"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kolaya kaçmak nefsin işidir

Sebahattin YAŞAR
07 Mayıs 2022, Cumartesi
Terbiye ile ilgili bir durum olduğunda, zahmet çekmek, yorulmak istemeyen nefis hemen, ‘Yahu peygamberlerden bazıları da evlatlarına, hanımlarına mesajlarını ulaştıramamışlar’ diye başlıyor.

Oysa o peygamberdir. O üzerindeki ebeveynlik vazifesini, eşlik vazifesini hakkıyla yapmışlardır. Allah onlara ne yapmaları, nasıl tebliğ yapmaları konusunda pek çok yollar da göstermiştir. O yolları, o metotları da o peygamberler ilgili muhataplarına uygulamışlardır. Kim bilir o uygulama ve metotlarda nice nice ebeveyn ve eş incelikleri, iletişim detayları vardır.

Nefis bu ince noktaları çalışmayı, yeni yeni iletişim metotları bulmayı ve muhataba giderken hep o eskimiş cümlelerle, metotlarla değil, yeni yeni tarzlar ve sözcüklerle ulaşmayı denemişlerdir. Allah da, elçisinin vazifesini yapmış olması noktasında o peygamberini pek çok yeniliklerle muhatap kılmış ve bu peygamberi aracılığıyla imtihan olan o kullara o yenilikleri ulaştırmıştır.

İnanıyoruz ki, o peygamberlik sıfatı gereği iletişim kurduğu insanlarla bir iletişim hatası veya bir hissî tutum veya damarına dokunan bir davranış sergilememiştir. Çünkü onların ismet sıfatları vardır.

Buna rağmen evlatlar, eşler o peygamberin mesajına kendilerini vermemişler ise, işte burada apaçık bir imtihan gerçeği kendini gösteriyordur. Yani siz peygamber de olsanız; hatasız, kusursuz tebliğ de yapsanız eğer o muhatabınız bu teklifi kabul etmiyorsa, orada sizin göreviniz tamamlanıyor demektir. Daha ötesine gidemiyorsunuz. Yaratan Allah, ‘hidayeti veren ancak benim’ mesajı veriyordur. Burada nefsin alması gereken ders, vazifeni hakkıyla yaptın mı ki, kendini peygamberlerin yaptığı vazife ile kıyaslıyor ve kendini temize çıkarıyor, faturayı muhataba yazıyorsun. Buna insanın hakkı var mıdır?

İnsan pek çok kusurlar, günahlar, yanlışlar, hissi tutumlar içerisinde iken, kendini ne kadar hatasız görebilir? Elbette evladımıza, eşimize karşı vicdanen tebliğ vazifemizi hakkıyla yaptığımızı düşünüyorsak, o zaman zaten ondan sonrasına da karışma hakkımızın olmadığını biliriz ve Rabbimize teslim olur, tevekkül ederiz.

Asıl mesele, tebliğ vazifemizi ne kadar hakkıyla yapabildiğimizdir.

Okunma Sayısı: 1219
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    7.5.2022 23:59:46

    Ahirzaman eşhası Müthişelerinin insanları her yönden kuşatıp esareti altına aldığı, nefis ve ŞEYTANın da yardımlarııyla, gaflet bataklığına düşmüş ve günah çamurlariyla bulaşık olan MÜSLÜMANLAR ve İNSANLIK , öyle çok kolay bir şekilde Maneviayata, Şeaire ve umuru İlahiye odaklanıp konsantre olamıyor. Nefis ve Şeytanın hile ve hıdalarıyla çok büyük mücahede, mücadele ve müdafaa yapmak zorunda. Seytanın işi TAHRİP olduğundan çok kolay. Mü' minlerin işi tamir ve tahkim olduğundan, en büyük, en zor ve en önemli CIHADI (nefis ve şeytanla mücahede) ifa etmekle mükellef.

  • Cenk Çalık

    7.5.2022 17:04:29

    Siyaset ve içtimai konular zihin dünyamızı fazlasıyla işgal ediyor. Bunun menfi neticelerinden biri de sayı ve sonuç odaklı düşünmemiz. Rabbimizin vazifesine hikmetine bakmadan burnumuzu sokuyoruz. Haddimizi bilip, sınırı geçmemek lazım. Nefsini Islah edemeyen başkasını ıslah edemez kaidesini yaşamadan hiçbir şeyin değişmeyeceği aşikar. Bir an bile beni nefsimle başbaşa bırakma sığınma duasını yapan Efendimiz(asm) bu ahir zaman dehşetinde neler yapılması ve nereden başlanması gerektiğini göstermiştir. Sünnet yolu en istikametli yoldur vesselâm.

  • Cetin acar

    7.5.2022 12:48:38

    Tebligimizin tesirli olması için , tebliğ ettiklerimizi öncelikle kendimizin yaşaması lazım yoksa tebligimiz tesirli olmaz. "Yaşamadığı şeyleri söylerler " ayet)

  • M. Selim

    7.5.2022 11:30:11

    Güzel bir noktaya dikkat çekmişsiniz. Hakikaten günlük konuşmalarda bile nefsimiz kendini temize çıkarmak için bu şekilde davranmaya devam ediyor. "Peygamberler bile..." deyip kendimizi avutmaya çalışıyoruz. Yüreğinize ve kaleminize sağlık.

  • Ferhat ardıç

    7.5.2022 01:14:18

    Aklıma gelen herşeyi tastamam yazmışsınız ne olacak bu insanların durumu üzülüyorum akrablarıma ve çevreme bu nasıl bir iş, boş kafam anlamıyor Allah sonumuzu hayırlı etsin

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı