"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Viranede saklı hazineler

Servet GİRASUN
12 Eylül 2026, Cumartesi
Bazı insanlar vardır; onları tanımadan önce gördüğümüzle hükmederiz, tanıdıktan sonra ise kendimizden utanırız.

Geçtiğimiz günlerde, Afganistan’dan ülkemize sığınmak zorunda kalan bir ailenin kapısını çaldım.

Mütevazı bir apartman dairesinde yaşıyorlardı. İlk bakışta sıradan görünen bu ev, içinde sessizce taşınan büyük bir hayat hikâyesini saklıyordu.

Görüşmemiz ilerledikçe aileyi biraz daha tanıma fırsatı buldum. Hanımefendinin İngilizce öğretmeni olduğunu öğrendim. Eşi ise bir zamanlar uçak pilotluğu yapmıştı. Üstelik dört dil biliyordu. Doğrusu bunları duyunca birkaç saniye ne söyleyeceğimi bilemedim. Kendi memleketlerinde kalsalardı, belki bugün mesleklerini sürdürüyor olacaklardı. Belki çocukları bugün bambaşka şartlarda büyüyor olacaktı.

Belki yıllarca emek verdikleri hayat, hayal ettikleri gibi devam edecekti. Fakat savaş, bütün hesapları altüst etmişti. Doğdukları topraklardan ayrılmış, kurdukları düzeni geride bırakmışlardı.

Bugün ise aynı insan, ailesinin geçimini sağlayabilmek için apartmanda kapıcılık yapıyordu. Üstelik işi ortak yürüttüğü için aldığı maaşın ancak yarısıyla evini geçindirmeye çalışıyordu.

Fakat beni asıl sarsan bunlar değildi.

Ne pilotluğu... Ne öğretmenliği... Ne de bildiği dört dil...

Beni asıl etkileyen; bütün bu ağır imtihanlara rağmen vakur duruşlarını korumaları, şükürlerini kaybetmemeleri ve hayata küsmemeleriydi.

Tam o sırada Namık Kemal’in Hürriyet Kasidesi’ndeki o meşhur beyit geldi aklıma: 

“Hakir olduysa millet, şânına noksan gelir sanma; / Yere düşmekle cevher sâkıt olmaz kadr ü kıymetten.”

Gerçekten de insanın değeri, bulunduğu makamla ölçülmüyormuş. Hayat bazen insanın mesleğini elinden alabiliyor...

Bazen doğup büyüdüğü toprakları... Bazen de yıllarca emek vererek kurduğu düzeni...

Fakat insanlığını, haysiyetini ve güzel ahlâkını elinden alamıyorsa, aslında en kıymetli hazinesini de kaybetmemiş demektir. O evden ayrılırken aklımda tek bir cümle vardı: Biz çoğu zaman insanların bulunduğu yere bakıyoruz. Oysa her insanın görünmeyen bir hikâyesi var. Belki de bu yüzden, insanlar hakkında hüküm vermeden önce biraz durup düşünmek gerekiyor.

Çünkü bazen en büyük hazineler, virane sandığımız hayatların içinde saklı oluyor.

Okunma Sayısı: 119
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı