"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dindeki rüşd (1)

Şemseddin ÇAKIR
06 Mayıs 2022, Cuma
Bu başlığın doğru anlaşılması için öncelikle “rüşd” teriminin etimolojik ve terminolojik veya ıstilahî anlamlarını vermek istiyorum: “Rüşd” lügat olarak ‘rşd’ kökünden masdar olup; “doğru yolu bulmak” ve “doğru yolda olmak” gibi anlamlar ifade eder.

İsim olarak; “doğruluk ve doğru yol” anlamına gelmektedir.

Terim olarak tefsirde ‘rüşd’; ayet-i kerimedeki “ekmeltü” yani “Sizin dininizi bugün kemale (rüşde) erdirip tamamladım ve din olarak İslam’a razı oldum.” (Maide, 3) anlamı ile ifade edilebilir ve bu ayet-i kerimenin, dinin tamamlandığını ifade eden Veda Haccı esnasında nazil olması da; vakıa mutabık bir hadisedir. “Allah’ın vahiyle bildirdiği, peygamberin açıkladığı doğru yol” demektir. “Peygamberler için risalet görevi ile tavzif” anlamına da gelir; Hz. İbrahim’e olan hitapta olduğu gibi.

Fıkıhta ise “kişiyi ilahî emirler karşısında sorumlu kılacak fikri olgunluk” anlamına gelir.

Kur’an terimi olarak “rüşd”ün zıddı “dalalet, sapıklık ve batıl yol” demektir. “Rüşd” tabiri, Kur’an-ı Kerim’de 19 yerde geçmektedir.

Bilindiği gibi her şeyin kendine göre bir rüşdü vardır ve o nispette de, mesuliyeti muciptir. Mesela, gençlik veya rüşd çağına gelenlerin mes’ul olduğu hükümlere “ef’al-i mükellefîn” denilir ve sekize ayrılır. O yaşa yani “rüşd” yaşına gelenlerin o hükümlerden sorumlu oldukları ifade edilir. Bu vesileyle, asıl konumuz olan “Dindeki rüşd nasıl olacak?” sorusuna gelelim.

Bu mesele; dinin İslam’la rüşde erdiğini haber veren bir ayet-i kerimeyle sabittir: “Bugün sizin dininizi kemale (rüşde) erdirdim ve din olarak İslam’a razı oldum.” (Maide, 3). Yani dinin “rüşdü” İslam’dır.

Bu beyandan açıkça anlaşılması gereken; muharref dinlerin reddedilip, dinin İslam’la rüşde erdiği gibi, insanlar da İslamı anlayıp uymakla rüşde erecek olmasıdır.

İşte Asr-ı Saadet ve “Hulefa-i Raşidin” bu meselenin en bariz misalidir. Ondan sonra en azından ümera seviyesinde Yezid’le bir kırılma ve düşüş yaşanmıştır. İşte insanlık o gün bugün Asr-ı Saadetin hayaliyle o kemalata ulaşmakla meşguldür ve ona ancak Mehdi ile ulaşacaktır. Hatta onun için olsa gerek Bediüzzaman’a, “günümüzde bir Asr-ı Saadet Müslümanı” tavsifi yapılmıştır. Evet yine onun için Müceddid-i Elf-i Sânî İmam-ı Rabbanî bu gerçeği şöyle ifade eder: “Geleceği vaad edilen Mehdi; velayetin ekmeliyetini alacak bu tarikat-i âliye (veraset-i nübüvvet yolu) üzerine gelecek ve silsile-i âliyeyi tamam ve tekmil edecektir. Bütün velayet nisbetleri, bu nisbet-i âliyenin altında bulunmaktadır ve diğerlerin nasibi azdır.” (İmam-ı Rabbanî, Mektubat, Cilt 1, s. 570)

İmam-ı Rabbanî bununla da yetinmeyip: “Mansab-ı Nübüvvet mensubu, alim-i tammü’l-marife Mehdi aleyhimü’r-rıdvan gelecek.” deyip, Mektubat’ının iki yerinde; hatta ismini de “Said b. Mirza” olarak, Üstadın ve babasının ismini birlikte vermiştir. (Mektubat, s. 75)

Bu meseledeki “rüşd”ü de, iki kısma ayırabiliriz:

1. Lafzî veya kelamî rüşd; bu zaten lafız olarak “kelam-ı kadim”dir ve i’cazıyla meydandadır.

2. Manevî rüşd ki, bu da Kur’an-ı Kerim’in manası ile ilgili olup, hiçbir asrın tek başına Kur’an-ı Kerim’in bütün manalarını istiab etmesinin mümkün olmamasını ifade eder. Çünkü o ezelî ve ebedî bir kitaptır, kıyamete kadar her asırda yeni iniyormuş gibidir. Onun yeni iniyormuş gibi olmasının izahını ve ispatını yapmak da, o asrın alimlerinin sorumluluğundadır ve her bir asır, hedef gösterilen bu kemalata mütemmim bir cüzdür.

(DEVAMI VAR)

Okunma Sayısı: 1005
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı