"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Arayana değil aratana bakarım”

Rüstem GARZANLI
09 Haziran 2026, Salı
Menfaatin, hızın ve maddiyatın öne çıktığı günümüzde, iyilik yapmak çoğu zaman karşılık bekleyen bir alışveriş gibi görülüyor. Hâlbuki geçmişte insanların gönül dünyasında bambaşka bir anlayış vardı: “İyilik, Allah rızası için yapılır.”

Bandırmalı Tatlıcı Ali Efendi ile ilgili anlatılan şu ibretli hatıra, bugün unutulmaya yüz tutmuş merhamet ve ihlâs duygusunu ne güzel gösteriyor.

Gece geç vakitte ev telefonu çalar. Telefonda bulunan kişi yanlışlıkla Ali Efendi’nin evini taksi durağı zannetmiştir. Telaş içinde bu adrese taksi gönderilmesini ister. Ali Efendi ise “Burası taksi durağı değil” deyip telefonu kapatmaz. Çünkü karşı tarafta muhtemelen bir ihtiyaç ve bir sıkıntı olduğunu hisseder. Hemen taksi durağını arar, bu adrese bir araç gönderilmesini ister. Üstelik hastanın hastaneye götürülmesini, tedavi boyunca beklenmesini ve dönüşte tekrar eve bırakılmasını söyler. “Ücret almayın, ben öderim” der.

Ertesi gün hasta yakınları, mahcubiyet içinde taksi ücretini ödemek için gelirler. Fakat Ali Efendi’nin verdiği cevap, aslında bu kıssanın en derin mesajıdır: “Ben arayana değil, aratana bakarım.”

Bu söz, sadece güzel bir nezaket değil; aynı zamanda derin bir iman ve tevekkül anlayışıdır. Çünkü Tatlıcı Ali Efendi, o gece çalan telefonu sıradan bir tesadüf olarak görmemiştir. Ona göre Allah, bir insanın ihtiyacını gidermek için bazen başka kullarını vesile eder. Yanlış çevrilen bir telefon bile bir hayra kapı olabilir.

Bugün insanlar yapacakları yardımın karşılığı hemen bekliyorlar, iyilik bile çoğu zaman reklam malzemesi hâline geliyor. Oysa gerçek iyilik, karşılık beklemeden yapılan iyiliktir. “Sağ elin verdiğini sol elin bilmemesi” gibi, insanın yaptığı hayrı sadece Allah’ın bilmesi yeterlidir.

Tatlıcı Ali Efendi’nin tavrı bize şunu hatırlatıyor: İnsan bazen hiç tanımadığı birinin derdine çare olabilir. Bir telefon, bir kapı zili, bir yardım çağrısı; Allah’ın kuluna gönderdiği bir imtihan olabilir. O anda insanın vereceği cevap, aslında kendi vicdanını ve imanını gösterir.

Günümüz insanı komşusunun derdini bilmeyen, yaşlıların hâlini sormayan, sadece kendi dünyasına kapanan bir toplum hâline gelmişiz. Böyle bir zamanda Tatlıcı Ali Efendi gibi insanların hatıraları, bize kaybettiğimiz insanlığı yeniden hatırlatıyor.

Belki de bu kıssadan çıkarılacak en büyük ders şudur: Hayatımıza gelen her insanı, her isteği ve her ihtiyacı sıradan görmemek gerekir. Çünkü bazen Allah, kullarına rahmetini başka kulları eliyle ulaştırır. İnsan da o rahmete vesile olduğu ölçüde değer kazanır. 

Tatlıcı Ali Efendi’nin gecenin bir vakti yaptığı o iyilik, aradan yıllar geçse de unutulmuyor. Çünkü samimîyetle yapılan iyilikler, insanların hafızasında değil, kalbinde yaşamaya devam eder.

Okunma Sayısı: 199
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı