sene kadar evvel, amansız bir hastalığa dûçar olmuş, tedavi için; Ankara, Konya,  (yanılmıyorsam) İstanbul hastanelerinde yatmıştı. Her konuşmamızda duâ istiyor, biz de onu, “Haydar kardeşim, inşâallah iyi olacaksın” diye teselli ediyorduk. Beş ay kadar evvel vefat eden babam için aramış, taziye vermişti.

Dâhildeki hiçbir fitne hareketinin taraftarı olmamış, istikametten hiç ayrılmamıştı. En sonki hâl için arayıp konuştuğumuzda, yine müdakkikliğini izhar etmişti.

Az konuşup, çok iş yapan Haydar kardeşimiz, Ermenek’te, nurun kahramanı Zübeyir Ağabeyimizin ismini taşıyan bir kolej hizmetine de ön ayak olmuştu.

24 Aralık sabahında gelen bir mesaj, rahmet-i Rahmana uruc ettiğini haber veriyordu. Üzüldük, gözlerimiz doldu. Mazeretimizden dolayı cenaze merasimine iştirak edemediğimizden üzüldük. Kendi telefonunu aradım, telefona çıkan hanım kardeşimiz (kızı-hanımı vs) ağlıyordu. 

Biraz teselli ettim. İnşâallah, Haydar kardeşimi, okuduğum Yasin’lere bir hafta katacağımı söyledim.

Tekrar Allah rahmet eylesin, makamı Cennet olsun inşâallah! Camiamızın ve akrabalarının başı sağ olsun!

Okunma Sayısı: 1428
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Salih

    26.12.2019 11:53:08

    Haydar abimize, Allah rahmet eylesin. Osman abi, arada sırada ( kırk yılda bir gibi) görüyoruz. Devamlı ne zaman yazacaksınız?

  • Müjdat Bayar

    26.12.2019 08:54:50

    Allah rahmet eylesin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı