"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tarih tekerrür ederken, sosyalistler de geri dönüyor…

Şükrü BULUT
26 Şubat 2021, Cuma
Bediüzzaman Hz.leri Hutbe-i Şamiye isimli eserinin başında; “Evet, bakınız zaman hatt-ı müstakim üzerine hareket etmiyor ki, mebde ve müntehası (başı-sonu) birbirinden uzaklaşsın; belki, küre-i arzın hareketi gibi bir daire içinde dönüyor. Bazan terakkî içinde yaz ve bahar mevsimi gösterir, bazan tedenni (gerileme) içinde kış ve fırtına mevsimini gösterir“ derken acaba yüz küsur sene önceki “zamanın günümüzdeki“ tekrarından mı bahsediyordu…

İngilizler’in dünya hâkimiyeti uğruna ihtilâlci sosyalistlerle yaptıkları işbirliklerine… Müttefiğine tam savaş ortasında Bolşevikler üzerinden yaptığı ihanetine, başta Osmanlı olmak üzere Alman İmparatorluğu’nu da “demokrasiden mahrum” etmelerine mi işaret ediyordu, dersiniz? Risale-i Nur’daki kelimelerin “doğru tarihin” yapbozlarını nasıl ele verdiğini bilen araştırmacılarımız, Kuzey’in dünkü “yıkıcı cereyanının” günümüzdeki globalleşmiş halini çok net bir şekilde “dünya kamuoyuna” göstereceklerdir, diye bekleşmedeyiz.

Elbette, yüz küsur sene önceki “zamanın” renkleriyle, hadiseleriyle ve kahramanlarıyla günümüzde karşımıza çıkması, beşerin imtihan sırrına aykırıdır. Tıpkı ağaçlardaki yapraklar, yerdeki çiçekler ve diğer bitkilerin dalları- budakları gibi… Tam aynısı olmasa da, eski zamandaki hadiseleri günümüzde doğru okumaya yarayacak mu’cizeleri takip etmemiz gerekiyor. İngiltere Lenin ile Troçki’ye elbette sermayedarlar üzerinden yardım etmişti. Rothshild hanedanı sosyalistlerin sırtına basarak Hazar Petrolleri’ne ve Alman’ların mağlûbiyetine kavuşmuşlardı. Ve daha sonra Osmanlı’ya mirasçı olarak tayin ettikleri “yeni ittihatçılar…” St. Petersburg ihtilâlinden hareketle dünyanın yarısından fazlasını hegemonyasına alan komünizmin, Varşova Paktı’nın dağılmasından sonra “Öldüğünü” iddia edenleri de hatırlıyorsunuz. On yıllardır ki, kulağıma ne sosyalizm, ne komünizm ve ne de masonluk kelimeleri çalınmaz oldu… Birileri bunların öldüğünü veya dünyadan göçtüğünü global medyayı ve daha sonra eğitim sistemlerini kullanarak telkin etmeye başlamıştı… Yüz yıl önceki Marksist katiller artık yoktu, tıpkı Fereud’un kendince Marksizm’i sakladığı gibi… Sosyalizmin ve komünizmin “öldüğünü” propaganda edenler, sakın bizatihi kendileri olmasın, diyenleri ise taşa tuttuk. Komplo teoricileri diye susturduk ve neredeyse arkalarına teneke bağlayacaktık, mahallede…

Yeni Asya “Demir Perde”nin kapıları açıldığında komünizmin ölmediğini, başka giysi ve suretlerde globalleşmeye başladığını söylemeye başlamıştı. Hem de Neoliberal-Neocon ittifakının Kemalist generalleri kullanarak gerçekleştirdikleri 12 Eylül ihtilâline rağmen… Rothshild gibi zenginlerin sermayesiyle, “yetmiş sente muhtaç” Türkiye’nin gençlerine Marlboro sigarası dağıtan ANAP’ın özverili çalışmaları, maalesef ülkede netice verdi. Londra, Washington, Bonn ve Ankara çerçevesinde kurulan Yeni Marksizm tezgâhlarında, dünya kamuoyunun tanıyamayacağı ve günümüzde binlerce kuruluş, STK veya Üniversite üzerinde gördüğümüz sosyalist/ komünist elbiseler dikildi. Turuncusundan Kızılına kadar… Rengârenk…

Komünizmi Kuzeyden beklerken Türk milleti, onlar İngiliz Amerikan bayrakları altında Basra’dan çıkartma yaptılar… Sonra Barzani Devleti’ni kurarak, gelecekte buralarda işleyecekleri dehşetli cinayetlere zemin hazırladılar.

Yeni Asya, Troçkicilerin Henry Kissinger komutasında pimini çektikleri 11 Eylül’den bu yana “Marksizm’in yeni felâketlerini” dillendirmeye çalışıyor. Afganistan ve Irak katliâmları, BOP projesi, Arap Baharı, Suriye Savaşı, IŞİD tiyatrosu, Kiev ihtilâli ve nihayet Trump Zaferi…

İşte bildiğiniz üzere… Condella’dan Biden’ın biricik Hint dönmesi yardımcısı Haris Kamala’ya kadar… Nasıl olsa Amerikan halkı da nihayet “hipnoza” yatırılmıştı. Birinci Avrupa ve Amerika’yı uyandıran “dangalak Trump’ı” alt etmek üzere meşhur sermayedarlar, Yahudi düşünür-fon sahipleri, göçmenler ile zenciler… Ve sonunda Zuckerberg, Bill Gate ve Soros gibi zenginlerin özverili katkılarıyla, aktüel sosyalizm Amerikan zaferini de kazanmıştı. Yeni Marksistlerin önünde önemli bir engel görünmüyor, artık. Londra’dan Pekin’e açılan yol emniyetini de AB sekreterliğine getirdikleri Von den Leyen ile sağladılar, Marksistler… The Guardian’ın ifade ettiği gibi Komünizm “yeni baharını” yaşamaya başlıyor, bu günlerde. Türkiye halkı, komünist-Kemalist ittifakıyla yakalandığı istibdat cenderesinden habersizce inlese de Marksistler Anadolu’da iktidarda olduklarını bütün dünyaya ilân ediyorlar. İngiltere’yi şaşkınlıklar arasında Avrupa Birliği’nden çıkaranlara bedduâ eden İngiliz gazeteci, Komünizmin önce insanlığa trajedi yaşattığını ve onun devamı olan neoliberalizmin bu günlerde saçmalık ve maskaralıkla Marksizm’i devam ettirdiğini yazıyor.

İhtilâlci sosyalizmi Vladimir İlyiç liderliğinde, St. Petersburg sokaklarındaki halini arayan hayalperestler, elbette günümüzdeki Marksizm’i inkâr edeceklerdir. Zira onların sermayesiyle çıkan bunca gazete ve çalışan medya ile bilgilendiklerini, üniversitelerdeki projelerin paralarının oralardan geldiğini, binlerce STK’nın Neoliberal Marksistlerin fonlarıyla geçindiğini ve nihayet ülkemizi, darboğazlardan kurtaran kredilerin Londra-Pekin eksenindeki işbirliğinde kaynaklandığını bildikleri halde neoliberalizme Marksizm mi diyecekler… Hayır, tarihin şu dehşetli tekerrürünü kabul etmek elbette kolay değil. En iyisi dünkü tanımları unutalım; yeni giysilere bürünmüş eski Marksistlere kendimizce yeni isimler bulalım. Velev ki bu yaklaşımımız bize zarar getirecek olsa da…

Bu yazı ile mevcut bir hakikatin çevresini çizmeye çalıştık. Fakat hakikat bundan ibaret değil. Bir dane-i hakikatin binlerce “sosyalist yalanı” yok edeceğini de Bediüzzaman’dan öğrendik. Dünyanın ekseriyetini egemenliği altına aldım, derken Marksistler; altlarındaki zeminin nasıl kaydığının farkına bile varamayacakları bir hakikat daha var ki, bunu da önümüzdeki günlerde açıklamaya çalışalım…

Okunma Sayısı: 1633
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • burhan

    5.3.2021 11:36:39

    sevgili hocam ,dediğiniz gibi bu akımlar sadece gömlek değiştirip karşimiza çikiyor.Toplum ve bireyler ellerinde bir Rehber olmadığîndan bunu anliyamiyorlar .Yazilarinizda belirtiğiniz üzerinize,Bilenlerin şesleride ,toplumdaki maleyani işlerin ve seslerin gürültüsünden duyulmuyor .inşallah sesiniz duyulur ve bu fikirler toplum sathına yayilir.

  • Zeliha

    27.2.2021 09:57:40

    Kendi icimizdeki ikinci Avrupa'yı uyandıracak bir yazı olur inşaallah. Anadolu'yu ele geçirdik diyorlarsa yine karşılarında yine Risale-i Nur olacaktır. Üstadın bütün ömrüm önce nefsim sonra dalaletle mücadele ile geçti diyor. Nurculuk devam ettikçe demekki bunlarla mücadele devam edecek. Bizi uyutmaya her çalıştıklarında yeni Asya nin konuyu ne kadar gündemde tutup takip ettiğine hepimiz şahidiz. Allah çalışmalarınız da muvaffakiyet versin tüm yazarlarimiza

  • Demokrat Avrupa

    27.2.2021 00:57:06

    Marksizlerin ve komünistlerin neoliberal rengine bürünerek insanlığı felakete götürdükleri bir zamanda uyuyan / uyutulan toplumu uyandırmaktan başka çaremiz yok gibi; zira imtihan şiddetli, fitne-i ahir zaman bütün hızıyla yoluna devam etmekte son derece ısrarlı, ancak Hz. İsa ve Hz. Mehdi ittifakı da insanlığı fenalıklardan, kargaşalıktan ve musibetlerden koruma görevinde...

  • Akinci

    26.2.2021 19:49:01

    Güzel yazi. Ama ben "Sosyalizm" "Komünizm" ve "Bolsevizm" kelimeleri kullanimda daha dikkatli olurum. Risale-i Nur da bile Üstad bu kelimeleri farkli kontexte koyuyor. Sosyalizm bir tayf, ayni Liberalizm gibi. Ihtilalci (Bolsevizm, Trotzkism, Leninism, Maoism vs.) ve Reform demokratik sosyalizm var bundan mesela SPD (Almanya Sosyal Demokrat Partisi), Sosyaldemokrasi vs. cikti. Ana belasi Materyalizm ve insanin tanrilasmasi. Bu iki ideolojiler fransiz ihtilalinden cikti zaten. Genel felsefede Komünizm dünyada cenneti ilan ediyor, Kapitalizm "Sen simdi zaten tanrisin" diyor. Ve Rothschildler vs. bu ideolojiler ve siyasal teoriler sadece satranc oyun oynuyorlar, onlar sag yada sola bakmiyorlar ki. Bir günde Hitlere para veriyorlar baska gününde Staline verirler, öteki gününde Humanist insanperver birsinde verir. Eski misir firavunlar bunlara karsi hic birsey.

  • Osman

    26.2.2021 16:47:22

    Güzel bir analiz Maskeli dünyanın gerçekleri İnşallah birinci avrupa uyanır

  • Hüseyin

    26.2.2021 11:31:20

    (2)Komünizm veya komünizme tepki olarak doğan ideololojilerin ve zorba yönetimlerin ortak noktaları ; insanı yaradanından, özünden, imtihanından, tabiatından, mana ve değerler dünyasından koparmak, belli bir algının ütopyanın taraftarı oluşturmak için, toplumu zamanın ve dilin içine hapsetmiştir. hakkı, hakikati, hukuku, eğitimi, istikameti  engellemiş, perdelemiş ve ilahi sesi duyulamaz hale getirmek için de teknolojik araçları ve cebri yöntemleri hoyratça  kullanmıştır. Komünizmin, despotluğun, putçuluğun panzehiri demokrasidir..

  • Hüseyin

    26.2.2021 11:30:48

    (1)Komünist manifesto, idealindeki dünyayı  kurmak, hayalindeki insanı yoğurmak biçimlendirmek, kominal toplumu ve sistemi şekillendirmek ve inşa etmek için ilk yaptığı şey, Hâlik ile mahluk arasındaki ezeli ve ebedi ilişkiyi anlamsız hale getirmiş, ferdî  nesneleştirmiş şeyleştirmiş  basit bir üretim ve tüketim objesi haline getirmiş, kominal sürünün adayı, basit bir parçası olmaya alıştırmaya çabalamıştır. insan tabiatına ve yaradılış ilkelerine ters bu ucube sistemin ve türevlerinin çeşitli denemeleri yapılmış . pratikte başarılı olamamış, gerçek hayatta  tutunamamıştır...

  • Selim

    26.2.2021 11:24:39

    Kemalizm ile Marksizmi mukayese edecek bir yazıya ihtiyaç var gibi. Başarılar diliyorum.

  • SALİH

    26.2.2021 11:15:15

    Hakikati fevkalade edebi bir üslup ile anlatmışsınız. Bize şevk ve müjde verecek devamını da bekliyoruz. Anlaşılıyor ki deccaliyet, yani Marksizm hangi deliğe girecek olsa da nurcular onu ortaya çıkaracaklar. Gazetemizi ve yazarlarımızı tebrik ediyorum.

  • İhsan

    26.2.2021 09:53:14

    Çok güzel bir tarih haritası çıkarmışsınız. Marksistleri deşifreye devam.

  • Ali R. Yardimoglu

    26.2.2021 06:33:02

    Soviet bolshevik ve turevlerindeni!!.. zerre bahsetmeden konusan, ahkam kesen derin!! strategist' ler: onlara eyyamda entellektueller!!.. de dense, ezbercidirler, denklem cozmeyi unutmus, esitligin 2 tarafini gormemis; terazi mihengi bilmezdirler.... yazinizi tebrik ederim.

  • Sezai MUMCU

    26.2.2021 00:54:07

    Üzerine BASA BASA DESSAS INGILIZ'in ORTADOGU yani Islam Cografyasinin ana merkezinde bazen ayni zamanda bazen farkli zamanlarda bizzat perde arkasindan veya ABD, Kanada, ANZAK üzerinden Kapitalizm, Komünizm, Sosyalizm, Neo/Yenisi CON/konservativi/muhafazekari ve muhtelif renkli libaslariyla sagdan, soldan, yukaridan, asagidan. GLADSTONE PLANI mucibince IBLIS GIBI saldirmasi bunu zaman zaman bilinen FITNE ve FESAT KAVMININ gizli komitalari hesabina CALDIKLARI GASPETTIKLERI SERMAYELERI kullanarak yapmasi ADRES SAPITMASINA YOL ACMASIN. Ladinî Kemalizmin ve kafir, dinsiz PKK, DEAS ve uzantilarinin sahne almasi ayni DESSAS INGILIZIN basinin altindan cikmistir. Dünya Savaslarina baktiginizda neden Ingiliz hemen SÜREKALARIYLA ittifak kurup ac kurtlar sirtlanlar gibi karsi tarafa saldirdigina akarsaniz bu birbirinden farkli rejimlerin dessas Ingiliz icin hicbir farki yok... HEDEF ZARAR VERMEK! Bilhassa 1894 GLADSTONE PLANINDAN SONRA HEDEF ISLAM COGRAFYASIDIR!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı