"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İman ve namaz ilişkisi

Sami CEBECİ
21 Mayıs 2026, Perşembe
Zariyat Suresi 56. Ayette haber verildiği gibi, bu dünyaya Kâinatın Yaratıcısını tanımak ve O’na (cc) iman ile ibadet etmek maksadıyla gönderilen insanların en başta gelen vazifesi Allah’a iman etmektir.

Sonra da, Allah’ın emir ve yasaklarının toplamı olan ibadetle karşılık vermektir. Bediüzzaman Hazretleri bu hakikate binaen “Kâinatta en yüksek hakikat imandır ve imandan sonra namazdır.” beyan etmektedir.

İman, insanın cüz’î iradesini sarfından sonra, Allah’ın o kulun kalbine aşıladığı bir nurdur ve ebedî saadetten bir parıltıdır ki, vicdanın iç yüzünü aydınlatır. İman denilen hakikatin vicdanda yer etmesi için şart olan şey, insanın iman ve hidayet tarafına müşteri olmasıdır. İnsanın kendisi istemedikten sonra, Allah kulunu iman ve hidayete erdirmez. Bundan dolayı, “Kaderimde iman etmek yokmuş ben ne yapayım?” diyerek kimse suçunu kadere atamaz.

İnsan istemedikten sonra, bir başkasının onun imana gelmesi için çok ısrar etmesi de bir fayda vermez. Peygamberler dahi kimseye hidayet veremezler. Hidayeti yaratan ve insan kalbine yerleştiren sadece Allah’tır. Peygamber Efendimiz (asm), amcası ve Hz. Ali’nin (ra) babası olan Ebu Talib’in imana gelmesini çok arzu ediyordu. Ancak, Cenab-ı Hakk Kasas Suresi 56. Ayetiyle onu şöyle ikaz etti: “Sen sevdiğin kimseyi hidayete erdiremezsin. Allah dilediğine hidayet verir. O, kimin hidayete geleceğini bilir.” buyurdu.

Bahsi geçen hakikate binaen, insan kendine düşen tebliğ vazifesini hakkını vererek yapmalı fakat neticeyi Allah’a bırakmalıdır. Zaten, peygamberler bile yalnız tebliğ etmekle vazifelidirler. Madem öyledir, insan vazifesini yapmalı ve Allah’ın vazifesine karışmamalıdır.

Allah’a karşı sorumlu olduğumuz ibadetlerin başında geleni ve bütün ibadetlerin özeti olanı şüphesiz beş vakit namazdır. Namaz, Allah ile kul arasında en yüksek bir nispet ve nurlu bir irtibat bağıdır. Namaz, aynı zamanda huzur kaynağıdır ve zikir menbaıdır. “Dikkat edin! Kalpler ancak Allah’ın zikriyle huzur bulur.” (Ra’d Suresi: 28) ayeti bu hakikati ifade eder.

Beş vakit namaz kılmak görünüşte çok kolay zannedilmekle beraber, alışmayan insanlar için dünyanın en zor işidir. İnsan nefsi saatlerce en zor işleri çalışarak yapmaya razı olur fakat şurada on dakika namaz kılmaya nefis razı olmaz. Beş vakit düzenli namaz kılmak için çok kuvvetli bir imana ihtiyaç vardır. Taklit mertebesindeki ve çevreden duyulan bir iman ile namaz kılmak kolay değildir. Bu duruma, Müslüman olan ülkemizdeki insanların beş vakit namaz kılma oranının bir hayli düşük olması şahittir.

Peygamber Efendimiz (asm), beş vakit namaz Mirac Gecesinde farz olduktan sonra, vefat edinceye kadar ümmetine iman ve namaz konusunu söyledi. Bir hadis-i şerifinde “Mahşer günü, kulun ilk hesaba çekileceği ameli beş vakit namazdır. Beş vakit namazdan geçen, diğerlerinden kolay geçer.” buyurdu.

Sevgili Peygamberimiz (asm) “Çocuğunuz yedi yaşına gelince ona namaz kılmayı öğretin. On yaşına geldiği halde namaz kılmıyorsa, onu korkutun.” Buyurması çok önemlidir. Çünkü, “Ağaç yaşken eğilir.” diye atalarımız boşuna söylememiştir. Ergenlik yaşına geldikten sonra, zaten çocuklar kimseyi dinlemez hale gelmektedir.

Evet, iman ve beş vakit namaz her şeyin başıdır. Dünya ve ahiretteki saadetin temel taşıdır.

Okunma Sayısı: 189
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı