"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yusuf kıssasında üç gömlek sırrı

Rukiye Anar
20 Kasım 2021, Cumartesi
Her kıssanın bir dili, bir lisanı, bir misali vardır. Yusuf (as) kıssasında da öylesine bir lisan öyle halâvetli bir beyan vardır ki, onu Rabbimiz en güzel kıssa olarak iltifat buyurmuştur. “Sana bu Kur’ân’ı vahyetmekle biz, kıssaların en güzelini anlatıyoruz.” (Yusuf -3)

Kurân’ın  gönüle hitap eden güzel nağmesi yanında her bir âyetin ve âyetlerden meydana gelen hikâyelerin çok mühim mesajı bulunmaktadır. 

Kurân bize bir öğüt olarak geldiğine göre bizim mutlaka bu öğüdü almamız, içindek mânâyı çıkarmamız gerekir. Açık mânâların yanında saklı mânâları da bulmak bizim marifetimizi arttırır. 

Kıssa içinde her farklı olayda ve zamanda bambaşka mânâ ve anlam yüklenen bir gömlek zikredilmektedir.

1. gömlek, Yusuf (as) küçükken babasının nebilik mirası gömleğidir. Babasının ona giydirmesi kardeşlerinin kıskanmasına sebeb olmuştur ki burada yalnızca babanın ilgisi kıskanılmamış, bu gömlekle birlikte ileride vukû bulacak nübüvvet ihtimali dahî kıskanılmıştır.

Zira nübüvvet ile beraber kendi taifesine de baş olma, hâkim olma söz konusudur. 

2. gömlek, Hz. Yusuf’un (as) masumiyetinin yanında iffet kahramanı da olduğunu ispat eden müthiş bir hadisedir. Gömlek yırtıldı, ancak iffet yırtılmadı, ama Züleyha’nın ar ve edebi yırtıldı. 

Peki Züleyha Yusuf güzelliğini gördü, âşık olduğu halde neden hıyanet etti?

Bununla ilgili 33. sözun 26. penceresinde geçtiği üzere “şu seyyar mevcudatın üstünde parlayan lem’aat-ı cemaliye dahi, bir cemal-i sermediye işaret eder ve O’nun bir nevi emâreleridir. Hem kâinat kalbindeki ciddî aşk, bir Maşuk-u lâyezaliyi gösterir.”

 Züleyha onun yüzünde gerçek güzelliği göremedi. Aslen güzelliğe ayna olmak ve kendine yansıması için teslim olmak ve köle olmak gerekirken.

 O bu cemale teslim olmadı temellük etmeye sahip olmaya kalktı. 

Ayrıca düşünmemiz gereken diğer nokta da kardeşleri var. Yusuf (as) cemal ve kemalî üzerinde cem olmuş bir mücella ayna gibi güzelliğini arz-ı endam ederken niçin kardeşleri göremedi? Ne için kervancılar üç dirheme sattılar onu. Paha biçilmez kıymetini bilemediler. 

Mâalesef kardeşleri huzura geldikleri hâlde o cemal ve kemali göremediler, zira gözleri perdeli gönülleri iaşe derdiyle kapalı idi. Kervancılar ise aynı şekilde her şeyi alıp satarak paraya tahvil etmekle gönülleri pusluydu ki gerçek güzelliği fark edemediler. 

Gerçekte de öyle değilmi ki her şey metâ hâline dönüştüğünde araya menfaat veya nefsin beklentisi giriyor. Ve böylece hakkaniyet ve samimiyet rafa kalkıyor. Sonrasında kardeşler arasında rekabet ve içten içe çekememezlik başlıyor. Birde bu kıssada insanı şaşırtan ve düşündüren bir şey de, bir peygamber ocağında, Hz. İbrahim atası, Hz. Yakup babası olduğu hâlde bu evlâtlar hasetlik ve iftiraya düşüyorlar.

Zira herkesin tek tek kendi nefsini arındırması, kalbini temizlemesi ve berrak bir akıl ile donanması gerekiyor. 

Temiz aklediş kimde bulunur? Akla perde olan şeylerden kurtulduğunda bâsiret gözü açılıyor, işte o zaman gerçek güzelliği seçebilir insan. 

Züleyha olayında anlamamız gereken nokta, şehvet ve benlik bulaştırmadan, o sevgiyi tahakküm aracı olarak kullanmadan, mâlikiyet duygusu ile ona sahip olmaya çalışmadan yalnızca güzelliğin kemalîni seçebilmek, cemalin yansımasına ayna olmak, işte bu hakikî cemal ve kemal sahibini bulmada bir yoldur. 

3. gömlek ise artık bir göz aydınlığı özelliği taşır ve gerçekten Hz. Yakup’un (as) gözünü açar. Bir çok yönden hikmeti olan bu hadisenin en önemli noktası, gözleri görmeyen bir nebiye başka bir nebiden rahmanî bir hediye, Rabbani bir iltifat ve nübüvvet nişanıdır. Bu nübüvvet nişanı aynı zamanda maddî manevî yönden göz açıcı, gönül aydınlatıcıdır.

Anlıyoruz ki bu Kur’ânî hikâyede zikredilen gömlek nice imtihan sırlarını ve sonucunda Allah’ın rahmanî iltifatlarını bize arz ediyor. 

Bizler bu kıssayı her fikrettiğimizde yinelenen gömlekleri ve bize aktardığı mesajları okumaktayız. 

Ancak bütün bu hakikatleri temiz akıl ile akleder temiz kalb aynasında idrak edebiliriz. Böylece bu hikâyeden almamız gereken dersi bu şekilde alabiliriz. 

Allah bu güzellikleri ancak temizlenen ve ihlâs sahibi kullarına nasip eder. 

Râbbim bizlere bâsiret Nurları ve ferâset sırları ihsan etsin.

Okunma Sayısı: 1408
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüsniye Türeli

    20.11.2021 11:07:47

    Allah razı olsun kardeşim

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı