"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Abdullah Eraçıkbaş’ın aziz hatırasına

İ. Seyda DURGUN
21 Mayıs 2026, Perşembe
Bir vefatın ardından bir vefa yazısı

“Ölüm güzel şeydir Allah yâr ise,
Vedalar güzeldir, vefa var ise…”

Bu mısralar, her vefat haberinin ardından kalbimize düşen o derin hüzne başka bir pencere açıyor. Çünkü bazı ayrılıklar vardır; sadece bir insanın aramızdan ayrılışını değil, bir ömrün sessizce taşıdığı manayı, bir hizmetin derinliğini ve geride kalanlara düşen vefa borcunu da hatırlatır.

Vefat ve vefa kelimelerinin aynı kökten gelmesi, üzerinde düşünülmesi gereken derin bir hakikati hatırlatıyor bize.

Vefa; sözünde durmak, sadakat göstermek, emanete sahip çıkmak, dostluğu ve hizmet hukukunu unutmamaktır.

Vefat ise dünya yolculuğunun tamamlanması, verilen ömür emanetinin sahibine teslim edilmesi, insanın bu fânî menzildeki vazifesinin nihayete ermesidir.

Bu bakımdan vefat, yalnızca bir bitiş değil; bir tamamlanmadır.

Vefa ise geride kalanların, o tamamlanmış ömre karşı duyduğu sadakat ve mesuliyettir.

Merhum Hasan Feyzi’nin, Nurlardan aldığı hakikat dersini terennüm eden şu sözü bu manayı ne güzel ifade ediyor:

“Yâdı biliş yapasın ki, ancak dostta vefa var…”

Hizmet hukukunu bilenler için hatıra, sadece geçmişe ait bir duygu değildir; bugüne ve yarına taşınması gereken bir emanettir. Zira vefa, unutmayarak yaşatılır.

Abdullah Eraçıkbaş, Yeni Asya neşriyat tarihinde bu emanet şuuruyla hatırlanacak isimlerden biridir. Onun hayat çizgisi, dışarıdan bakıldığında bir gazetecilik ve yayıncılık serüveni gibi görülebilir. Fakat yakından bakıldığında bu çizginin, Risale-i Nur’un matbuat lisanıyla neşrine adanmış uzun, sabırlı ve mütevazı bir hizmet ömrü olduğu görülür.

O, ismini öne çıkarmaktan çok işi öne çıkaran; şahsî görünürlükten çok şahs-ı manevînin hizmetine önem veren; yayıncılığın mutfağında sabırla, dikkatle, titizlikle çalışan bir isimdi. Metinlerin, dergilerin, kitapların, fikir dosyalarının ve gazete sayfalarının arkasında onun emeği, dikkati, duası ve sadakati vardı.

Belki de onun hizmet çizgisini en manidar şekilde anlatan hususlardan biri şudur: Ölüm anına yakın vakitte bile ertesi günün gazetesi üzerinde çalışıyor, sayfalara girecek yazıların okumasını yapıyordu.

Bu tablo, bir meslek alışkanlığından öte, bir hizmet sadakatinin ifadesidir. Ömrünü verdiği neşriyat vazifesine son nefesine kadar bağlı kalmak… Bu, kolay anlatılacak bir fedakârlık değildir.

Bir insanın son meşgalesi, çoğu zaman ömrünün en derin manasını da gösterir. Abdullah Eraçıkbaş’ın son meşgalesinin yine gazete, yine sayfalar, yine metinler, yine neşriyat hizmeti olması, onun hayatını hangi istikamet üzere yaşadığını gösteren sessiz ama çok güçlü bir şahitliktir.

İman nazarıyla bakıldığında ölüm, mutlak bir yokluk değil; fânî vazifenin tamamlanıp bâkî âleme geçişidir. “Ölüm güzel şeydir Allah yâr ise” mısraı, işte bu imanî teselliyi taşır. Eğer kul, ömrünü Allah’ın rızasına uygun bir istikamette geçirmişse, ölüm de sadece bir ayrılık değil, aynı zamanda bir kavuşma kapısı olur.

Veda kaçınılmazdır; fakat vefasızlık kaçınılmaz değildir. Ölüm gelir, insanlar gider, vazifeler el değiştirir; ama hizmet emaneti devam eder.

Bir insanın ardından vefa göstermek, sadece onu rahmetle anmak değildir. Onun ömür verdiği değerlere sahip çıkmak, bıraktığı hizmet mirasını yaşatmak ve omuz verdiği davayı daha ileriye taşımaktır.

Cenab-ı Hak, hizmetlerini makbul, gayretlerini bâkî, emeklerini sadaka-i câriye hükmünde eylesin...

Okunma Sayısı: 161
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı