"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

DP’nin ilk icraatı

Rüstem GARZANLI
16 Haziran 2022, Perşembe
1932’de ülkemizde İslâm dininde reform ve modernleşme meselesini incelemek ve üniversite kanalıyla MEB’e tekliflerde bulunmak üzere bir komisyonun kurulması kararlaştırılır. Komisyon çalışmalarını tamamlar ve şu tavsiyelerde bulunur:

1- Oturulacak sıraları, gardıropları olan temiz, düzenli camilere ihtiyaç vardır. Halk buralara temiz ayakkabıları ile girecektir.

2- Bütün dualar ve hutbeler Arapça değil, ulusal dilde (Türkçe) olmalıdır. Camilerin iyi yetişmiş müzisyenlere ve müzik aletlerine ihtiyacı vardır. 

3- Basılı hutbe dizileriyle yapılan yerine, felsefe eğitimli vaizlerin yetkisinde dinî rehberliğe geçilmelidir.1

Camileri, kiliseleştirmeyi tavsiye eden bu kararlardan sadece Türkçe ezan uygulanmıştır. Bu doğrultuda, 1932 yılından itibaren (Diyanet İşleri Başkanlığının talimatıyla) Arapça ezan okuma yasağı getirilmiş; 1939 yılından itibaren de bu kanuna uymayanlara para ve hapis cezası uygulanmıştır.

Yaklaşık 18 yıl süren bu uygulamanın sona erdirilmesi, 14 Mayıs 1950’de iktidara gelen Demokrat Parti’nin ilk icraatı olmuştur.

Müzakerelerin bitiminde el kaldırma suretiyle yapılan oylamada; teklif, tüm DP’lilerin oylarıyla ve İsmet İnönü’nün ve birkaç milletvekilin dışında CHP’nin de oylarıyla kabul edildi. Türk Ceza Kanunu’nun 526. maddesinin 2. fıkrası, 5665 sayılı kanunla değiştirildi ve cumhurbaşkanı tarafından tasdik edilerek 17 Haziran 1950’de yürürlüğe girdi.

Ülkemizde; bir dönemin zorbaları tarafından yasaklandığı süreçten sonra ilk defa 17 Haziran’da, minarelerin çift şerefelerinde Bilal-i Habeşî’nin varisleri olan müezzinler tarafından Arapça orijinaline uygun olarak okunmuş.

Said Nursî Hazretlerinin şu manidar sözü ile bitirelim: “Sünnet-i Seniyye’nin içinde en mühimmi, İslâmiyet alâmetleri olan ve şeâire de taallûk eden sünnetlerdir. Şeâir, adeta hukuk-u umumiye nev’inden; cemiyete ait bir ubudiyettir. Birisinin yapmasıyla o cemiyet umumen istifade ettiği gibi, onun terkiyle de umum cemaat mes’ul olur. Bu nevi şeâire riyâ giremez ve ilân edilir. Nafile nev’inden de olsa, şahsî farzlardan daha ehemmiyetlidir.”2

Dipnotlar:

1- Modern Türkiye’nin Doğuşu, s. 409-411., 2- Lem’alar, s. 58.

Okunma Sayısı: 1197
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı